darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Nahit Duru

4 eğilim, 4 kollu tabut!

19.11.2015 08:48

Kimi sivil toplum kuruluşları ve medya eski siyasileri hiç olmayacak,  dönemlerde ortaya sürerler, Onlar parlatmaya çabalarlar. Anımsamazlar ki, en parlak dönemlerinde bile partilerine bir yararları olmamış, attıkları her adımda kuruluşlarını geri götürmüşler, baraj altına düşürmüşler, meydandan kaçmışlar, siyasetten silinmişlerdir.

Bunlardan biri de kuşkusuz, Anavatan Partisi eski Genel Başkanı Mesut Yılmazdır. Kendisi, hatta Partisinin kurucusu merkezi elinde tutabilmiş gibi, fetva veriyor, nasihatte bulunuyor, yol gösteriyor partilere. Özellikle de CHPye.

Kılavuzu karga olanın demek istemiyorum ancak...

Mesut Yılmaz bir sivil toplum kuruluşunun toplantısında AKPnin alternatifinin, güçlü uzlaştırıcı  bir merkez parti olduğuna vurgu yapıp, "CHP merkez çizgisine dönüşüm gerçekleştirirse, AKPnin alternatifi konumuna gelir" diyor ve ekliyor:

"Bu dönüşümü Ocak kurultayında yapmalıdır. Aksi takdirde merkezde yeni bir oluşum kaçınılmazdır"

Hazret, AKPnin tek alternatifinin merkez veya merkez sağ bir parti olduğunu iddia ediyor.

Anımsar mısınız, bilmem. 12 Eylülden sonra, siyasi partilerin kurulması serbest bırakılınca, SODEP ve DYP kurucuları veto edilerek seçime katılmaları engellenmiş, darbecilerin başı Kenan Evren destekli ANAP birinci parti olarak TBMMde yerini almıştı. Bu partinin Genel Başkanı Turgut Özal, 4 eğilim diyerek, iki elini başının üzerinde birleştirerek, kısaca şov yaparak ikinci seçimden de zaferle çıkmaşı başaracaktı.

Özal Cumhurbaşkanı olduktan bir süre sonra, iş başına gelen bu vaiz, 4 eğilimi içinde bulunduran ANAPı dört kollu tabuta çevirerek, hem partisini,hem de kendisini tarihin tozlu yaprakları arasına gömüvermişti.

Bu zat-ı muhteremin merkezden kastettiği, Anavatan Partisinde olduğu gibi 4 eğilimi, laiklik karşıtlarını, Atatürk daşmanlarını bir çatı altında toplamak ise, CHP yandı ki yandı.

Umarım ki, son zamanlarda "yeni CHP"den, dönüşümden, değişimden, söz eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi yaşamı başarısızlıklarla dolu bu eski politikacının sözlerini ciddiye almaz.

CHPnin bu saatten sonra sağa değil, sola açılıma ihtiyacı olduğunu bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum.

CHP Mustafa Kemal Atatürkün devrimlerine sahip çıkmadığı, gençliğine önem vermediği, kadın kollarını harekete geçirmediği sürece, ağzıyla kuş tutsa yüzde 25i geçemez. Hele açılımı sağa doğru yapmaya kalkarsa, bu orana ulaşmak bile hayal olur CHP için...

Gençler demişken, CHP 1960lı, 70li yıllarda gençleri ile halkın arasına girmiş, onlarla kaynaşmış, onların sorunları için mitingler, toplantılar düzenlemiş, iktidarı hem iç hem de dış politika konusunda uyarmıştır.

Bu dönemde CHP Genel Merkezi, Gençlik Kolları dışında, kimi öğrenci dernekleri -Türkiye Milli Talebe Federasyonu, Sosyal  Demokrasi Dernekleri gibi kurumlar - ile de teması kesmemiş, onları partinin geniş kitlelere ulaşabilmesi için örgütlemiştir.

Uzun çabalar sonunda, 1973 ve 1977 seçimlerden CHPnin birinci parti çıkmasında, gençlerin rolü inkar edilemez.

Aynı dönemde, CHPnin kadın kolları da, gençler kadar olmasa da, iyi örgütlenmiş, planlı bir çalışma ile çalmadık kapı, gidilmedik ev bırakmamış başarıda pay sahibi olmuştur.

Kanımca CHPnin yapması gereken ilk iş, Parti Meclisi ve MYK üyelerini değiştirmek, sonra gençleri ve kadınları Atatürk devrimleri, partinin sosyal demokrat programı, yapmak istedikleri, hedefleri konusunda eğiterek, sahaya sürmek olmalıdır.

CHP ancak, Atatürk Devrimlerini tamamlamaya yönelik devrimci, sosyal demokrat bir programla başarıya ulaşıp, iktidar olabilir.

Mesut Yılmazın aklına uyarak partiyi sağa, merkeze çekmeye çalışmak, CHPye bir şey kazandırmayacağı gibi, mevcut seçmenin de CHPden uzaklaşmasına neden olacaktır.

Ayrıca,  CHP Yönetimini eleştirerek yönetime talip olanların da ellerini vicdanlarına koymaları gerektiğine inananlardanım. Bu davranışta bulunanlar yetkili oldukları dönemde, neden bugün söylediklerini yaşama geçirmediklerinin hesabını da vermelidir kanısındayım.

Eğitim