• “CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapması gereken, Ecevit’in CHP’yi nasıl iktidara taşıdığına bakması ve o gün yapılanları günümüze uyarlamasıdır”

    Bu sözlerin sahibi basının ve CHP siyasetinin en önemli isimlerinden Orhan Birgit’e ait.

    Ulus Gazetesi’nde çalıştığım 1966 ile 1971 yılları arasında CHP Genel Sekreteri adına gazeteyi yöneten kurulda bulunan, kendisinden çok şey öğrendiğim, hem İsmet İnönü’nün, hem de Bülent Ecevit’in yakın çalıma arkadaşı olan ve 1957 yılında DP iktidarıa muhalefet eden KİM Dergisi’ni çıkaran Orhan Birgit ile her gün konuşuyoruz.
    Orhan Ağabey, CHP’nin örgütlerinin, Kadın ve Gençlik Kollarının çalışmadığı iddialarına inanmak istemediğine de vurgu yapıyor.

    Bu deneyimli siyasetçi ve usta gazeteci, Türkiye’nin ve torunlarının geleceği için endişeli olduğunu belirtiyor. O, ülkeyi çıkmazdan CHP’nin kurtarması için daha çok çaba harcaması gerektiğine inanıyor.

    1970’li yıllarda dağlara, taşlara bir gecede, “Ecevit-CHP”, “Karaoğlan- CHP” yazılışının bir Orhan Birgit organizasyonu olduğunun tanıklarından biriyim.

    O tarihlerde, CHP Genel Sekreteri Orhan Eyüboğlu’ydu… Eyüboğlu, ön plana hiç çıkmaz, yalnızca, planlanan mitinglerin zamanında ve olaysız geçmesi için gerekli önlemleri alırdı. Miting yapılacak yerlere CHP’nin Gençlik Kollarını önceden gönderir, onlardan aldığı bilgiler doğrultusunda planı ya uygular, ya da değişiklik yapardı.
    Orhan Birgit ise, tam bir propaganda bakanı gibi çalışırdı. Orhan Abi, otobüsün güzergahı üzerinde halkın toplanması, Ecevit’in onlarla buluşması için gerekeni yapar, il ilçe yöneticilerini yönlendirirdi.
    Birgit, bununla da yetinmez, Ecevitler’i miting sonrası, kentin caddelerinin birinde mutlaka yürütürdü. Halk, Ecevitler’e, Ecevitler de halka dokunurdu.

    Halkımız, liderlere sarılmayı, dokunmayı, onlarla görünmeyi hala sever.
    Hem hem basınımızın, hem siyasetimizin ustası Birgit’e göre;
    “Kemal Kılıçdaroğlu da, sokağa inmeli ve halkla bire bir temas etmelidir. Halk, Kemal Kılıçdaroğlu’nu ancak bu şekilde daha iyi tanıyacak, daha çok sevecek ve O’nun da kendisi gibi biri olduğunu anlayacaktır. “
    Bu seçime kadar, Kılıçdaroğlu ne hikmetse bundan hep kaçındı. Ancak, bu seçimlerden partisinin birinci olarak çıkmasını istiyorsa, halka dokunmak, onarın da kendisine dokunmasına, sarılmasına izin vermek durumundadır.
    Birgit’in vurguladığı gibi, milletimiz, dokunmadığı, kendisine dokunmayan siyasilere kolay ısınmaz, ısınamaz…
    1972 yılında Buca’da yapılan Belediye seçimlerini Yüksel Çakmur, kapı kapı dolaşıp, binlerce kişiyle kucaklayarak, öperek almıştı.

    Kemal Bey, tabii ki televizyonlara çıkacak, Demokratik Kitle Örgütü Temsilcileriyle, Muhtarlarla buluşacak, miting düzenleyecek ve herkese ne yapmak istediklerini anlatacaktır.

    Fakat, Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu gibi sokak sokak, mahalle mahalle, kahve kahve, pazar pazar dolaşmalıdır.

    Usta siyasetçiye, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyaset çizgisini de soruyorum.
    Verdiği yanıt, “Kemal beyin son dönemde izlediği politikayı beğeniyorum. Basının ambargosuna rağmen, Kemal bey sesini duyurma konusunda her imkanı zorluyor. Kemal Bey’in CHP’yi iyi bir noktaya getireceğine de inancım tam”
    Orhan Birgit, söylediklerinin bir eleştiri olmadığını, yalnızca CHP’nin daha iyi noktaya gelebilmesi için öneri diye düşünülmesi gerektiğini söyledikten sonra şöyle konuştu:

    “ Yıllar sonra, ilk kez yerel seçim sonuçlarından umutlu olduğumu da söyleyebilirim”