İnsancıl Dergisi''nin yeni sayısı çıktı

İnsancıl Dergisi''nin yeni sayısı çıktı

Bayilerde 343. sayısı ile yerini alan dergi bayilerde yerini aldı.

Derginin bu sayısında yer alan çalışmalar şu şekilde:

Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi
2 Ocak Çarşamba

29. Yıl... İnsancıl 29 yıldır kültür dünya­sında ışıl ışıl parlıyor. Şimdi İnsancılın ışıltısıyla yazıyorum. Bu ışıltının özellikle Ber­rin Taş’tan kaynaklandığını düşünüyorum.

Bir düşüncemi daha söylemeliyim. Du­rup durup Marks’la Engels’e dönmek gerekiyor. O zaman bakın n’oluyor. Marks

Cengiz Gündoğdu – Manves City Üstüne

Yazar, oluşturduğu tiple okura gerçekliği gösterir, roman ancak bu durumda gerçek­çi olabilir. Bu açıdan Manves City’e bakıldıkta Latife Tekinde tipleştirme olmadığı görülür. Romanda tipleştirme olmayışının nedeni, romanın kurgusu...

Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği:Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 32
İnsanı toplumda, tarihte, kültürde ve bun­ların her birinin taşıyıcı ortak temeli olan “dil”de yakalayan yaklaşımlar, yapısı gereği antropontolojiktir. Antropontoloji ya da insan-varlıkbilgisi insan-insan olmayan, ben-ben olmayan farklılığı üzerine kurulu olmakla birlikte, bakışını, insanın taşıyıcı varoluşuna dayandırdığı için güçlüdür ve öteki felsefi bakışlardan bir adım öndedir. Çünkü antropontolojinin elinde, ancak insanla birlikte anlaşılır kılınan “varolan” vardır; varolanın kendinde yansımasını bulduğu "dil” vardır. Dil “varolan” ve “varolmayan” üzerinde konuşma-yazma olanağını sağlar. Bu nedenle­dir ki antropontoloji en çok da dile yaslanır.

Cengiz Bektaş – Günaydın (Şiir)

Hayrettin Geçkin – Çavuşkuşunun Türküsü


Berrin Taş’ın yapıtlarında, ger­çekliğin olduğu kadar kadınlığın da gelişmeye muhtaç olduğu im­lenir. Ayrıca gerçeğin düşlerle zenginleşebileceğinin ipuçları da var. 

Berrin Taş – Hep Yolda
4 Ocak 2019

Dağıtım ücreti iyice yükseldi. Aldı başını gitti. Şimdi elinizdeki bu sayıyı okuyabilirseniz -elinize ulaşırsa- Şubat sayısını okuyabilirseniz da­ğıtıma verilmediğini öğrenmiş olacaksınız. Dağıtım parasını karşılamıyor satılan dergi­ler. Bu durumda baskı sayısını da iyice dü­şürmemiz gerekecek

Yusuf Çotuksöken – Kaygılarımız Üzerine (Deneme)
Hangimiz kaygılardan uzak yaşayabiliyo­ruz ki? Hangimiz, kaygılı değiliz ki... Han­gimiz kaygılarımızı yaşarken bizde bıraktığı derin izleri görmezden gelebiliriz ki. Bu ülkede yaşıyorsanız, kaygılanacak o denli çok konu bulur, bunları yaşar, bunlar üzerine konuşur, tartışır ve yazarsınız ki...

Nurşen Aydoğan – Cengiz Gündoğdu: Aydınlanmanın Kapıları

Cengiz Gündoğdu, “Estetik kapısı niye zorunludur” sorusunu; Estetik, yalnızca bir yapıtın ya da köprünün güzel olup olmadı­ğıyla ilgilenmez, diye yanıtlar. Toplumun ku­ruluşunda, toplumdaki insan ilişkileri güzel mi, değil mi, onunla da ilgilenir.Toplum kuru­luşu, insan ilişkileri güzel, deyince sorun ol­maz. Ancak güzel değil deyince sorun çıkar.

Zeynep Alpaslan – Cengiz Gündoğdu: Toplumsal Bilincin Oluşturulması

Cengiz Gündoğdu, aydınlanma derken felsefeyi, estetiği, insan bilimlerini, bilimsel kavrayışı egemen duruma getirmekten söz etmektedir. O zaman toplumsal bilincin etki­siyle felsefe, estetik, insanbilimleri, bilimsel kavrayış insanın temel uğraşı olacaktır.
    
Beyazıt Kahraman – 2018 Tekin Sönmez Dil ve Edebiyat Ödüllerinden birini kazanan Tarık Günersel ile Söyleşi

Gülay Yeşilipek – Ana-Baba Evi (Öykü)
Serap o gün beşinci resim sergisini aç­mıştı. Yine de ilk sergisini açtığı gün gibi he­yecanlıydı... gelenlerle tek tek ilgilenmeye özen gösterdi, özellikle resimleri hakkındaki görüşlerini onlardan dinlemek çok önemliydi Serap için. Sergi açılalı iki saat olmasına karşın hala gelenler vardı. Serap yeni ge­len öğretmen arkadaşlarını karşılamak için hızla kapıya doğru giderken bir kadın dikka­tini çekti. Biraz önce de aynı kadını aynı tab­lo önünde görmüştü.
    

YAZARLAR