Kılıçdaroğlu: Seçime gidelim diyecekler

Kılıçdaroğlu: Seçime gidelim diyecekler

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP-MHP ittifakının “Yönetemiyoruz, seçime gidelim” diyeceğini söyledi. CHP lideri, Suriye’de çözümün Esad’la görüşmekten geçtiğini belirtti. “FETÖ borsası” konusunun, Demirtaş’ın tekrar tutuklanmasının adalet ve hukuk sorunu olduğunu vurguladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “erken seçim” tartışmaları konusunda kendilerinin bir seçim istemediklerini, ancak AKP’nin Türkiye’yi yönetemediğinin farkına vardıktan sonra “Biz yönetemiyoruz, seçime gitmek zorundayız” diyeceğini ifade etti. İktidarda yaşanan FETÖ borsası tartışmalarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın avukatlarının FETÖ bağlantılı kaç dava aldıklarını ve bu davaların sonuçlarının ne olduğunun izlenmesi lazım. Adalet Bakanlığı izlemeli. O zaman görülecek ki FETÖ borsasında hangi avukatlar yargı üzerine siyasal baskı kurdular ortaya çıkacak” değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerekirken, “siyasal iktidarın talebi üzerine tekrar tutuklanmasının bir hukuk faciası olduğunu” da söyledi.

ODTÜ rektöründen bir skandal daha!

Cumhuriyet gazetesine gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

BİZ YÖNETEMİYORUZ, SEÇİME GİDELİM DİYECEKLER

(Erken seçim tartışmaları üzerine) Ben, özellikle yerel seçim döneminden bu yana, bir erken seçimi doğru bulmadığımı, parti olarak bizim de bir erken seçim talebimizin söz konusu olmayacağını sıklıkla vurguladım. Biz hâlâ aynı noktada duruyoruz. Bir erken seçim doğru değil. Ancak, erken seçim kararı alacak olan iktidar bloku açısından durumu değerlendirdiğimizde, bir süre sonra bunlar başta ekonomi olmak üzere pek çok konuda Türkiye’yi yönetemedikleri gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacaklar. Dolayısıyla “Biz yönetemiyoruz, seçime gitmek zorundayız” diyeceklerdir.

BAZI FETÖ’CÜLERE DOKUNULMADI

(AKP’de yaşanan FETÖ borsası tartışmaları üzerine) FETÖ borsasının iki ayağı var. Birinci ayağı FETÖ’yle ilişkili pek çok işadamının, sermaye grubunun mallarına el konulmasıyla ilgili. Mallarına el konulanların bir kısmı yurtdışına kaçtı, bir kısmı tutuklandı ve hapise atıldı. Bazı FETÖ’cülere ise dokunulmadı. Bu süreçte el konulan malların bir kısmı da pazarlandı. TMSF aracılığıyla satış yapılırken, mal varlık larının listesini eline alıp iş dünyasını gezen bir sürü aracı insan vardı. “Bana şu kadar para verirseniz, bu malları size şu fiyattan satarım” diyenler vardı. Bunların içinden o mal varlıklarını alanlar da oldu, “Hayır, biz almıyoruz” diyenler de oldu. Çok uygun koşullar olmasına rağmen “İleride başımız belaya girer” deyip almayanlar da oldu. Bu malların, bazı isimler aracılığıyla pazarlanması, pazarlanmasına göz yumulması FETÖ borsasının bir ayağı.

AKP’DEN DESTEK ALANLAR VARDI

FETÖ borsasının bir diğer ayağı ise AK Parti içinden destek bulanların FETÖ yargılamalarından kurtulması ya da emsallerine göre çok az ceza alması. Onların mal varlıklarına da dokunulmadı. Bu bağlamda öne çıkan en önemli isim Fettah Tamince. Çünkü soruşturma açılırken aranan bazı temel kurallar vardı. Örneğin “17-25 Aralık’tan sonra da FETÖ ile ilişkisi sürüyor olmak, FETÖ liderinin bulunduğu Pensilvanya’ya gitmiş olmak, Bank Asya’ya para yatırmış olmak” gibi… Fettah Tamince’de bu kriterlerin neredeyse tümü vardı. 17-25’ten sonra Pensilvanya’ya gitti. 17-25’ten sonra Zaman gazetesinin hisselerini aldı. Buna dokunulmuyordu. Tam tersine AK Parti’nin protokol listesinde oturuyordu. Ben bunu söyleyip fotoğrafını gösterdiğim zaman önce bir sessizlik oldu.

ERDOĞAN’IN AVUKATLARI İZLENMELİ

Ben şöyle biliyorum: Şikâyet edilmesi ve bütün bu gerçekler bilinmesine rağmen savcı dava açmadı. İtiraz üzerine bir başka mahkemeye gitti. O mahkeme de dava açılmamasına karar verdi. Erdoğan’ın avukatları bu davalara bakıyordu. Erdoğan’ın avukatlarının FETÖ bağlantılı kaç dava aldıklarını ve bu davaların sonuçlarının ne olduğunun izlenmesi lazım. Öte yandan Erdoğan’ın avukatlarının hâkim ve savcı atamalarındaki etkilerinin de araştırılması lazım. Kim tarafından? Adalet Bakanı tarafından araştırılması lazım… Çünkü Adalet Bakanı aynı zamanda Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) da başkanı. O zaman görülecek ki FETÖ borsasında hangi avukatlar yargı üzerine siyasal baskı kurdular. Hangi siyasiler yargı üzerinde baskı kurarak aslında mahkûm olması gerekenleri kurtardılar, bunların tümü ortaya çıkacaktır. Bugün olmasa bile mutlaka bir gün ortaya çıkacak. Mahkûm olması gereken kişiler hakkında nasıl hiç dava açılmadı ya da nasıl beraat ettiler? İki dürüst, namuslu Adalet Bakanlığı müfettişi görevlendirlirse bütün bu ayrıntıları ortaya çıkarmak mümkün.

ADALET BU KİRLİLİKTEN ARINMALI

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR