• Türkiye’yi bekleyen Halkbank davası: ‘Milyonlarca doların okula ulaşıp ulaşmadığını söyleyebilirler mi?’

    Murat Muratoğlu, ABD’de görülen Halkbank davasını köşesinden değerlendirdi. Muratoğlu; davaya ilişkin, “Dünyada 40’a yakın banka İran ile yaptığı işlemlerden dolayı ceza aldı. Hepsi ödemeye mecbur kaldı. Yoksa para sisteminden atılırlardı. Hiçbirinde de tutuklanan olmadı. Demek en yükseğe koydular çıtayı” dedi.

    Muratoğlu, Bloomberg’te Halkbank’ın suçlu bulunması durumunda mahkemenin karar kılacağı mali ceza hakkında yayınlanan makaleden “Eğer Türkiye Halkbank konusunda uzlaşmaya gitseydi, ödeyeceği tazminat birkaç milyar dolarda kalabilirdi. Fakat dava açıldıktan sonra ödenecek ceza veya tazminat 2014 davasında BNP Paribas’nın ödediği 8.9 milyar doları aşabilir” bölümünü köşesine taşıyarak “Dünyada 40’a yakın banka İran ile yaptığı işlemlerden dolayı ceza aldı. Hepsi ödemeye mecbur kaldı. Yoksa para sisteminden atılırlardı. Hiçbirinde de tutuklanan olmadı. Demek en yükseğe koydular çıtayı!” yorumunda bulundu.

    Murat Muratoğlu’nun “Halkbank ister halk öder!” başlıklı köşe yazısı şöyle:

    Ne belalıymış şu Amerika’nın dostluğu! Rahibi ayrı, başkanı ayrı, senatörü ayrı, hâkimi ayrı… ABD Temsilciler Meclisi’nin aldığı soykırım ve yaptırım kararından sıyırsak bile yakayı… Başımızdaki başka bir bela Halkbank davası…

    Suriye operasyonu nedeniyle zafer nidaları atan bizim medyadan biraz sıyrılıp dış basını okuyunca insan; “Vay anam vay neler dönmüş Serhat ya” tadında şaşırıyor adeta…

    Geçen ay New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi, Halkbank’a duruşmaya katılması için tebligat gönderdi. Evde kimse yok denilip kapı açılmadı. Tebligat alınmadı.

    Davanın hâkimi Berman, Halkbank’ın bilerek ve kasıtlı olarak duruşmaya katılmadığını öne sürdü. Halkbank’a, 5 Kasım’da ikinci kez yapılacak duruşma için tekrar tebligat gönderildi.

    Halkbank’ın katılmadığı ilk davada duruşma zaptı yazılırken, daha önce yargılanıp mahkûm olan Hakan Atilla’nın Türkiye’de İstanbul Borsası Genel Müdürü olmasına hakkında “Sanırım mali suçlardan mahkûm olmuş birini yeniden topluma kazanmak için bir yol bulmuşlar” diyerek dalga geçti. Niyetini belli etti…

    Hakan Atilla’ya hapis cezası verilirken, çalıştığı kurumu pas geçerler mi? Çıkacak sonuç sanki belli gibi… Buyrun size finansal belanın vücut bulmuş hali…

    Bloomberg, Halkbank’ın suçlu bulunması durumunda mahkemenin karar kılacağı mali ceza hakkında makale yayınladı.

    “Eğer Türkiye Halkbank konusunda uzlaşmaya gitseydi, ödeyeceği tazminat birkaç milyar dolarda kalabilirdi. Fakat dava açıldıktan sonra ödenecek ceza veya tazminat 2014 davasında BNP Paribas’nın ödediği 8.9 milyar doları aşabilir” yorumunu yaptı.

    Amerika daha önce de finansal kuruluşlar HSBC ve Standard Chartered’a 2.5 milyar dolar ceza kesmiş ve kuzu kuzu ödetmişti. Lloyds Bank, Credit Suisse, Barclays Bank’ı toplam 1 milyar dolar cezaya razı etmişti.

    Dünyada 40’a yakın banka İran ile yaptığı işlemlerden dolayı ceza aldı. Hepsi ödemeye mecbur kaldı. Yoksa para sisteminden atılırlardı. Hiçbirinde de tutuklanan olmadı. Demek en yükseğe koydular çıtayı!

    Halkbank tarafından tutulan Hakan Atilla’nın avukatı Victor Rocco, Reza Zarrab’ın suç şebekesinde rüşvet alanın Hakan Atilla değil, bankanın eski genel müdürü Süleyman Aslan olduğunu söylemişti.

    Süleyman Aslan ise “Reza Zarrab’ın hayırsever bir kişiliği olduğunu ve hayırlara vesile olmak istediğini söyleyince o anda aklıma mezun olduğum Çorum Osmancık İmam Hatip Lisesi geldi” deyip yardım için aldığı milyon dolarlar için “Kendi nezdimde tuttum” ifadesini vermişti.

    Hâlâ bilmiyoruz kendisine iade edilen bu hayırlı paranın akıbetini! 6 yıl geçti. Milyonlarca doların okula ulaşıp ulaşmadığını söyleyebilirler mi? Biz de bilelim ki ferahlatsın içimizi…