• ‘Öğrencileri düşünen yok’

    Liselere ve üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerin okullarda gördükleri ders içerikleri ile sınavda karşılaştıkları sorular çok farklı nitelikte. Bu nedenle sınavda başarılı olmak için ya özel ders alıyor ve kurslara gitmek zorunda kalıyorlar ya da her ders için yardımcı ve soru kitapları almaları gerekiyor.

    Kursların ücretleri il ve ilçelere göre değişmekle birlikte iyi bir kurs merkezinin yıllık ücreti 20 bin TL’yi aşıyor. Ancak aileler çocuklarırını ortalama 10 bin TL’lik kurslara gönderiyorlar. Alınan özel ders, konu anlatımlı soru kitapları derken bir sınav döneminde velilerin cebinden en az 15 bin TL çıkıyor.

    Milliyet’ten Mine Özdemir Güneli’nin haberine göre Liselere Geçiş Sınavı (LGS) 7 Haziran 2020 tarihinde yapılacak. Sınava yönelik Sayısal ve Sözel olmak üzere örnek sorular, MEB’in internet sitesinde yer alıyor. Soruları inceleyen eğitimciler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da soruların okullarda verilen eğitimle örtüşmediğini, farklı soru tipleriyle karşılaşan öğrencilerin başarılı olmak için kurslara gitmesinin ve okuldaki derslerinin yanı sıra yardımcı ve soru kitaplarından yararlanmasının zorunlu olduğunu söylüyor.

    Yıllardır yayın içeriklerini inceleyen, kitap yazan ve bir özel öğretim kurumunun yöneticisi ise öğrencilerin yaşadığı bu sorunu şöyle dile getiriyor: “8. sınıfların girdiği sınav, Milli Eğitim’in ders kitaplarıyla örtüşmüyor. Bu durumdan doğan bir sorun var. Sınavın güzel olması önemli değil. Bir şeyi ölçmek için yaptığınız eğitim ile sınavın örtüşmesi lazım. İkisi eşleşmediği için ortaya çıkan açığı hem özel okullar hem de kurslar sınava yönelik yayınlar çıkararak kapatmak istiyor. İhtiyaç buradan doğuyor.

    Diyelim ki bir ilçede öğretmenim, Milli Eğitim’in kitabını yüzde 100 öğrettim, öğrenci de yüzde 100 öğrendi. Sınavda 20 matematik sorusundan en kötü ihtimalle 18 yapmalı. Ama öğrenci yapamıyor, en fazla 8 soru çözebiliyor. Çünkü öğrenciler sınavda farklı soru modelleriyle karşılaşıyorlar. İki model birbiriyle eşleşmediği için tencerenin kapağı uymuyor. O kapağa uygun tencere arıyor insanlar.

    “Herkes kitap yazıyor”

    MEB yeni nesil soru diyerek her ay örnek sorular yayınlıyor. Ama ders kitabı öyle mi, değil. O nedenle bu ihtiyacın çıkması doğal. 33 yıldır bu işin içindeyim. Yıllardır bütün yayınları inceleyen, kitap yazan bir insanım. Son iki yıldır sorular, farklı formatta soruluyor. Konu müfredatın içinde evet, o konuyu farklı bir soru biçimiyle sorarsanız, o soru biçimine alışmak için dışarıdan yayın almak, kitap almak zorunda kalınıyor.

    Öğrenciler piyasadaki bütün kitaplardaki soruları çözmek istiyorlar. Bu da müthiş bir kargaşayı ve disiplinsizliği ortaya çıkarıyor. Öğrenciye soru soramayacak herkes kitap yazıyor. Öğrenci neye çalıştığını da bilmiyor. Kasabada okuyan bir çocuk bile bu kitapları almak zorunda kalıyor.

    Kitaplara ayrılan bütçe öğrenciden öğrenciye değişiyor. 30 TL, 50 TL’lik kitaplar var. Bir çocuk sadece bir kitap değil en az 5 tane kitap bitiriyor. Öğrenci bu kitapları almadan sınavı kazanamaz. Sınavda hiç görmediği soru tarzlarıyla karşılaştığı için öğrenci sınavı kaybeder. Bir soru bile önemli. Çünkü bir, iki hata yapan yüzde 10’luk dilime giremiyor.”

    “Öğrenciyi düşünen yok”

    Veliler, çocuklarının sınava hazırlık süreciyle ilgili şu yorumları yapıyor: 2020 LGS için yayınlanan örnek matematik sorularına baktım. Çocukların okulda gördükleri eğitimle bu tarz soruları çözmeleri imkânsız.

    Tam teşekküllü bir sınav sektörü var. Özel ders veren öğretmenler, konu anlatımlı soru kitaplarını basanlar, kurslar hepsi para kazanmanın peşinde.

    LGS’ye girecek iki oğlum için de içim açıyor. Öyle bir sistemin içine girdiler ki altında kalacaklar diye çok korkuyorum. En güzel yaşlarında dersten derse koşturuyoruz. Kazanan özel ders hocaları, yayınevleri, dershaneler, sınav kulüpleri. Yazık bu çocuklara.

    Bu yıl şöyle bir sıkıntı var; fazladan 600 bin öğrenci sınava girecek ve okulların kontenjanı hâlâ aynı. Ne olacak bu çocukların durumu?

    Oğlum 2020’de LGS’ye girecek ve dershaneye gidiyor. Dershane matematik hocasından gelen yorum “Bazen öyle sorular görüyorum ki ben bile çözerken zorlanıyorum”. Başka sözüm yok.

    Dershaneleri kapatıp, aileleri büyük bir maddi külfetten kurtaracaklardı, daha beteri oldu. Eskiden 3-5 bin TL olan dershaneler, özel kurs, özel ders adıyla 8-10 bin TL’ye çıktı.

    Bir kitapçı “Kredi kartınızı bana bırakın. LGS sonunda veririm” dedi.

    “20 bin lirayı aşıyor”

    Merkezi sınavlara hazırlık için ders veren kurs merkezlerinin ücretleri ve verdiği hizmetler, ilçelere göre değişiyor. Örneğin İstanbul’da kursların en çok bulunduğu ilçelerden Beşiktaş, Kadıköy, Şişli’de kurs ücretleri yüksek. Ayrıca düzenlenen deneme sınavı sayısı, ders saati, etütler, kitap setleri gibi olanaklara göre kurs ücretleri farklılık gösteriyor. Ücretler, ortalama 3.000 TL’den başlıyor 20.000 TL’yi aşıyor. Sınıf mevcudu artıkça bu ücretler daha da yükseliyor. 3-5 kişilik VIP sınıflarda ders veren kurslarda ücretler 30 bin TL’ye ulaşıyor.

    Bakanlık yasakladı

    Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün tüm eğitim kurumlarına gönderdiği, 25.09.2018 tarihli 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Program ve Kitap Uygulamaları konulu resmi yazıda, yardımcı ders kitabı ve materyallerin yasak olduğu bildirilmişti. Genelgedeki ilgili maddede şu ifadeler yer alıyor:

    “Sınıf içerisinde derslerin işlenişi esnasında Bakanlığımız tarafından belirlenen/gönderilen ders kitabı ile öğretim materyalleri dışında herhangi bir yardımcı kaynak kullanılmayacak, öğrencilerimiz ve velilerimiz yardımcı kaynak satın alınması konusunda zorunlu tutulmayacaktır.”