• Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü duyuran gazeteci Metin Cihan, Gülistan Doku olayının detaylarını anlattı

    Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü duyuran Gazeteci Metin Cihan, Twitter hesabından 10 gündür haber alınamayan Gülistan Doku’a ilişkin açıklamada bulundu.

    Tunceli’de 5 Ocak’tan bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. Sınıf öğrencisi Gülistan Doku hala bulunamadı. Bugün basına servis edilen bir haberde Gülistan’ın odasında Gülistan’a ait bir not bulunduğu öne sürüldü ancak iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı.

    Öte yandan Tunceli’de Gülistan’ın kaybolmasına ilişkin ”Gülistan nedede?” diye eylem yapan vatandaşlar polis müdahalesiyle karşılaşıyor.

    Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü duyuran Gazeteci Metin Cihan, Gülistan Doku olayına ilişkin Twitter’dan açıklamada bulundu.

    Cihan’ın paylaşımı şöyle:

    ”Gülistan 10 gündür kayıp. kaybolmadan önceki gün Zaynal Abakarov onu darp ederek arabaya bindirmeye çalıştı. Gülistan en son Zaynal’ı aradı, en son onunla buluştu. Zaynal şüpheli olmalı değil mi? Gözaltına bile alınmadı! koruyorlar. Neden mi? Çok detay vereceğim. Lütfen okuyun.

    “BİR PLANI BOZMAYA ÇALIŞIYORUM”

    Twitler arası biraz zaman alabilir. Kusura bakmayın. Önceden hazırlamış değilim. araştırıp ulaştığım ve kaynaklardan edindiğim her bilgiyi paylaşmaya çalışacağım. Niçin? Örtbas çabasının önüne geçmeye çalışıyorum. Bir planı bozmaya çalışıyorum. Herkes her şeyi bilsin istiyorum.

    Gülistan 5 Ocak Pazar günü kayboldu. 4 Ocak Cumartesi akşamı birçok tanık önünde sevgilisi Zaynal ile tartışma yaşandı. Zaynal’ın evli olduğunu öğrenmişti. Zaynal’ın annesi c.y. (rus kimliğinde a.a.) Dağıstanlı Rus vatandaşı. Üvey baba ise Tunceli emniyetinde görevli polis e.y.

    “ZAYNAL ABAKAROV NEDEN ŞÜPHELİ DEĞİL?”

    Bu bilgilere uzun süre ulaşamadım. çünkü medyada, TBMM tutanaklarında ve Tunceli Barosu açıklamasında şüphelinin gerçek ismi yokmuş. Belki bilerek yanlış servis edilmiş. Çalıştığı kafenin sosyal medya hesabını kurcalayarak ulaştım. Doğrusu Zaynal Abakarov.

    Normalde Gülistan’ı son gören, son konuşan, bir gün önce darp eden, zorla arabasına bindirmeye çalışan, evli olduğunu gizleyip ilişki yaşayan Zaynal’ın sorgulanmasını bekleriz di mi? İşyerinde “babam polis, bana kimse bir şey yapamaz” diyen Zaynal tüyüyor. Kimse peşine düşmüyor.

    “TÜM AİLE ORTADAN KAYBOLDU”

    Gülistan kaybolduktan sonra Zaynal bir daha işe gitmiyor. İlk günler babası “Diş teli tedavisi için şehir dışına yolladık” diyor. “Telefonla da ulaşamazsınız, telefonu bozuldu” diye ekliyor. Sonra tüm aile ortadan kayboluyor. Komşular aileyi de arabalarını da bir daha görmüyor.

    Valiliğin şimdiye kadarki açıklamalarında Gülistan’ın (cansız bedeninin) Munzur nehrinde arandığını öğreniyoruz. araştırmaların titizlikle sürdüğünü anlatıyorlar. sanırsınız Gülistan doğa yürüyüşüne çıkmış da sulara kapılmış. Oysa sadece son iki günü bile derin şüphelerle dolu.

    “GÜLİSTAN KAYBOLMADAN BİR GÜN ÖNCE ONUN EVİNDEYDİ”

    Şimdi soralım. Tüm bu veriler ışığında Zaynal yerine “arkası sağlam” olmayan biri şüpheli olsaydı emniyetin ve savcılığın tavrı böyle mi olurdu? Gözaltına alınmaz mıydı? Sorgulanmaz mıydı? Ortalıktan kaybolması normal karşılanır mıydı? Adalet niye herkes için aynı işlemiyor?

    Zaynal’ın üvey babası e.y. görebildiğim kadarıyla üst rütbeli değil. Önceki görev yerinde uzun yıllar adaletten kaçan bir katili yakaladığı için ödül almış. Fakat bu olayda ortadan kaybolmak yerine soruşturmaya yardımcı olmalıydı. Gülistan kaybolmadan 1 gün önce onun evindeydi.

    “ZENGİN, POLİS, SAVCI… YAKINLARI SORUŞTURULMUYOR”

    Belki olaya doğrudan dahili yoktur. Zaten bence burada (ve benzer olaylarda) temel problem polis ve savcının şüphelilerin bağlantılarına göre soruşturmaya yön vermesi. Polis e.y.’ye ve şüpheli oğluna “ortalıkta görünmeyin, hallederiz” demiş olabilirler. Buna artık son verilmeli.

    Şüpheliler asker polis gibi kamu görevlileri, savcı hakim müdür milletvekili gibi makam sahipleri, ya da zengin kodamanlar (veya yakınları) olunca soruşturmadan muaf tutuluyorlar. Evet hepsi suça meyilli değil ama suç işlemezler mi? Gücün verdiği güvenle belki en çok onlar işler.

    Kötü bir alışkanlık var. Doğru düzgün resmi açıklama olmuyor. Gülistan için yapılan tüm açıklamalarda “titizlikle çalışıyoruz, sadece resmi açıklamalara itibar ediniz” diyorlar ve şöyle bitiriyorlar: ‘Kayıp kızın ailesini öğretmenevinde misafir ediyoruz.’ sağ olun ya lütfettiniz.

    “OLAYI KARARTMA PEŞİNDELER”

    Resmi kaynaklar bugün basına bir haber servis ettiler. “Gülistan’ın odasında intihar mektubu bulundu” dediler. Doğru değildi. Olayı aydınlatmak yerine niçin karartma peşindeler? Haberi ilk paylaşan hürriyet idi. İtiraz ettik. İçeriğe düzeltme girdiler.

    “ARKADAŞLARININ ÇIĞLIĞINI DUYUN”

    Ana akım medya haber yapamıyor. Korkuyor. Sadece resmi kaynaklardan gelen güdümlü haberler yayınlanıyor. Oysa bir şehir ayakta. Bunun haber değeri yok mu? Aşağıdaki videoyu izlemediyseniz lütfen izleyin. Gülistan’ın arkadaşlarının çığlığını lütfen duyun.

    Sonuç olarak, Gülistan Doku nerede? Yaşıyor mu? Kaçtı mı? Kaçırıldı mı? İntihar mı etti? Öldürüldü mü? Yalnızca gerçeğin açığa çıkmasını istiyoruz. Şüpheli kim olursa olsun, hiçbir ayrıcalık tanınmasın.”