Röportaj | CHP Eski İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat: İstanbul’da seçimi kazanmanın yolu...

Röportaj: Alp Yanardağ

İki kez CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi yapan ve özellikle son döneminizde ki başarılarınızla tanınan birisiniz. Bu nedenle Şişli, Bakırköy gibi yerlerde yapılan bütün anketlerde sizin isminiz çıkıyor fakat ortada enteresan bir tablo var. Siz aday değilisiniz...

Tablo böyle olduğu halde neden bir başvuruda bulunmadınız ya da böyle bir istediğiniz özellikle mi yok?

Başvurmamamın asıl sebebi ben geldiğim yerlere seçimle geldim. İlk kez de yine bir seçimle kaybetmiş oldum. Benim genel olarak şuana kadar hep karşılığını aldığım alan özellikle parti tabanıydı ve ben parti tabanının desteği ile seçilmiş oldum. Benim bu konuda hep ilkeli bir duruşum olmuştur. 

‘BAŞVURMA DEĞİL,  ATAMA YÖNTEMLİ BİR SİSTEM’

Birinci olarak partide yöntemin ne olduğunu bilmiyordum. İkinci olarak sorun ise başvurma meselesi değildi. Bu alanda esas sorun, bir partinin başvurmadan da adaylar seçebildiği gözüküyor. Mesela Ekrem İmamoğlu, Büyükşehir için başvurusu yoktu ancak kendisinin görevlendirildiği anlaşılıyor.

‘ÖNEMLİ OLAN HALKIN GÖZÜN NE KADAR KARŞILIĞI OLDUĞU’

Yani bu adaylık konusunda “ben başvurdum, beni aday gösterin” mantığından çok kamuoyunda, halkın gözünde o ismin ne kadar karşlılığı olduğunun önemi var. Sonuçta atama yapıldığı zaman bu tip faktörler öne çıkıyor. 

Ayrıca yapılan pek çok ankette benim ismimin de öne çıktığı açık. Beraber siyaset yaptığımız çok arkadaşımız vardı. Umarım bu seçilen arkadaşlarımızın, etkili noktalarda partinin belediye başkanı olarak yönetmesini temenni ederiz.

‘ÜLKEDE EKONOMİ VE AKP’NİN İÇ-DIŞ POLİTİKALARI ÇÖKTÜ’

Aslında ben çok detaya girmek istemiyorum neticede atama yöntemiyle yapılacak bir yöntem. Genel merkezin karar vereceği bir yöntem. Umarım geniş bir tabanı, İstanbul’un genelini kucaklayan, kimsenin dışarda kalmadığı, ayrıştırılmadığı, karşılığı olan belediye başkan adayları gösterilir.

Çünkü ülke çok sıkıntılı bir süreçte. Ekonomik açıdan çöktü, AKP’nin bütün politikaları çöktü, onların yürüttüğü politikalar artık içerde ve dışarda başarısız oldu. Söyleyecek artık daha fazla birşey yok. 

‘YENİDEN LAİK, DEMOKRATİK,  ATATÜRKÇÜ CUMHURİYET’

Artık söz sırası sosyal demokratlardadır. Artık ağırlıklı olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin konuşacağı çok şey var bu seçimlerde. Ülkenin yeniden ayağa kalkması sürecidir. 

CHP Eski İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat İstanbul'da referandum kazanmıştır

‘KÜRT, ALEVİ VE FARKLILIKLARI BİRLEŞTİRME ZAMANIDIR’

Yeniden laik demokratik Cumhuriyet’in kurumsallaşabilmesinin ön ışığıdır. Yeniden Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Atatürkçü anlayışı ayağa kaldırmanın sürecidir. Yeniden bu ülkede birlik ve beraberliği sağlamanın, bir arada yaşamanın sürecidir. Ayrıştırarak ve ötekileştirerek değil, bu ülkenin farklılıklarını, Kürtleri, Alevilei yani tamamını kucaklayacak bir sürece doğru gitmenin zamanıdır. 

Bu nedenle bu özellikleri taşıyan birleştirici adaylara ihtiyaç vardır. Anlaşılıyor ki Genel Başkanımızın, Ekrem İmamoğlu ziyareti de bir adres ortaya koydu. Onu tamamlayacak, eksik olan alanları tamamlayacak ilçe belediye başkan adaylarının da oluşması çok önemlidir. Ben başarılı bir süreç olmasını temenni ediyorum.

Sizin isminiz yoğun bir şekilde Bakırköy, Şişli anketlerinde çıkıyor. Eğer bu ilçe adaylıklarında isminiz geçerse, nasıl bir tutum izlerdiniz, ne gibi hedefleriniz olurdu?

İstanbul’da biz 4 oy ile seçimi kaybettik. O kadar yapıpya ve büyük bir güce rağmen biz sadece  4 oyla seçimi kaybettik. Eğer 4 oyla seçimi kaybeden bir partinin İstanbul’un yarısını dışarda bırakarak siyasetin olmayacağını milletvekilleri seçiminde görmüş olduk. 

‘32 İLÇEDE İSMİM GEÇTİ’ 

Umarım tekrar böyle bir hata yapılmaz ve  kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirilmeden, partinin genelini kucaklaşyacak bir yapı olmuş sağlanmış olur. 

‘EĞER PARTİM BANA İHTİYAÇ DUYARSA SONUNA KADAR VARIM’

Bana gelirsek eğer, 32 ilçede ismim geçti. İsmimin geçmesinden şikayetçi değilim. Eğer partim bana ihtiyaç duyarsa, bana bir görev verirse ben bunu asla geri çevirmem ve sonuna kadar bu görevi yerine getiririm.

Son olarak. Yaklaşan seçimlerde İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır anlayışının genel bir kanı olduğunu görüyoruz. Ancak CHP’de kritik iller için halen bir belirsizlik söz konusu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

En başta şunu söyleyeyim ben İstanbul’da seçimi kazanacağımıza inananlardan birisiyim. Benim başkanlık sürem içerisinde de bunun en iyi örneğini kazandığımız %52.20’lik referandumda gösterdik. Şimdi başka bir sürece doğru girdik. 

Deneyimli bir politikacı olan Cemal Canpolat 5 kitap yazmıştır

‘MİLLİYETÇİ CEPHE’YE KARŞI, BİRLEŞTİRİCİ BİR KOALİSYON ŞART ’

Ekonomi çöktü, yeni ittifaklar gelişti ve yeni bir “Milliyetçi Cephe” koalisyonu kuruldu karşımızda. Cumhuriyet Halk Partisi, bu kurulan cephe koalisyonu karşısında, bütün ötekilerin içinde olduğu, Alevilerin, Kürtlerin, bütün dışlananların içerisinde olduğu büyük bir koalisyon kurmak zorunda. Kısaca Türkiye’yi yeniden inşa etmek zorundadır. En zor kısım Cumhuriyet Halk Partisi’ne nasip oldu. 

Şimdi ayrıştırılan, ötekileştirilen, gerginleştirilen, bölünen ve bunun üzerinden siyaset yapılan dönemi kapattırıp yeni bir sayfa açmasını sağlanmalı. 

‘YENİDEN İNSANLARIN BİRBİRİNE GÜNAYDIN DEDİĞİ BİR ÜLKE’

Yeniden insanların komşusuyla birbirine “Günaydın” dediği, insanların birbirinin etnik yapısını, mezhepsel yapısını sorgulamadığı, bulunduğu yöresini sormadığı, birlikte kemençe çaldığı, yeni bir güzelliğe, yeni bir sevgi ortamına ihtiyaç vardır. 

‘İSTANBUL’DA KÜRTLERİN OYUNU ALMADAN SEÇİM ALINAMAZ’

Bu ortam şuan müsaittir. Yerel adayların da bu yönde oluştuğu taktirde ben İstanbulluların bunu gerçekleştirebileceğine inanıyorum. Partinin tamamını ve dışardakileri kucaklarsak bu sonuca varabileceğimize inanıyorum.

Ayrıca şunu da belirtmem gerekiyor ki İstanbul’da çok yoğun bir Kürt nüfusu bulunmakta. Kürtlerin oyunu almadan İstanbul’da seçimleri almanın çok kolay olmadığını herkesin bilmesi lazım. Kürtler'i ötekileştirerek seçim alamazsınız. 

‘KÜRTLERİN OY VEREBİLECEĞİ BİR YAPIYA İHTİYAÇ VAR’

Bunu söylemek bana düşmüyor belki ve şimdiye kadar ben röportajlarda bunu söylemekten kaçındım ancak şuan söylemek zorunda hissediyorum...

Kürtlerin gönül rahatlığıyla oy verebileceği bir yapıya ihtiyaç vardır. Bu yapının oluşması doğrultusunda seçimin alınacağına inanıyorum.

YAZARLAR