darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

Cemaati yeni keşfedenlerin dayanılmaz hafifliği

07.08.2016 14:47

Erdoğanın Rabbinden ve milletinden af dilediği konuşmasında, dikkatlerden kaçan kilit bir cümle vardı: ...daha önce dışlanmış, ötekileştirilmiş tüm kesimleri merkeze taşıma çabamızdan bu kesimin istifade etmesini sağladım...

Acaba Gülen cemaati, gerçekten de, Erdoğandan (2002den) önce dışlanmış ve ötekileştirilmiş kesimlerden biri miydi?

BELLEK TAZELEME

Hafızayı beşer nisyan ile maluldür  (insan belleği unutkanlık hastasıdır) derler.Şu günlerde siyasetçilerin ve medyamızın büyük bir bölümü bu hastalığa yakalanmış olduğundan, çok kısa bir bellek tazelemesi yapmak isterim. Gülenin şu dışlanmış ve ötekileştirilmiş yol haritasına şöyle bir göz atalım: 

Gülen, bugüne kadar gelen siyasi çizgisine, 12 Mart darbecilerine övgüler düzerek, solcuları lanetleyerek, Ziverbey Köşkü işkencelerine destek vererek başladı. Ancak bu yağcılık onu kurtaramadı. 20 Eylül 1972de İzmir Sıkıyönetim Mahkemesince devletin temel nizamlarını dini esas ve inançlara uydurmak suçundan 3 yıl hapse mahkum oldu. 7 ay hapis yattıktan sonra 1974 affıyla tahliye oldu.

12 Eylül darbesinden sonra ise bir dergiye şunları yazdı: Evren Paşa, seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir.."

Siyasetteki yıldızı bundan sonra parlayan Gülen, daha sonra gelen Özal, Demirel, Çiller iktidarlarından hep himaye ve destek gördü. 28 Şubata gelindiğinde yine darbecilerin yanında yer aldı. Erbakan-Çiller koalisyonuna beceremediniz, gidin dedi. 28 Şubatçılar için ise şu ifadeleri kullanıyordu: ...belki antidemokratik davranıyor sayılabilirler. Ama onlar konumlarının gereğini, Anayasanın kendilerine verdiği şeyleri yerine getiriyorlar. Ben zannediyorum, onlar bazı sivil kesimlerden daha demokrat.

Ama bu yağcılık da onu yine kurtaramadı. Müritlerine devleti ele geçirin talimatı verdiği fetvalarının videoları televizyonlarda yayınlandı. 2000 yılında zamanın DGM Savcısı (Ankara Hukuk Fakültesinden sınıf arkadaşım) Nuh Mete Yüksel, Gülen hakkında dini kurallara dayalı devlet amacıyla yasadışı örgüt kurma suçundan dava açtı (bu dava AKP iktidarı tarafından sürüncemeye bırakıldı ve 2008de beraatla sonuçlandı!).

Gülenin yasadışı örgüt kurduğunu 15 Temmuzda keşfedenlere, o iddianameyi internetten bulup okumalarını öneririm, unutkanlıkla hastalanan belleklere iyi gelebilir.

Siyasetçileri bitirmeden önce, Deniz Baykal kasetine değinmeden olmaz. Şimdilerde bu kaset işi yeniden ele alınıyor, birçok cemaatçi polis bu olayın sorulusu olarak tutuklanıyor. Oysa Baykal, kaset olayından sonraki istifa konuşmasında ne demişti? Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacak olanlara yardımcı olmak üzere, Amerikadan Pensilvanyadan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da söylemek isterim.

FETHULLAHIN HA SI NEREYE GİTTİ?

Ben bu güne kadar kimilerinin Gülenin önadını Fethullah diye yazdıklarını fark etmemişim, madem özür dileme sezonu açıldı, okurlardan özür dilerim. Meğer Fethullah diye yazılınca yücelik atfeden anlamına geliyormuş ve Fetullah yazanlara Gülenin avukatı düzeltme yolluyormuş.

Son olarak Ahmet Hakandan okuduk: Fetullah Gülenin adı, resmi nüfus kaydında Fetullah Gülen olarak geçmektedir. Biz de o yüzden Fethullah değil Fetullah yazıyoruz. Tek kusurumuz şu: Bunu Fetullahın güçlü olduğu dönemde yapamadık. Şimdi yapabiliyoruz. Neyse... Rabbim affetsin. Tabii milletimiz de... (Hürriyet, 4.8.2016).

Merak ediyorum, acaba diyorum, şimdi AKPye AK Parti diyenler, bu dönem geçince AKPnin güçlü olduğu dönemde bunu yapamadık, şimdi artık AKPye AKP diyebiliyoruz, Rabbim affetsin... derler mi?

ŞEYTAN TAŞLAMA

Zaten, Erdoğanın Rabbim de milletim de bizi affetsin! sözleri yol oldu, artık günah çıkaran çıkarana.

Yıllardır cemaatin değirmenine (elbette karşılığını bol bol alarak) su taşımış olan çevrelerin başına saksı düştü, şimdi oralarda şeytan taşlar gibi, Gülen taşlama modası yayılıyor.

Perdeyi Nazlı Ilıcak, savcılık ifadesiyle açtı: Yanıldığımı, bu yapılanmanın bir örgüt olduğunu 15 Temmuz sonrasında gördüm. Daha önce bilseydim ne orada yazardım ne de orada bulunurdum. Bilakis karşısında yer alırdım.

Onu, Mümtazer Türköne izledi: O camiayla olduğum için pişmanım. Darbecilerin idam edilmesinin caydırıcılık manasında önemli olduğunu düşünüyorum.

Gülenin yakın akrabası Muhammet Sait Gülen, 2010 KPSS sınavlarında çalınan soruların yanıtlarının kendisine ezberletildiğini itiraf ettikten sonra şöyle demiş: Halkına ve polisine silah sıkan FETÖnün bu yaptıklarını kesinlikle tasvip etmiyorum.

Ve... İbrahim Tatlıses: Beni vurana FETÖcüler izin verdi...

Ola ki, Gülen, İncile atfen ilk taşı en günahsız olanınız atsın! dese, bu modaya uyanlar acaba ne yaparlardı?

Eğitim