• 7.5 buçuk sene önce Sevgili Merdan Yanardağ ile Yurt Gazetesi’nin İstanbul Dikilitaş’taki ofisinde görüştüğümüzde sporla ilgili 2000 vuruşla başlayın demişti bana… Çok tatlı yazılar yazmıştım o zamanlar, bazende 2000 vuruşu çok aşmıştım… Evrensel spor, yanı sıra iki Olimpiyat, iki de Dünya Kupası Futbol Şampiyonası galiba üçte Avrupa Şampiyonası analizi yapmıştım, hem de 52 ve 34 maçın gün be gün analizleriydi o satırlar…

    Sonra malum nedenlerden ötürü, bilenler bilir, ABC’ye destek vermeye başladım yazılarımla… Ağırlıkla Beşiktaş’ın futbol maçlarını yazdım… Çünkü 1903 kuruluşlu bu kulübün bağırsağını biliyordum, içindeydim…

    Genç editörlerden bana tavsiyeler geldi,”Başka maçları da yazın, diğer takım taraftarlarından eleştiriler geliyor” diye…

    Halbuki, ulusal maçları, Şampiyonlar Ligi’ni ve derbileri de yazıyordum gazeteme… Yetmedi demek ki..

    Şükürler olsun ki, Turgut Koloğlugil bu açığı kapatmaya çalışıyor Tele 1 de görsel olarak… Ben de kendisiyle sık sık konuşuyorum, destek vermeye çalışıyorum…

    Sonuç olarak oynanan Beşiktaş – Başakşehir maçından sonra benim pek maç analizimi okuyamayacaksınız…

    Çünkü:

    1- Halkımız açlıktan ve antidemokratik uygulamalardan inim inim inlerken spor, futbol yazmak şımarıklıktır…

    2- Eğer ben bu tür yazımlara devam edersem 40 küsur yıl Portekiz’in başında olan Salazar’ın “3F”sine nasıl karşı çıkabilirim? Çünkü aynısı gizli olarak ülkemizde uygulanıyor…

    Bir önceki gün heyecanla izlediğim 125 kilo finalinde Rıza Kayaalp taktik açıdan kaybettiği şampiyonluğu “Allah’ın takdiri” olarak nitelendiriyor…

    3- A Spor’da tüm milletin, pardon ümmetin, bazılarının izlediği canlı futbol programında futbol ve hakem eskisi Erman adındaki şahıs devamlı “ulan” diyebiliyor ve bu yoldan servet kazanıyor…

    4- Katar’lı yayıncı kuruluş, BeinSports görüntüleri TRT’ye bile vermiyor, ticari açıdan anlayabilmiş değilim, sözlü olarak tartışmalı pozisyonlar değerlendiriliyor… Çok komik oluyor…

    Burada nokta kafama bir şey takılıyor..

    Bu ticari kuruluş, özel kanallara, devlet TRT’sine görüntüleri verse artı bir kaç milyon dolar daha kazanmaz mı, aptal mı bu iş adamları?

    Acaba şöyle bir anlaşma mı yaptılar biriyle?

    Size geçen sezon 625 milyon Dolar ödedik ihale için. Fakat liginizin kalitesi kötü, ortalama seyirci sayınız 9 bin, dekoderlerde arzu ettiğimiz rakama ulaşamadık, dünya derbisi diye kendinizi aldattığınız  Fenerbahçe – Galatasaray maçını bile pazarlayamıyoruz.

    Ya indirim yapın ya da başka ödünler verin bedavaya, yoksa pazardan çekiliyoruz, başka babayiğit varsa alsın…

    Bu resti göremeyen bizimkiler 175 milyon dolar indirim yaptılar ve 450 ye gitti, öyle mi sanıyorsunuz?

    Tank palet fabrikası, köprüler, tüneller, havalimanı vs… Bu pazarlığın içinde değil miydi?

    Bu işin siyasi boyutu…

    Spor veya futbol boyutuna gelirsek…

    Son geçirdiğimiz hafta “Kural hatası- Hakem hatası” tartışmasıyla geçti…

    Ve üstelik eski hakemlerden biri yanlış atılan tacın kural hatası olduğunu söyledi ve ona inanan 112 yıllık kulübün başkanı inandı…

    Ve tabi diğerleri de bundan vazife çıkaracaklar ya… Artık benim yazacak bir şeyim kalmadı, kalmayacak da…

    İlla bir iki satır istiyorsanız BJK – Başakşehir karşılaşmasından, şunları yazıya dökebilirim: İki hoca da beraberlikle kovulmaktan kurtuldular…

    Ama, Türkiye dışlandığı dünyaya ne zaman dönecek kovulmadan?