Söyleşi | Tecavüz mağduru G.G : Rıza yoksa, hayatımla ilgili hiç bir şey tartışılamaz

Söyleşi | Tecavüz mağduru G.G : Rıza yoksa, hayatımla ilgili hiç bir şey tartışılamaz

Birgün / Sena Özcanlı

Scotty motor taksi uygulamasını kullanarak evine gitmek isterken, motor sürücüsü tarafından cinsel saldırıya maruz bırakılan G.G ve avukatı Derya Demir ile söyleşi… ‘Yargı kadının hayatını sorgulayan bir noktaya varıyor. Rıza yoksa hayatlarımızla ilgili hiçbir şey tartışılamaz.’

29 Nisan’ı 30 Nisan’a bağlayan gece, Scotty motor taksi uygulamasını kullanarak ulaşım sağlamak isteyen genç bir kadın varmak istediği konum yerine hiç bilmediği bir yere götürülüyor. Genç kadının alkollü olmasını cinsel saldırıya davetiye olarak gören motor sürücüsü, müşterisi olan genç kadını işaretli olan konuma götürmek yerine kendi evine götürüyor. Karakola verilen şikayet ile ifadesi alınan motor sürücüsü, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı cinsel saldırı suçu ve cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma suçlarından ağır şüpheli sıfatıyla adli kontrol şartı verilerek serbest bırakılıyor. Saldırıya maruz bırakılan genç kadın G.G ve avukatı Derya Demir ile yaşadığı sürece dair konuştuk.

‘REGLİYDİN, BİR ŞEY YAŞANMADI MERAK ETME’

Süreç nasıl yaşandı. Davanın avukatı olarak anlatır mısınız?

Derya Demir: Müvekkilim Scotty uygulamasından evinin konumunu otomatik olarak seçiyor ve motorsikleti çağırıyor. Sonra bir arkadaşı kendisi motorsiklete bindiriyor. Uygulamadan gördüğümüz kadarıyla bu yolculuk 12-13 dakika sürmesi gerekiyor. Müvekkilim motorsiklete bindikten sonra hiçbir şey hatırlamıyor. Sabah uyandığında sabah 06.00 civarı, üzerinde yalnız iç çamaşırı mevcut, yanında hiç tanımadığı bir insan var. O olayın şokuyla soruyor, ben nerdeyim, sen kimsin? Karşıdaki de “Regliydin, bir şey yaşanmadı merak etme” diye cevap veriyor.

Sosyal medyada başından geçenleri anlattın aynı zamanda bir stajyer avukatsın da. Mesleğinin etkisi oldu mu sesini duyurmanda?

G.G: Aslında asıl olarak hukuk mezunu olmam değil, üniversite hayatım boyunca da kadın hakları alanında çalışmam önemli. Harekete geçmek için avukat olmak değil bilinçli olmak gerekiyor. Biz 23 Mayıs günü “#CinselSaldırıHakEdilmez” hashtagi ile sosyal medya kampanyası başlattık. Çünkü bu spesifik olarak benim yaşadığım bir şeyle ilgili değil. Neden alkol alıyorsun, neden o eteği giydin, neden o taksideydin, neden onu yaptın, neden bunu yaptın… Cinsel saldırı faillerinin de savunmaları hep bu yönde oluyor, yargı kadının hayatını sorgulayan bir noktaya varıyor. Rıza yoksa, hayatımla ilgili hiçbir şey tartışılamaz.

Dava ne aşamada peki?

Derya Demir: Dosyada gizlilik kararı olduğu için tüm ayrıntıları anlatamıyoruz, o yüzden sadece şimdiye kadar açığa çıkmış olan şeylere dair bilgi verebiliyoruz. Şüpheli Sulh ceza hakimliğinde sorguya çıkıyor, orada adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor. Aynı gün hızla gizlilik kararı alınıyor; çünkü bu olay basına yansıyor. Müvekkilim ruhen ve bedenen kendisini savunamayacak bir durumda iken, geçerli bir rızadan söz edilemez.

En üzerinde durulması gereken noktalardan biri de motor sürücüsünün görevi müşterisini evine götürmektir. Alkollü olduğunu anlıyorsan hastaneye götürebilirsin, ambulans çağırabilirsin. Kimse iradesi olmadan istemediği bir yere götürülemez. TCK 102’ye 3a dediğimiz beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı cinsel saldırı suçu ve TCK 109’a 5 dediğimiz cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma, 2 tane nitelikli suç var burada.

 Bu süreçte alkol meselesi üzerinden pek çok ‘yargılama’ da ortaya çıktı. Neden kadınların yaşamları yargılanıyor?

G.G: Erkek egemen düşüncenin ürünü aslında. Bir makbul kadın var, buraya giriyor musun girmiyor musun, ona göre değerlendiriyorlar. Basın da haber dilini kurarken burayı arkasına alarak cinsel şiddet haberlerini bazen pornografi bazen magazin malzemesi haline getiriyor. Mağdurların hayat tarzları, kimlikleri üzerinden değil olay üzerinden kamuoyu oluşturulmalı. Etkili yargılama yapılması için bu çok önemli.

Bir kişinin başına gelen münferit bir olay gibi değil, toplumsal çatlaklara dayalı bir olay olarak değerlendirilmeli. Örneğin mağdur kimliği afişe edilerek daha fazla mağdur hale getirilmemeli, anonim kalmalı. Bunun dışında kamuoyu yaratmadan aslında yargı süreçleri işlemiyor. Ben de sesimi ilk olarak sosyal medyadan duyurdum. Bu ekstra da bir psikolojik yük aslında. Bu gücü bulamayıp kamuoyu yaratamayanlar da oluyor.

Kaynak: Birgün / Sena Özcanlı

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR