• Bireyleri belli toplumsal gruplara bağların zayıflaması ya da ortadan kalkması olarak bireycileşmeyi 1980’lerden sonra görmek mümkün. Kuşkusuz; bireycileşmenin nedenleri ve sonuçlarına yer vermek önem taşımaktadır.

    Özellikle, 1980’lerden sonra ekonomik alanlardaki uygulamalar kişilerin algı ve düşün yapısını oldukça değiştirmiştir. Bilindiği gibi ülkemiz Özallı yıllarla birlikte ABD ve İngiltere ile neoliberal politikaları başlatan ülke olmuştur. Özellikle neoliberal ekonominin temel sayıltısı serbest piyasa ekonomisinin daha güçlü olarak vurgulanmasıdır. Bu anlayışın temelinde köşeyi dönme ve kısa yoldan zengin olmuş kişileri yönlendirmek vardır. Bu dönemde ve halen hızla sürmekte olan toplumsal bir anlayıştan adım adım uzaklaşmak olmuştur. Ortak toplumsal değerler yerine bireyci değerlerin vurgulanmasına adım adım geçildiği yıllar olması ve halen devam etmesi bizi şaşırtmamalıdır.

    Özellikle, bu durum giderek siyaset kurumunu da etkilemiştir. Özellikle, 1980’lerden sonrasına baktığımızda en genel anlamda siyasi iktidara hakim olanlar neoliberalizm yanlısı iktidarlar olmuştur. Yine, bu dönemden sonra ekonomik ve sosyal sorunların had safhaya çıktığı dönemler olduğu görülmektedir.

    Eğitim alanındaki uygulamalar da bencilliği törpüleyen boyutlar arasında sayılmaktadır. Çünkü, müfredat programı toplumsallık boyutunu tamamen koparmış, girişimcilik gibi serbest ekonomin vazgeçilmez argümanları vurgulanmıştır. Müfredat programı neoliberalizm açından meyvesini vermeye başlamış, öğrenciler giderek daha da bireycileşmiştir.

    Kuşkusuz, ülkemizde bireycileşmenin faturası ağır olmuştur. Öğrencilerin adım adım bireycileşmesi toplumsal sorunlara duyarsızlaşmayı beraberinde getirmiştir.

    Duyarsızlıkla birlikte bu öğrencilerin gelecekteki yaşamlarını olumsuz etkilemiştir. Örneğin, bu öğrenciler aile kurumuna atıldıklarında iletişim sorunları ve genel anlamda aile içi sorunları çözme yetenekleri zayıflamıştır.

    Diğer taraftan, bireycilikle birlikte sahip olma dürtüsüyle tüketim çılgınlığı başlayıp giderek daha yoğun bir biçimde devam etmektedir. Ben merkezcilik beraberinde getirdiği duyarsızlık, siyaset kurumunda da kendini göstermiştir. Özellikle bu öğrencileri yetişkinlik yaşamına geldiklerinde siyasete ilişkin bilgi, ilgi sorumsuzluğu da beraberinde getirmiştir. En basit olarak, oy verme davranışını toplumun ortak çıkarları doğrultusunda yapmamaktadırlar. Bireyci bir bakış açısı hakim olmuş ve giderek büyük bir ivme kazanmaktadır.