YAZARLAR

Tüm Yazıları Ömer Faruk Eminağaoğlu

Adalet mitingine katılmamanın dayanağı 12 Eylül anlayışında

16.07.2017 10:21

12 Eylül döneminin 1983 tarihli Siyasi Partiler Yasasında (SPY), barolar ve Türkiye Barolar Birliği gibi, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile siyasi partilerin ilişki ve işbirliğinde bulunmaları yasaklanmıştı. 

Ayrıca siyasi partilerle bu kuruluşların ortak hareket etmesi de yasaklanmıştı. 

Bu yasaklara uymamanın yaptırımı da hapis cezası olarak öngörülmüştü. 

12 Eylül anlayışını yansıtan bu yasada, 12 Eylülün de herhangi bir biçimde eleştirilmesi de yasaklanmış ve bu yasağa uymamanın da yaptırımı yine hapis cezası olarak öngörülmüştü.

1999 yılında demokratikleşme kapsamında SPYnda yapılan değişikliklerle, gerek meslek kuruluşlarına ilişkin yasaklama getiren SPYnın 92 nci maddesi, gerekse 12 Eylülün de her hangi bir şekilde eleştirilmesini yasaklayan SPYnin 97 maddesi kaldırıldı.

Baroların ve Türkiye barolar Birliğinin halkı aydınlatmak, hukuksal gerçekleri ortaya koymak yönünde toplumsal sorumlulukları vardır.

Bu nedenle, hukuk, yargı, adalet gibi konulardaki haksızlıkların giderilmesinde, toplumu aydınlatmak, halkla yanyana gelmek, öncü olmak, kenarda kalmamak varlık nedenleri gereğidir.

Türkiyede yargı bağımsızlığına yönelen saldırılar nedeniyle, yargı organlarının siyasi iktidar karşısında etkin bir güvence oluşturduğunu söylemek zordur.

Yargıya olan güven, Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bir dönemde bu kadar azalmamıştır.
Adalet duygusunun en üst düzeyde zedelendiği bir dönem yaşanmaktadır.
Basın ve yargı, iktidarın sesi ve silahı durumuna getirilmekle, basın özgürlüğüne ve yargı bağımsızlığına en ağır saldırılar gerçekleşmektedir.

Hukuk ve demokrasi darbe dönemlerinde bile bu duruma düşürülmemiştir. Cumhuriyet ve nitelikleri her yönüyle saldırı altındadır.
Böyle bir dönemde halkın katılımı ile gerçekleşen adalet yürüyüşü ve mitingi son derece anlamlıdır.
Baroların verdiği destek son derece anlamlıdır.
Katılmayanlara da kişisel görüşleri olarak elbette saygı göstermek gerekmektedir.
Ancak katılım sağlamayan barolar ve TBBnin bu durumu, kiişisel tercihleri yerine, hukukun gereği gibi sunmaları asla kabul edilemez.

Katılmamanın gerekçe ve dayanağı 12 Eylül anlayışında yer almaktadır ki, o da 1999 yılında mevzuattan çıkarılmıştır. Herşeyin iktidarın kuşatması altına alındığı bir dönemde, adalet ancak halkla beraber olarak, halkın gücünü hissettirip, bu zincirlerin kırılmasıyla söz konusu olabilecektir.
 

Eğitim