• Bugün veya siz okuduğunuzda dün, Taçsız Kralın 28. vefat yıl dönümüydü, yıllar ne çabuk eriyor… Kendisini yaşım gereği hiç seyredemedim, tanışmadım, görmüşlüğüm yok… Fakat öldüğü günkü bir anektodumu sizlerle paylaşmak isterim değerli ABC okuyucuları…

    1991 İstanbul Amatör Ligi, Rumeli Kavağı nı çalıştırıyorum, şampiyonluğa koşuyoruz, bir lig maçımız var, rakibi hatırlamıyorum, ya cumartesi ya da pazar ama sahayı hatırlıyorum, Paşabahçe…

    Gündüz maçı, 13.30 olabilir…

    Sabah 7 de kalktım Emirgan’daki evimde, Kavak’a gidip çocuklarla kahvaltı yapacağız… Arabamın radyosundan Metin Oktay’ın birkaç saat önce, kazada öldüğünü duydum, beynimden vurulmuşa döndüm…

    Çünkü tanışmasamda, o benim için efendi bir sporcuydu ve de üstelik say deseler 1923’den bu yana en yetenekli futbolcular arasında ilk sıralardaydı…

    Kafile olarak kahvaltımızı yaptık, yeni jenerasyon tabi o yıllarda, Galatasaray’a tutkun olanların dışında pek bir hüzün yoktu… Sonra yola çıktık Paşabahçe ye doğru, genel kaptana bir yerden siyah kurdela al dedim…

    Isınmaya çıkacağız, o zamanlar hakemler sahada ısınmazdı, hatta hiç ısınmazlardı… Soyunma odasında maç saatini beklerlerdi… Odalarına gittim ve “Metin Oktay vefat etmiş, maç öncesi saygı duruşunda bulunalım” dedim. Yanıt, “Bize federasyondan bir talimat gelmedi, yapamayız” oldu.

    “Yahu, daha henüz öldü, belki federasyonun bazı üyelerinin haberi bile yoktur…” diye ısrarıma yine olumsuz yanıt aldım… Sitem dolu sözlerle ayrıldım ve bizim 16 futbolcuyu topladım ısınmadan sonra, ben öyle yapardım o zamanlar, kafamdaki 11’i efektif, ama 5 yedeği düşük tempoda ısıtırdım…

    Soyunma odasında şunları söylediğimi bugün gibi hatırlıyorum, 28 sene geçmesine karşın…
    “Arkadaşlar, bugün sabaha karşı Türk futbolu büyük bir değerini kaybetti, şu on bir sahaya çıkacak, herkesin görevi zaten belli, taktik konuşması yapmayacağım, ancak sizlerden isteğim sahaya çıkın ve Metin Oktay’ın beyefendiliğine yakışır biçimde oynayın.”

    Bir de ”Hakemin santra düdüğüyle birlikte 60 saniye topa dokunmayın.” dedim.

    Rakip de, tabi doğal olarak hakem triosu da buna uydu, başlarım federasyon talimatına…

    Maçın skoru galiba 3-0 lehimizeydi, ama en önemlisi 90 dakikayı 0 faulle kapattık.

    O günü hiç unutamam.

    Futbolumuzun, sadece futbolun değil tabi, içine sürüklendiği ahlaksız ortamda METİN OKTAY’ları o kadar çok arayacağız ki…

    Büyük Kaptan, Taçsız Kral, 55 yaşında göçtüğün bu dünyadan 63 yaşında biri olarak bu satırları yazmak sana boynumun borcuydu…

    Nur içinde yat…