Musa Kart: Bu yaşadığımız, bir rezervasyon hatası olarak kabul edilemez

Musa Kart: Bu yaşadığımız, bir rezervasyon hatası olarak kabul edilemez

Cumhuriyet gazetesi davasında cezası istinaf mahkemesince onanan Musa Kart, tekrar cezaevine girmeden önce euronews Türkçe‘ye konuştu.

2017 Temmuz’undaki tahliyesine kadar dokuz ay yattığı Silivri Cezaevi’ne dönmeye hazırlanan Kart, “Çok sevdiğim bir söz var: Su yolunu bulur. Bugünden sonra tekrar cezaevine gireceğiz, çantam hazır bekliyorum.” diyor.

Türkiye’de siyasi karikatür deyince ilk akla gelen isimlerden ve eski Cumhuriyet gazetesi çizeri Musa Kart’ın aldığı hapis cezasının gerekçesi “terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek”.

Musa Kart’ın da aralarında olduğu sekiz sanığın (Kadri Gürsel, Güray Öz, Hakan Kara, Önder Çelik, Emre İper, Bülent Utku ve Mustafa Kemal Güngör) kesinleşen cezaları beş yıldan az olduğu için Yargıtay’a itiraz başvuru hakkı da bulunmuyor. Cezaları daha fazla olan diğer sanıklar için ise temyiz yolu açık.

Röp programında Tuluhan Tekelioğlu‘na bu durumun bir ‘hukuk garabeti’ yarattığını ve vicdanları sızlattığını anlatan Musa Kart, beklentisini ise “Dilerim bu kabul edilmesi mümkün olmayan tabloya bir sihirli el dokunur ve bu tuhaf durum ortadan kalkar” sözleriyle dile getiriyor.

Mahkemenin 19 Şubat tarihli kararına göre, 12 ay 16 gün daha hapis yatacak olan Kart, ülkede 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında muhalif seslerin bastırıldığını savunuyor: “Darbeleri fırsat bilerek ne kadar muhalifiniz varsa bu fırsatla, bu vesileyle içeri alırsanız buna hem bizim itirazımız olur, hem dünyanın itirazı olur. Ben 40 yıla yakın süredir karikatür çiziyorum. Pek çok siyasi döneme tanıklık ettim. Pek çok siyasi lidere sert sayılabilecek karikatürler çizdim. Hiçbir yaptırımla karşılaşmadım. Ne yazık ki bu dönem hayat alanımız çok daraldı.”

Musa Kart, Twitter hesabında paylaştığı “Türkiye’de tatil o kadar da ucuz değilmiş” mesajıyla ilgili de konuştu. “Bu iddianameler kitapçıların mizah raflarında yerini aldı. Baktığınızda baştan sona bir mizah şaheseri, başka da birşey değil.” diyen Kart, “Savunmamda da söyledim: Deniz manzaralı bir odada üç gün tatil yapmayı beklerken, beton manzaralı bir yerde dokuz ay geçirdim. Bu yaşadığımız, bir rezervasyon hatası olarak kabul edilemez herhalde” yorumunda bulundu.

“Bana dediler ki; ‘sizin ETS’yi aradığınız telefon bir şüphelinin telefonu. Bir soruşturma var, dolayısıyla irtibatlısınız.’ Peki sorulması gereken soru şu: O soruşturma ne oldu?”. İlgili soruşturmalarda ETS bünyesinde kullanılan telefonun bir “Fetö” şüphelisine ait olmadığı sonucu çıktıysa, neden dokuz ay içeride yattığı sorusunu soran ve bir özür beklediğini söyleyen Kart, “Eğer tam tersi telefonun bir “Fetö” şüphelisine ait olduğu ortaya çıktı ise ETS patronu nasıl kültür ve turizm bakanı oldu? diyor.

İp üstünde yürürken tutunduğumuz ince uzun bir çubuk vardı. Ben bunu hukuka benzetiyorum. Ona yaslanarak, güvenerek yürüyoruz. Şimdi hukuk elimizden alındı. Hayat alanımız hiç bu kadar daralmamıştı

 

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR