Saadet Partisi’nin İstanbul adayı Gökçınar: 31 Mart’ta yoktuk, şimdi bütün işin sorumlusu biz olduk, komedi

Saadet Partisi’nin İstanbul adayı Gökçınar: 31 Mart’ta yoktuk, şimdi bütün işin sorumlusu biz olduk, komedi

Saadet Partisi İstanbul adayı Necdet Gökçınar, “Aldığımız oyla bizi hiç kimse ölçmesin. Zaten ölçülmediğimiz ortada; 31 Mart’ta yoktuk, şimdi bütün işin sorumlusu biz olduk. Yok olan bir şey birden bire her şeyin sorumlusu oldu, komedi” dedi. Gökçınar, kendilerine “Saadetçik, particik” diyenlerin 31 Mart’ta ‘ayak seslerini’ duyduğunu belirterek, “31 Mart’tan önce bize Saadetçik deniyordu. Şimdi Saadetçikler bitti. Bize terörist bile dediler. Ama deniz bitti Erdoğan gidiyor” dedi.

Saadet Partisi İstanbul İl Örgütü’nün düzenlediği iftardan sonra gazetecilerle bir araya gelen Gökçınar, 31 Mart seçimleri öncesinde kendisinin diğer adaylar kadar medyada yer bulamadığını hatırlatarak, ‘olmayan bir aday’, ‘hayalet bir aday’ olarak değerlendirildiğini söylüyor. Kendilerine “Saadetçik, particik” diyenlerin 31 Mart’ta ‘ayak seslerini’ duyduğunu belirten Gökçınar, “Siz o seçime girmeyin, falanlar filan yapmayın” gibi telkinler aldıklarını ifade etse de, YSK kararından sonra ne CHP ne de AKP’den kendilerine katılması yönünde resmi bir davet almamış.

Her ne kadar AKP’den cephesinden herhangi bir davet gündeme gelmese de, Yıldırım lehine seçimden çekilmediği için bir dönem birlikte yol aldıkları birçok kişi tarafından ‘Erbakan Hoca’nın kemiklerini sızlatmakla’ eleştirilmiş. Gökçınar da, içinden geçtiğimiz dönemi, “Bu seçim kemik edebiyatı üzerine kuruldu” diye yorumluyor ve geçen günlerde başına gelen bir olayı şöyle anlatıyor:

“Biri hızını alamamış, Ankara’dan beni ailemle tanıyan biri sanırım. Babamın adı Necati; Hacca gittiğinde vefat etmişti, Mekke’de defnetmiştik. Sen Necati Abi gibi kıymetli bir abimizin oğlusun, nasıl çekilmiyorsun, neler neler… O da ta Mekke’den babamın kemiklerini sızlatıyor…”

Erbakan’ın mezarı başından gelen telefon

Hatta bu ‘kemikleri sızlatma’ konusunda Gökçınar’ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin kurucu kadrolarının da içinde yetiştiği Milli Görüş çizgisinin lideri Necmettin Erbakan’ın mezarı başından arayanlar bile olmuş:

“Geçen gün, -ismi lazım değil biri tarafından adaylık sürecinde ne kadar yanlış bir iş yaptığımı, davaya nasıl zarar verdiğimi anlatmak için telefonla arandım ve cümle şöyle başladı: ‘Necdet Abi, biz şu anda Hocamızın kabri başındayız…’ Ya böyle yapmayın, ben işte buna itiraz ediyorum. ‘Abi sen niye aday oldun’ de ama “Hocamızın kabri başındayız..” Ee?”

“AKP kurucuları başka kulvara gittiğinde Erbakan Hoca iş başındaydı, ben olsam AKP için oy isterken onun adını kullanmam”
Eski dostlarından ya da tanışlardan gelen telefonları gülerek anlatıyor ama konu Binali Yıldırım’ın Erbakan’ın milli ve yerliliğine vurgu yaparak Twitter’dan Saadet Partililere oy çağrısında bulunmasına gelince ciddileşiyor. Refah-Yol hükümetinin dağıldığı ve AKP kadrolarının Refah Partisi’nden ayrıldığı dönemi hatırlatan Gökçınar, şunları söylüyor:

“Eğri oturup doğru konuşalım. Bizim iktidara en yakın olduğumuz dönemde, -bütün anketler onu gösteriyordu, Erbakan Hocamızın iktidarı, Refah-Yol iktidarı döneminde öyle bir potansiyele eriştik ki, tam o noktada birtakım operasyonlarla hem hükümet bozuldu hem de içimizden ayrılan bu AKP’nin kurucuları başka bir kulvara gittiler. İnsanlar da birçok sebeple beraber o tarafa aktılar, burada da esas yüzde 2.5 kaldı. O zaman Erbakan Hoca iş başındaydı, ben olsam AKP için Saadet tabanından oy isterken Erbakan’ı kullanmazdım.”

“Ben çok iyi belediye yönetiyorum, bu şehre ihanet ettik, bize oy verin biraz daha ihanet edelim de; Erbakan’ı niye karıştırıyorsun”

Binali Yıldırım’a cevap verirken kullandığı “Hadi oradan” lafının bazıları tarafından ‘sert’ bulunmasından bahsederken; aslında bu sözün Erbakan’a ait olduğunu belirten Gökçınar, “Manipülatif laflar söylenince Meclis’te, ‘Hadi oradan’ derdi Erbakan Hocamız, oraya bir göndermeydi aslında” diyor. Eğer illaki Saadet Partisi tabanından oy isteyecekse de Binali Yıldırım’a bir ‘taktik-tavsiyesi’ var:

“İste kardeşim de ki, ‘ben çok iyi belediye yönetiyorum, bu şehre ihanet ettik, bize oy verin biraz daha ihanet edelim’ de de; Erbakan’ı falan niye karıştırıyorsun. Erbakan’ın kemiği sızlıyormuş da, milliymiş de. Siz nasıl millisiniz? Tank palet fabrikaları satılarak milli mi olunur, şeker fabrikaları satılarak milli mi olunur, Doğu Akdeniz’deki tüm münhasır bölge haklarımız ayaklar altına alınarak milli mi olunur? Paradoks oluşturan ifadeler, ben uyarıcı olsun diye böyle bir şey söyledim. Onlar isteyebilirler fakat oy isterken bile belli kurallara riayet etmek lazım, biz ediyoruz.”

“Bir sandık kurulu başkanı varmış, gelenin gözüne bakıyormuş, bu olsa olsa filan partiye oy verir, ben pusulayı vermeyeyim diyormuş; çok komik”

Cumhur İttifakı’nın adayına yönelik eleştirileri bu kadarla da kalmıyor, söz Yıldırım’ın geçen hafta gündeme getirdiği, “31 Mart günü ‘AKP’liye benzeyen seçmenlere’ İBB adayına oy kullanmamaları için pusula verilmediği” iddiasını hatırlatıyor Gökçınar:

“İnsan bazen ‘Bunları kafamda ben mi kuruyorum, yoksa gerçekten oluyor mu’ diye düşünüyor. Şimdi efendim, orada bir sandık kurulu başkanı varmış, gelen adamın gözüne bakıyormuş, bu olsa olsa filan partiye oy verir, ben o pusulayı vermeyeyim diyormuş. Ben yanlış duymuyorum, hepiniz duydunuz değil mi; hakikaten çok komik yani.

“Ondan sonra YSK’nın ‘gecikerek’ çıkan gerekçeli kararında bile olmayan bir şey söyleniyor: Hırsızlar, çalındı bizim oylarımız. Halbuki o kanunsuzluğu yapan kurulun gerekçeli kararında bile böyle bir şey yok.”

Kaynak: T24

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR