Sadettin Tantan: Seçimin kazananı HDP oldu

Sadettin Tantan: Seçimin kazananı HDP oldu

İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan, “Türkiye, kuruluş felsefesindeki esaslarına geri dönmeli. Kurumsal devlet, hukuk ve adalet zemininde yeniden inşa edilmeli” dedi. Tantan, “Seçimin kazananı HDP oldu” ifadesinde bulundu.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, gündeme ilişkin olarak İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan ile konuştu.

Erkin’in “AKP halkı tehdit etti cevabını sandıkta aldı” başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

“Oslo’da ne yaşanmıştı? Bir organize suç örgütüyle Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler masaya oturmak mecburiyetinde kalmıştır. Çünkü, masaya oturmazlar ise kendi kirlilikleri ortaya çıkacaktır. Taraf olarak PKK terör örgütünü kabul etmiştir. Bu milletin tarihine kara bir leke olarak yazılmıştır.”

YERLİ VE MİLLİ İSTİHBARAT

İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan, Türk istihbaratıyla PKK’lıların Oslo buluşmalarını 2011’de böyle değerlendirmişti. Tantan’a, 23 Haziran seçimlerinin ardından ilk önce teröristbaşının seçime günler kala ortaya çıkan ‘HDP tarafsız kalsın’ mektubunu sordum: “Terör örgütü PKK’yı ve Öcalan’ı da Fetullah Gülen de kontrollü örgütler. Batı emperyalizminin kullandığı yapılar. Burada mesele, iktidarın hep dediği gibi ‘yerli ve milli’ olmaktan geçiyor. Şimdi bizim istihbaratımız yeni yeni kendisine geliyor. Eğer bugüne kadar yerli ve milli olsaydı, Öcalan da Gülen de top koşturacakları alan bulamazdı. ABD, İngiltere, İsrail, Almanya ve Fransa’nın enstrümanlarına bakın: PKK ve cemaatler…”

‘KAZANAN HDP OLDU’

Tantan’a “23 Haziran’da ne oldu?” diye sordum, şunları anlattı: “Kazanan HDP oldu! Türkiye bu iktidar döneminde çok ayrıştırıldı. İktidar sahipleri ve muhalefet bu durumu artık toparlamalı. Seçmen bütün siyasetçilere mesaj verdi. Bu seçim bir partinin seçimi değil, halkın seçimi oldu.”

KİBİR VE AŞAĞILAMA…

“Sorular var: YSK’nın 7 üyesi neden suskun kaldı? İktidarı bu seçimlerin yenilenmesine kim, neden sevk ettirdi? AKP’nin büyük bir kibre, topluma tepeden bakmaya, aşağılamaya ve tehdit etmeye yönelik tavrı kendisine oy veren halkı da rahatsız etti. Halk, bu seçimlerde şu mesajı verdi: Kendisine hizmet etmek isteyen insanları yeni bir siyasi oluşumda görmek istiyor.”’

Fetullah gibi bugün de bazı cemaatler büyümeye başladı
Sadettin Tantan’a, “Bugün nasıl bir tehlike var?” diye sordum: “Cumhuriyet kurulmuş, devrimler yapılmış, Türk hukuk sistemi oluşturulmuş. Ancak… Devletin temel alt yapısı yani yaygın haber alma ağı gelişememiş. Halkın ihtiyacı olan bilgiler bu yüzden halka verilememiş. Bizim haber alma ağımız (istihbarat servisleri) kendi halkını denetleyen, takip eden duruma gelmiş. İstihbarat yapısına bakıyorsun… Sarı zarf geliyor ve araştırılmadan işleme sokuluyor. Hatırlayın…2007’den bu yana yaşadıklarımıza bakın!

Genelkurmay Başkanlığı önünde gazetecilere sarı zarf içinde operasyon ile ilgili bilgi dağıtıldı (Atabeyler Operasyonu/2006), isimsiz ihbar mektuplarıyla baskınlar yapıldı. Dün Fetullah’tı… Bugün emperyalizmin güdümünde başka cemaatler, örgütlerin tehdidi var!”
Bunu açmak istedim…Tantan, AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana aflar getirdiğine dikkat çekti ve şöyle konuştu: “İktidar kendi burjuvazisini yaratmak için cemaatlere de PKK terör örgütüne de sessiz kaldı. Üçlü devlet algısı oldu: AKP, cemaat ve PKK…PKK dağılmak üzereydi. Fetullah ve diğer cemaatler de para gücüne, eleman gücüne ulaştı. Bugün, irili ufaklı cemaatler siyasi güç anlamında büyüyor, yasal olarak önleri açıldı.”

BAŞIMIZA ÇUVAL GEÇTİ, DAĞLICA YAŞANDI, BAŞBUĞ TUTUKLANDI

Tantan, 6 Ocak 2012’ye dönüyor. Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasının kırılma noktalarından biri olduğunu söylüyor: “Türk kimliği 3000 yıl önceki Mete Han ordularıyla başlar. Bu ordu, milletin kendisidir. Mete Han’ın bugünkü karşılığı da devlet başkanlığı makamıdır, komutanı da Genelkurmay Başkanlığı’dır. Mete Han ordusunun bugünkü Türk milletine kattığı en büyük kazanım Atatürk’ün de dediği gibi karakterinde oluşturduğu bağımsızlık anlayışıdır. Genelkurmay Başkanlığı’nın terör örgütünün lideri olduğu iddiasıyla aşağılanması kırılma noktalarında biri olmuştur. 2003’te başımıza geçirilen çuval, Dağlıca ve Başbuğ’un tutuklanması. O dönemler incelenmelidir.”

“TAPINAK ŞÖVALYELERİ VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR”

Bir dönem yaptığı “Tapınak Şövalyeleri” açıklaması tartışma yaratan Sadettin Tantan, aynı yapının hâlâ devam ettiğini savundu: “Tapınak bütün gücüyle devam ediyor. Ama kimlik değiştirdi. Ekonomik ve siyasi hakimiyeti, güç hakimiyeti belli. Bankacılık sistemi yabancılaştı, sigortacılık sistemi yabancılaştı. Bir ülkenin mali sistemi yabanlaşırsa geleceğe yönelik proje üretemez. Tapınağın gücü devam etmektedir.” Tantan’ın son cümlesi de uyarı niteliğinde: “Türkiye, kuruluş felsefesindeki esaslarına geri dönmeli. Kurumsal devlet, hukuk ve adalet zemininde yeniden inşa edilmeli.”

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR