İnsancıl Dergisi''nin yeni sayısı çıktı

İnsancıl Dergisi''nin yeni sayısı çıktı

Bayilerde 342. sayısı ile yerini alan dergide Cengiz Gündoğdu, Betül Çotuksöken, Berrin Taş, Hüray Kılıç gibi isimlerin eserleri yer alıyor. 

Derginin bu sayısında yer alan çalışmalar şu şekilde:

Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi

1 Aralık Cumartesi

Yazar Sevim Kahraman, yazar Sevgi Soysal’ı yazmış. Sevim Kahraman roman biçimine dönüştürmüş Sevgi Soysal’ın ya­şamını.

Bilineni romanlaştırmak zordur. O bilinen­dir. Burada bilinen Sevgi Soysal. Bilinen algılanmasına göre tavır alabilir insanlar. “O anlattığın öyle değildi...” ya da “Eksik an­latmışsın” diyenler çıkabilir.

Ben burada başarıyı, anlatılanı bizim içi­ne çevirmekte görüyorum.

Yusuf Çotuksöken – Bir Kadın Bir Erkek (Şiir)

Betül Çotuksöken– Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 31

Nesnel bilgiye ulaşmak amacıyla varola­na yönelen modern özne, başka bir deyiş­le aklın modern kullanımının taşıyıcısı olan yeni özne zamanla yalnızca nesnel açıklamalarla yetinmemiş ve insan-dünya-bilgi ilişkisini ya da dışdünya-düşünme-dil ilişki­sini felsefece kurmanın farklı yollarını arar olmuştur. Düz neden-etki açıklamalarının ötesine geçen, olguya dayalı algısal gerçek­liği, salt fizik ya da maddesel dünyayı açık­lamayı amaçlamakla yetinmeyen insanı, varolanı kavramanın yolunun kendisinden, kendisinin özgün ve özgül bilinç içeriklerin­den, yaşantılarından geçtiğini keşfetmeye ve burada iz sürmeye başlamıştır.

Hayrettin Geçkin – Şairin Yüzü (Şiir)

Korkut Köseoğlu – Bir Kadının Penceresinden

Eserin başında yazar, 1975’lerin Türkiye’siyle ilgili ge­nel bir değerlendirmesini sunar. Azgelişmişlik, ekonomi, beslen­me vb. konularda görüşlerini yazar. Eserinin Türkiye’nin anla­tılan koşullarında ele alınmasını ister. Dahası, böyle bir anlatının bu genel durumu yansıtması ge­rektiğini söyler.

Hasan Çapik – Lesbos Güneşi (Şiir)

Berrin Taş – Hep Yolda
23 Kasım 2018

Dün Müşür Kaya Canpolat şiirleriokuduk...

Güzel bir akşamdı. C.G. aylar­dan sonra ilk kez Atölyenin mer­divenlerini çıkacak gücü bulabildi. Seminerleri dergide sürdürüyoruz ama Atölyede sahnemiz var. Şiir okumak için daha iyi oluyor. Der­gide sandalyeler yetersiz kalabi­lirdi. Neyse merdivenleri usul usul çıktı C.G.

Güldane Bulut – Mevsim Güz (Şiir)
Alper Yavuz – Ömer Naci Soykan’ı Anmak

Diyebilirim ki o dönemde Hoca’yı görmediğim ya da en azından telefonla konuşmadığım bir günüm olmamıştır. Bu ba­kımdan sayısız anı birikti bende. Öte yan­dan Hoca’yı anmak için bir şeyler söylemek benim için çok güç. Gidişi o kadar ani ve o kadar beklenmedik oldu ki bir yıl sonra hâlâ her an telefon edecekmiş, Cuma seminer­lerine gittiğimde Hoca’yı orada oturuyor bu­lacakmışım gibi geliyor. Telefon rehberinde hâlâ adı kayıtlı. E-postalarımda bir şeylerararken Hoca’nın o “Alper’ciğim gözlerinden öperim” diye bitirdiği iletiler sürekli karşıma çıkıyor. Bu bakımdan da onun gidişini kabulle­nip arkasından bir şeyler söy­lemek çok güç benim için. Ama deneyeceğim.

Nusret Karaca – Tarih Kucak Açınca Aşklara (Şiir)

Gazi Baran –Bir Köy Kitabında Cengiz Gündoğdu

Aşağıda “Orda Bir Köy Kurancılı” kita­bımda (Ürün Yayınları, Ankara, 2018, 416 s.) İnsancıl dergisi yazarı ve genel yayın yönetmeni Cengiz Gündoğdu’dan yaptığım alıntıları İnsancıl dergisi okurları için bir ara­ya getirdim. Bunu yapmakla bir okur olarak İnsancıl dergisi ile özdeşleşen Cengiz Gündoğdu’nun bizler ve Türkiye toplumu için ne denli önemli bir kişilik ve yazar olduğunu göstermek istedim.

Günova Sepin – Hep Eksik (Şiir)

İnsancıl’a Mektup

Muhammed Korkmaz – Rüzgarın Parmağı (Şiir)

Recep Çitikbel – Anıtlık Çınarlar - Nurşen Aydoğan Öykü Kitabı Estetik İncelemesi

Öyküler; yaşamı, insanı, bir yapı içine sıkıştırıp dar bakış açısıyla insana ayna tutmaz. Yazar, insanın içinde bulunduğu sömürü düzeni olan kapitalizm koşullarının nesnel gerçekliğinde, toplumsal dokuları özne-nesne diyalektiğiyle ele alır.

Recep Çitikbel – Yemen Türküsü (Şiir)
Mehmet Utku – Nilgün Marmara:Öyle güzeldi ki kuş koydular yoluna...

Nilgün Marmara, 13 Ekim 1987’de “Ha­yatın neresinden dönülse kârdır” diyerek, yaşama karşı ölümü seçmiş bir şair. Bu dünyada yaşamak her ne kadar tercih ise, ölmek de bir tercihtir elbet. Ancak herkesin gitme ve kalma arasında kendi tercihleri var­dır. İnsan serüveni doğduğu anda başlar ve aslında ölümün ilk adımıdır bu. Bu incecik çizgi, hayatımızın en büyük gerçeğidir.

Remzi Çatak – Issız (Şiir)
Gülüzar Özev – Haz

Hayat bir armağandır. Bu hayatı güzel yaşamalıyız değerini bilmeliyiz.
Bu iki tümce yaşadığımız bu çağda ha­yat üzerine en çok söylenen bir sözdür.
Bize yapılan ufacık bir iyiliğe karşı bizde bir şey yapmak isterken ya da bir dost ziyaretine eli boş gitmezken koca bir hayatın bize hediye edilmesine neden bir minnet duymayız. Niçin bu armağanın karşılığı­nı, sadece haz almak üzerine yorumlarız. Yemede, içmede, gezmede, kısacası her türlü keyif ve hazda olmamız gerektiğini düşünürüz.

Dursun Yiğit – Ben Hangisiyim (Şiir)
Taner Demir – Güzel (Öykü)

Hangi kadın sızlanır güzel olmaktan? O sızlanıyordu. Dahası, beddua ediyor­du güzelliğine. Çekik ceylan gözlerine..., dolgun dudaklarına., elbisesinin altında saklamaya zorlandığı diri göğüslerine., ince beline., yuvarlak kalçalarına., uzun ince bacaklarına. Lanet!, lanet ol­sundu her birine. İşte yine hepsi bir olmuş, çalıştığı birahanedeki bira makinesinin bronz renkli, parlak yüzeyinden onu izli­yorlardı. Makinenin kolunu öfkeyle kavra­yıp aşağı indirdi. Plastik uçtan hızla boşa­lan bira, bardağın dibinde çalkalandıktan sonra köpürerek yükseldi. 

Hüray Kılıç – Psikodrama (Öykü)

Ağladığı duyulsun istemiyordu. Yorga­nı kafasına kadar çekti. Yatağın içine iyice gömüldü. Cenin gibi kıvrıldı. Sinirden dişle­rini sıkıyordu. İnce bir sızı gibi ağlıyor, kendi kendine söyleniyordu. "Neden, O’nun aşa­ğılamalarına, küfürlü konuşmalarına yanıt veremiyorum. Neden hemen tartışmaya, kavgaya hazır değilim?

Emre Tomruk – Tülin Tankut’tan “Serbest Düşüş”

Tülin Tankut’ un kadın ve çocuk konusunda yazdığı makalelerin­den oluşan bir seçki Serbest Düşüş adlı bir kitap halinde Temmuz 2018’de Kadın Yazarlar Derneği Yayınevinden çıktı. 1990­-2017 arası dönemi kapsa­yan makalelerin, dönemin düşünsel birikimini günümüzdekilerle karşılaştıra­bilmek açısından bir belge niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Artan çocuk sorunlarını düşünerek yazarla söyleşimizde yalnızca bu konuyu ele aldık.
    

YAZARLAR