darbeicindedarbegif.gif


Çok Okunanlar

Can Dündar'a ölüm tehdidi: 'Konsolosluğa uğrar mısın? Bişey deneyeceğiz...'

Gerici Akit hedef göstermişti! Ahmet Taner Kışlalı Fethullahçı çete hakkında neler yazmıştı?

Afrin'de savaşmak için başvurmuştu, Amasya'ya bedelli gitti

Arnavut kaldırıma asfalt... Belediyeden açıklama geldi!

Nevşin Mengü'den 'pipi'li tepki

O komutan 15 Temmuz'da yaşadıklarını ABD'de anlattı

15 Temmuz gecesi derdest edilen dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak, 15 Temmuz'da yaşananları ABD'de katıldığı bir toplantıda anlattı.

Washington Merkezli Turkish Heritage Organization'ın davetlisi olarak Amerika’ya giden 15 Temmuz darbe girişimi sırasındaki Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak, o geceye dair detayları anlattı.

Çolak’ın 15 Temmuz gecesi yaşananları anlattığı konuşmasının tam metni ortaya çıktı.

Odatv'de yer alan habere göre, Çolak’ın konuşmasının bir bölümü şöyle:

Bu kalkışma girişimine kadar ülkemizde gerek ekonomik ve gerekse siyasal bir kriz bile yokken, Parlamento başarılı bir şekilde çalışıyorken, kamu düzeninde devlet bütünlüğünü tehlikeye sokacak herhangi bir sorun yokken, devlet içinde yuvalanmış radikal bir örgüt olan FETÖ'nün yapılanmasından arınma süreci gerçekleştiriliyorken, darbe girişiminde bulunulması ülkemizi kısa süreli de olsa bir kargaşaya sürüklemiş ise de binlerce yıllık devlet geleneğimiz gereği ve milletimizin feraset ve basireti ile bu süreç, yaşanan elim can kayıpları dışında, başarılı bir şekilde atlatılmıştır.

Böyle bir ortam içerisinde özetle 15 Temmuz 2016 saat 18.00 civarında SN.GNKUR.BŞK tarafından bana Kara Havacılık K.lığına yönelik MİT'ten gelen bir duyumla ilgili olarak saat 19.00'dan önce birliğe giderek burada inceleme yapmam ve gayri kanuni bir gece uçuşu faaliyetinin olması halinde uçuş yapanları derdest etmem ve bunun için de KK KUR.BŞK., askeri savcı, Merkez K. ve Merkez Komutanlığı'nın 5 personeli ile inceleme yapmam için emir verilmiştir. SN. Komutan ayrıca, KR.HVC.K.'lığına gidiş amacımı maskelemek amacıyla küçük bir nakliye uçağı olan B-200 cinsi uçaklardan birini hazırlatmamı ve sanki Ankara dışındaki birlikleri denetlemeye gidecekmiş gibi kışlaya gittiğimin anlaşılmasını istemiştir. Toplantı salonundan ayrılırken GNKUR.BŞK. Emir SB., "Sn. komutanım bir şey mi var?" diyerek ağzımı aramıştır. Ben de "Herhangi bir şey yok, toplantı bitti, karargaha dönüyoruz" diyerek durumu gizlediğimi hatırlıyorum. Hainlerden biri olan bu subay daha sonra SN.GNKUR.BŞK.'nın derdest edilmesinde aktif rol oynayacaktır. 18.50 civarında KR.HVC.K.'lığına vardığımda kışlada durum sakindi, müteakip incelemelerimde beraberimdeki diğer personel (KK KUR.BŞK., Ankara Garnizon Komutanı, KR.HVC.K:) le yaptığım maskeli faaliyette birlik içinde ne helikopter hareketi ve ne de dikkati çeken personel hareketi gözlemlenmemiştir.

'HER ŞEY NORMAL SÜSÜ VERMEKTEYDİLER'

İncelemelerim esnasında SN.GNKUR.BŞK ile iki defa telefonla görüşme yaptım ve durumun sakinliğini belirttim. 2,5 saatlik denetimim sonucunda, SN.GNKUR.BŞK. ile üçüncü kez görüşmek istediğimde emir SB. irtibat sağlarken hat düştü görüşemedik. Aslında bu esnada teröristlerin komutanın odasına girdiğini ve onun rehin almakta olduklarını sonradan öğreniyorum. Dördüncü defa görüşmek için gayret ettiğimde SN.GNKUR.BŞK.nın Emir SB., SN.K.nın beni KUR.BŞK. ile karargaha çağırdığını ifade etmesi üzerine KK KUR. BŞK. ile GNKUR.KH.na yöneldim. Kara Havacılık Komutanlığı'ndan 21.20 civarında ayrılana kadar hatta ayrıldıktan 15 dakika sonrasına kadar birlikte herhangi bir hareketlenme olmamıştır. Çünkü birlikten ayrıldıktan 15 dakika kadar sonra orada bulunan Garnizon Komutanı, KR.HVCL.K. yanındayken telefonla aradım ve olağanüstü bir durum olmadığını öğrendim. Ama, maalesef telefonla görüşme yaptıktan ve Garnizon Komutanı'nın KR.HVC.K odasından ayrılmasından kısa bir müddet sonra teröristler Kara Havacılık Komutanı'nın odasına girerek onu derdest etmişler ve onu bir odada ağzı, elleri bağlı olarak sabaha kadar rehin tutmuşlar, müteakiben illegal uçuşlar yapmaya başlamışlardır. Bunları daha sonraki yaptırdığımız idari tahkikatlardan anlıyoruz. Bu süreye kadar gerek yurt içi ve gerek yurt dışında görev yapan birlik içi veya birlik dışı terörist olan pilotlar, birlik dışındaki ana yolun çevresindeki cephelerde o saate kadar beklemektelermiş. 

Bir diğeri, tüm hava sahası uçuşlara kapatılmasına rağmen diğer üslerden izinsiz uçuş yaparak yakın meydanlara helikopter ile hareket halinde olanlar bulunuyordu. GNKUR.KH. ana nizamiyesine 21.40 civarında vardığımızda kapıdaki görevlilerin tatbikat yapmakta olduklarını belirtmeleri ile önce KHO nizamiyesine, kısa bir durum değerlendirmesini müteakip MSB giriş kapısına yöneldim ve bu kapıdan içeri giriş yaptım. Özel kuvvet giyimli askeri personel ile kışlanın normal giyimli görevlileri birlikte kışla içinde bulunmaktaydı ve sorduğumda müşterek tatbikat yapmakta olduklarını ifade ederek her şey normal süsü vermekteydiler.

'HAİN BAKIŞLARINI HALA UNUTAMIYORUM'

Araç ile SN.GNKUR.BŞK. karargah kapısı binası giriş kapısına yöneldiğimde her taraftan atış sesleri gelmeye başladı. Makam aracımın, kapının önünde durması ile bina içerisinden koşarak GNKUR.BŞK. Özel Kalem Müdürü'nün gelmekte olduğunu ve bana bağırarak "komutanım süratle içeri girin, süratle girin" diyor ve el kol hareketleriyle de bunu pekiştiriyordu. Silah sesleri altında KK KUR.BŞK., Emir SB. ile KH. binası camlı kapısından içeri girdikten kısa bir süre sonra yuvarlak sütunların arkasına daha önceden yerleştirdikleri eli tabancalı ve P.TF.li bir kısmı özel kuvvet giyimli, bir kısmı sivil giyimli personelin saldırısına maruz kaldık. Hain olan Özel Kalem Müdürü onları yönetiyordu. Üzerimize çullanarak zemine yatırdılar, yukarıdan başımızı kaldıramayacak şekilde baskı uyguladılar. Ellerimizi arkadan kelepçelediler, bu esnada cam kapıdan içeri girmeye çalışan koruma subayıma ateş edip onu vurduklarını ve sırt üstü yere düşürdüklerini gördüm. Bir darbe girişimi ile karşı karşıyaydık, ama bu eski zamanlarda yaşanan ve aslında hiç olmaması gereken darbe girişimlerinden farklıydı. Bir müddet sonra ellerimiz, arkadan plastik kelepçeyle bağlı olarak merdivenlerden ikinci kata çıkarılarak boş olan ve sadece TV'si çalışan GNKUR.II.BŞK. odasına aldılar. Odaya girerken GNKUR.II.BŞK. Özel Kalem Müdürü'nün de bu bölgedeki faaliyetleri organize ettiğini gördüm. Hain bakışlarını hala unutamıyorum. Bizi odaya almadan önce GNKUR.II.BŞK.nı da derdest etmişlerdi.

21.55 civarında GNKUR.II.BŞK odasında beni, KK KUR.BŞK. ve Emir SB.nı farklı yönlere bakacak şekilde ellerimiz bağlı olarak oturttular ve birbirimizle konuşmamak için sert hareketlerde bulundular. 22.00 civarında odanın karşı tarafında bulunan TBMM üzerinde, savaş uçakları uçmaya başlamıştı. Bu uçuş veya İstanbul'daki köprü üzerindeki zırhlı birlik intikali açık olan televizyonda son dakika haberi olarak yer almamıştı. Akabinde birkaç kişi başımıza yün başlık geçirip, çenemize kadar kapattılar. Nefes almakta zorluk çekiyorduk. Aynı anda ayaklarımıza da yine plastik kelepçe ile bağlayıp iyice sıktılar.

'SİZİN GİBİ CUMHURBAŞKANI DA TUTUKLANACAK'

Bu şekilde 22.18'e kadar odada bekletirlerken zaman zaman gelip başımızı öne bastırarak birbirimizle irtibatı kesmeye, konuşturmamaya devam ettiler. Biz odadayken ana kapı önündeki makam aracımın hareket etmemesi için iki ön lastiğine ateş ederek aracın lastiklerini söndürmüşler, radyatörüne ateş ederek suyunu boşaltmışlar. Araç şoförünü başka bir yere götürüp kapalı alanda alıkoymuşlar. Dışarıda beklemekte olan koruma astsubaylarımdan biri, teröristler tarafından ateş edilerek şehit edilmiştir. 22.18 civarında, "gidiyoruz" diye bir ses duyduk. İki kişi kolumdan tutarak ve ayak kelepçelerini bıçakla keserek, ellerim arkadan bağlı ve başımda maske olacak şekilde binaya giriş yaptığımız kapıdan çıkacak şekilde, merdivenlerden ittirerek aşağıya indirdiler. Bir helikoptere bindirdiler. Helikopterde de sağımda ve solumda birileri oturuyordu ve sürekli başıma baskı yaparak boynumu aşağıya ittiriyorlardı. Yaklaşık 20 dakika uçuşu müteakip Akıncı Üssü'ne indirdiler. Helikopterden indirip bir araca aktarıp, 10 dakika kadar ilerledikten sonra kapalı bir yere bıraktılar. Ayaklarımızı yeniden plastik kelepçe ile bağladılar.

Tutulduğumuz bu binanın, "141'inci Filo Savaş Harekât odası" olarak adlandırılan ana uçuş pistinin kenarında tel örgü ile çevrili tek katlı, çatısız bir beton bina olduğunu sonradan öğrendim. Bu binaya 23.00 civarında kapatıldı. Ertesi gün, saat 15.30'a kadar (yaklaşık 14 saat) ellerimiz, ayaklarımız bağlı ve kar maskeli olarak rehin tutulduk. El ve ayak bileklerimizde uyuşma ve kesikler oluştu. Sert uygulamalar yaptılar. yanımdaki KUR.BŞK., ellerinin çok uyuştuğunu beyan etmesi üzerine yoğun hareketlerde bulundular. "Sizin gibi Cumhurbaşkanı da, İçişleri Bakanı da, MİT Müsteşarı da tutuklanacak, birazdan onları da buraya getireceğiz" dediler. Üzerimizi aradılar ve ne varsa aldılar. Gece boyunca uçaklar piste iniyor ve kalkıyordu. Muhtemelen sabaha karşı Eskişehir'den kalkan uçaklar, önce makineli top ile atış, ardından piste bomba bırakmak için dalış yaptılar. Bu sesler, çok canlı duyuluyordu çünkü bizi tuttukları yer, piste 50-100 metre kadar yakındı. Bir ara üsten uçakların kalkmasının engellenmesi için pistin üzerine atılan bombaların etkisi ile bina sallandı ve yerlerimizden itildik. Muhtemelen gündüz saat 10.00-12.00 arası her 15-20 dakikada tekrar edecek şekilde üs ses yayın cihazından "dikkat, dikkat bu yaptığınız Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı bir ayaklanmadır, devletimiz her şeye hakimdir. Derhal üssü terk edin ve teslim olun" anonsları geçmeye başladı. Bu safhadan sonra yavaş yavaş üssün kontrolünün yeniden silahlı kuvvetlerimize geçmeye başladığını anladım.

Genelkurmay Başkanlığı Karargahı dahil, yaklaşık 18 saat başımızda yün başlık, 8 saat ayaklarımız, 18 saat ellerimiz kelepçeli olarak derdest edilerek kapalı bir alanda tutulduk. Gece boyunca su, tuvalet ihtiyacımız dahi karşılanmadı. Özellikle öğle üzeri güneşin yakıcı etkisi ile çatısız olan bu binada başımızdaki yün başlığın da etkisiyle aşırı sıcaktan beynimin erimekte olduğunu hissetmiştim.

Bizi tutsak alan terör örgütü elemanlarının birinci grubunun özel kuvvetler, darbenin seyrinin dönüşmeye başlamasıyla, ikinci grubunun özel kuvvetler unsurları, bulunduğu yeri terk ederek (muhtemelen sabaha karşı) yerini, SAS/SAT timlerine devretmesiyle, davranış ilkelerinde iyileşmeler oldu (su, lavabo ihtiyacını giderdiler). Bu grup da öğleden sonra 14.50 civarında, bulunduğumuz yerde bizleri olduğu gibi bırakarak alanı terk ettiler. Daha sonra kendi kendimiz kurtardığımızda araç içerisindeki silah, mühimmat ve sırt çantalarını bırakarak tel örgüden atlayıp kaçtıklarını anladık.

GNKUR.BŞK.lığından tahliyemizle birlikte aynı anda KK Komutanı olarak, benim çatışmada şehit olduğumu sosyal medyada yaymak suretiyle algı yönetimi uygulayarak KKK.lığı personelinin direncini kırmaya çalıştılar. Sonuçta bu 18 saatlik sürede bir askerin, düşman askerine dahi yapmayacağı bir muamele ile karşılaştık. 15 Temmuz gecesi, TSK içerisindeki örgütlenmiş olan hain FETÖ mensupları tarafından demokratik anayasal düzenin, cebir ve şiddet kullanılarak ortadan kaldırılma teşebbüsünde bulunulmuştu. Bu hain darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini bir kaos ortamına sürüklemeye ve ipotek altına almayı amaçlamıştı. Bu kapsamda Hain FETÖ, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamını, TBMM, Başbakanlık, TSK, MİT, Emniyet başta olmak üzere kamu kurumu ve kuruluşlarını ve millet iradesini hedeflemiş, gözünü kırpmadan ağır silahlar dahil her türlü savaş silahlarını ve araçlarını kullanmıştır. Bu tür anti-demokratik girişimlere ve terör yapılanmalarına karşı daha güçlü ve kararlı olan yüce milletimiz, vatanperverliğini dünyaya örnek olacak şekilde sergilemiş, azim ve kararlılığı ile milli birliğine, beraberliğine, değerlerine özenle, dikkatle ve içtenlikle TSK ve Emniyet güçleri ile bütünleşerek sahip çıkmıştır.

İlgili Haberler

Politika

'İnce ön seçim olursa İstanbul adaylığına sıcak bakıyor'

Politika

Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Politika

Belçika Suudi Arabistan'a silah ihracatını durdurabilir

Politika

Suudi Arabistan konsolosluğunda dikkat çeken valizler

Politika

Demirtaş'tan yeni yazı: Enseyi karatmanın gereği yok, Nâzım yazmış şiirimizi, Yılmaz çekmiş filmimizi

Politika

İngiltere, Almanya ve Fransa'dan Kaşıkçı bildirisi

Politika

Almanya'dan Kaşıkçı açıklaması: Silah satışı yapılamaz

Politika

Kaşıkçı'nın nişanlısına koruma kararı çıkarıldı

Politika

'Riyad, Kaşıkçı'nın nasıl öldürüldüğünü ve cesedinin nerede olduğunu bilmiyor'

Politika

Erdoğan'dan Kaşıkçı ve af açıklaması

Politika

Belediye binasına dev 'Atatürk' ve 'Andımız' pankartı

Politika

Rıza Gök: Toplumcu belediyeciliği hayata geçireceğiz