Özdil: Erkek çocuklarına tecavüz edilen Fıkıh Derneği’nin açılmasında, Abdullah Gül’ün imzası var

Özdil: Erkek çocuklarına tecavüz edilen Fıkıh Derneği’nin açılmasında, Abdullah Gül’ün imzası var

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil ‘Erkek çocuklarına tecavüz edilen Fıkıh Derneği’ni köşesine taşıdı. “Neden 2013 yılında kuruldu biliyor musunuz?” sorusuna ilişkin olarak ise Özdil, “Bugünlerde sanki Akp’yle hiç alakası yokmuş gibi davranıyor ama… Bu denetimsiz pedofili yuvalarının açılmasında, Abdullah Gül’ün hem hükümet üyesi olarak, hem cumhurbaşkanı olarak imzası var.” diye yazdı.

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil ‘Erkek çocuklarına tecavüz edilen Fıkıh Derneği’ni köşesine taşıdı. Özdil’in “Bugünlerde sanki Akp’yle hiç alakası yokmuş gibi davranıyor ama… Bu denetimsiz pedofili yuvalarının açılmasında, Abdullah Gül’ün hem hükümet üyesi olarak, hem cumhurbaşkanı olarak imzası var.” diye yazdığı o yazı:

İstanbul’da güya din eğitimi veren Fıkıh Araştırmaları Derneği’nin
yatılı kursunda 30’a yakın erkek çocuğuna tecavüz edildiği ortaya
çıktı.

Hergün bir başka şehirden böyle bir haber geliyor. Giderek artıyor.

Çünkü…

2004 yılına kadar, din eğitimi kisvesi altında tarikat kursu açmak,
Türk Ceza Kanunu’na göre suçtu.
Bu tür yerleri açanlara, buralarda hoca’lık yapanlara altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası veriliyordu.
Kaçak kurslar yakalandığı anda kapısına kilit vuruluyordu.

Akp’den önce hukuki durum buydu.

Akp iktidara geldi.
2005 yılında, bu tarikat yuvalarının kapatılmasını engellemek
için kanun çıkardı.
Kaçak kurs açanlara ceza indirimi yaptı, “üç aydan bir yıla kadar
hapis verilir, bu hapis cezası paraya çevrilir” dedi.

Yani?
Para öde, kurtul dedi.
Kapatma cezasını fiilen ortadan kaldırmış oldu.
Kaçak tarikat yuvaları para cezasını ödeyip, aynen devam
edecekti.
Resmen “af” niteliğindeydi.
Ayrıca…
Tarikat yuvalarında hoca’lık yapanlar, kanun kapsamından
çıkarıldı.
Sadece kurs açanlar mahkemeye verilecekti.
Hoca adı altındaki tiplere artık para cezası bile verilmeyecekti.

Varlığıyla onur duyduğumuz, Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet
Sezer, bu tarikatsever kanunu veto etti.
“Anayasa’ya aykırıdır” dedi.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine aykırıdır” dedi.
“Sapkın yöntemlerle çağdışı eğitimin önünü açar” dedi.

Nafile… Cumhurbaşkanımız tarafından yeniden görüşülmesi için
Tbmm’ye gönderilen tarikatsever kanun, aynen iade edildi.
Dayatmayla kanunlaştı.

Chp hukuki mücadele başlattı.
Bu tarikatsever kanunun iptal edilmesi için Anayasa
Mahkemesi’ne başvurdu.
İptal başvurusunu, o dönem sadece milletvekili olan, henüz
genel başkanı olmayan Kemal Kılıçdaroğlu yaptı.
Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu dava dilekçesinde “laik eğitime
aykırıdır” dedi.
“Türk devriminin temel niteliklerine aykırıdır” dedi.
“Sapkın eğitim anlayışının yolunu açar” dedi.

2005
2006
2007
2008
Anayasa Mahkemesi dört yıl kulağının üstüne yattı.
Böylesine kritik bir kanunu görüşmeyi habire erteledi.
Eleştirilerin kesilmesini, unutulmasını sağladı.
2009’da Chp’nin iptal istemini reddetti.

Böylece… Anayasa’ya aykırı kaçak tarikat kursları, bizzat Anayasa
Mahkemesi’nin onayıyla serbest bırakıldı.

Sadece dört üye karşı çıktı… En başta Haşim Kılıç, Anayasa
Mahkemesi’nin 13 üyesi gayet güzel bir kanun dedi, kaçak tarikat
kurslarının açılmasında herhangi bir sakınca görmedi.

Kaçak tarikat kursları salgın hızıyla yayıldı.
Salgın hızıyla kaçak yurtlara dönüştü.

2013 yılında, Akp bitirici bir hamle daha yaptı.
Bir kanun daha çıkardı.
Kaçak tarikat kursu açmayı Türk Ceza Kanunu’ndan komple sildi.
“Kanuna aykırı eğitim kurumu” maddesini yürürlükten kaldırdı.
Para cezasını bile kaldırdı.
Tarikat kursları hakkında adli soruşturma yapmayı bile kaldırdı.

Kanuna aykırı tarikat yuvası açmayı, kanunla serbest bıraktı!
Açın açabildiğiniz kadar dedi.

Bu dehşet verici kanun Tbmm’de görüşülürken, Chp adına
Profesör Nur Serter konuştu.
Tarihi bir konuşmaydı.
“Kazdığınız kuyuya aslında kendiniz düşüyorsunuz, farkında
değilsiniz” dedi.
“Bu ülkede tertemiz yaşanan İslam dinini, dipsiz ve karanlık
kuyularda, tekke ve zaviyelerde yapılandırıyorsunuz, dipsiz ve
karanlık kuyularda tarikat okullarının kapısını açıyorsunuz” dedi.
“Sapkın gruplara hizmet edecek okulların kapısını açıyorsunuz”
dedi.


Nafile…
Cumhurbaşkanı değişmişti.
Abdullah Gül şak diye onayladı.

Bugünlerde sanki Akp’yle hiç alakası yokmuş gibi davranıyor
ama… Bu denetimsiz pedofili yuvalarının açılmasında, Abdullah
Gül’ün hem hükümet üyesi olarak, hem cumhurbaşkanı olarak
imzası var.

Özetle…


Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer taa 14 yıl önce uyardı,
“sapkın”lara yolaçıyorsunuz dedi.
Chp hem 2005 yılında, hem 2009 yılında, hem 2013 yılında bas
bas bağırarak uyardı, “sapkın”lara yolaçıyorsunuz dedi.

Akp bu “sapkın”lara yolaçtı.

Bugün, Akp yönetiminin de bu tarikat yuvalarında yaşananlar
karşısında en az bizler kadar öfkelendiğinden, en az bizler kadar
tiksindiğinden, en az bizler kadar üzüldüğünden eminim.
Ama…
Fıkıh Araştırmaları Derneği’nin amblemine bakın mesela…
Tam olarak 2013 yılında kurulmuş olduğunu görürsünüz.
Bu derneğin erkek çocuklarına tecavüz edilen kaçak yatılı kursu,
tam olarak 2013 yılında çıkarılan kanunun ürünüdür.

Tam olarak, Akp neticesidir.

Ergenlik dönemindeki çocukları, yaşıtlarıyla sağlıklı arkadaşlıklar
kurabilecekleri, sağlıklı iletişim kurabilecekleri, şeffaf,
gözlemlenebilir, denetlenebilir, laik eğitim kurumlarından
koparıp, istismara açık, perdeleri sıkı sıkıya kapalı, toplumdan
izole, kuytu, izbe odalara doldurursan…
Cumhuriyet öğretmenleriyle fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür
nesiller yetiştirmek yerine, memleketin yoksul çocuklarını ne
idüğü belirsiz, zır cahil, örümcek kafalı yobazların kucağına
itersen…
İmbikten süzülmüş eğitim öğretim deneyimlerini yok sayarsan,
pedagojik formasyon kavramından bile haberin yoksa…
Akıldan, bilimden, çağdaşlıktan uzaklaşırsan…
Mütedeyyin olduğunu zannedersin ama, aslında kelimenin tam
manasıyla, işte böyle sapıklara yardım ve “yataklık” etmiş olursun!

 

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR