darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

CHP Adana mitinginin ortaya koyduğu politik sonuçlar

08.12.2016 10:33

CHP Adana mitinginin dönem itibariyle, ülkenin genel gidişine doğrudan etki edebilecek özellikte olması nedeniyle özel bir değerlendirmeyi hak ediyor diye düşünüyorum.

Bu miting, AKP- MHP ittifakı ile, bütçe görüşmelerinden hemen sonsa Meclise getirilmesi beklenen Başkanlık sistemi tasarısı girişiminden sonra ilk defa CHPnin, birtakım olguların ortaya çıkartılıp, görülmesine neden olabilecek bir kitle gösterisinin olması itibari ile önem taşıyordu

Bu açıdan değerlendirdiğimizde mitingin oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Siyasi iktidarının onca baskı, şiddet ve tutuklama furyasına, hatta mitinge katılıma engel olma işlevi de olduğu açık olan Valiliğe bombalı saldırı olayına rağmen alana yüz bine yakın insanın gelmesi ve kararlılık göstermesi iki olgunun birbirine paralel olarak gelişmekte olduğunu ortaya koyuyor.

Birincisi olgu, AKP iktidarının onca şiddet ve terörüne, toplumun her kesimini, düşünce ve inanç, algı farklılıklarını ayrıştırma ve baskılama aracına dönüştürmesinin yarattığı korku duvarının yavaş yavaş yıkılmakta olduğunu ortaya koyuyor. Bu noktada Adana insanının İsyankar karakterini ve çok kültürlü yapısını da vurgulamak gerekiyor. Adana yaşananlara rağmen bugüne kadar tarikat ve cemaat kültürünü kabul etmedi.

İkinci temel olgu olarak vurgulamak istediğimiz ise, AKPye oy veren geniş bir kesim içerisinde ciddi bir kafa karışıklığının olduğu, partilerine ve Erdoğana karşı güven sorunun ortaya çıkması olgusu. Mitingdeki gözlemlerimize göre çok sayıda AKPye oy veren, çok farklı çevreden olan insan mitinge katıldı.

Sadece Adana için değil tüm ülke için rahatlıkla şu söylenebilir; AKP ve onun hükümeti inişe geçmiştir. Olağan koşullarda bu süreci tersine döndürebilecek gerek ekonomik ve gerekse iç- dış konjonktür gözükmemektedir.

Miting katılımcılarının profillerine baktığımızda çok farklı düşünce ve inançtan insanların olduğu görülüyor. Son on yılların verileri hesaba katıldığında ilk defa böylesine bir çerçevenin oluştuğu söylenebilir. Hükümetin kimi uygulamalarına karşı çıkanlardan Ciddi oranda MHP tabanına, geleneksel merkez sağ seçmenden ülke solunun hemen hemen her kesiminden katılımların olduğu görülür. Özellikle örgütlü muhalefet güçlerinin temsilcilerinin alanda kitlesel olarak bulunduğunu vurgulamak gerekir.

Bu olgulardan politik bir sonuç çıkarmak gerekirse, çok geniş bir politik çerçeve CHPnin muhalefet hareketindeki özel misyonunu kabul etmiş gözüküyor. Bu rolün oluşmasında siyasi iktidarın muhalefet güçlerine dönük baskı ve özellikle tutuklamalara karşı ortaya koyduğu çabanın da etkisi olduğu bir gerçektir.

Bu pozitif tablonun yanında katılımcıların önemli bir bölümünde ortaya çıkan eleştirileri ve kırgınlıkları da not etmekte yarar vardır. Sıralayalım.

Mitingde CHP doğal tabanı dışınsa vurgunun sadece MHP tabanı ve merkez sağ seçmene dönük yapıldığı eleştirisidir. Söz konusu çevrelerde bile genel başkandan Daha vurgulu, kararlı ve insanları aktif mücadeleye teşvik edecek sözler beklenildiği gözlemlendi.

Bu hassas dönemde toplumsal ve siyasal mücadelenin hareket noktası olarak görülmesi gerekir diye düşünülen Örgütlü sol güçleri ve sivil toplum örgütlerinin görmezlikten gelindiği eleştiri olarak ortaya konuyor.

Eğitim sisteminin siyasi iktidarın bilinçli bir tercihle Tarikat ve cemiyetlere havale edilmesi karşısında Eğitim ve öğretim sisteminin ülke genelinde yeniden tartışmaya açma ihtiyacı varken, 11 çocuğun bir tarikat yurdunda yanması ile oluşan bir tartışma ortamı oluşmuşken bunun yapılmaması ve hatta Tarikat vurgusunun hiç yapılmaması eleştiri noktalarından birisidir.

Buna bir de yakın zamana kadar FETÖ ve AKP ile kolkola yürüyen kimi gazetecilerin gazetecilik dışındaki konularda istenmeden de olsa Öne çıkarılıyor görüntüsünü de eklemek gerekiyor.

CHPnin siyasi iktidar karşıtı çerçevesini çizmeye çalıştığımız tüm bu kesimlerle birlikte yol yürümesi ve onlara yol göstermesi gerçeğinden hareketle, her kesime hitap etmesi gerçeğini anlamak mümkündür. Bu durumu anlayışla karşılamak gerekiyor. Ortaya çıkabilecek çelişkileri aşmak için ortaya koyacağı bir bakış açısı vardır.

Bu bakış açısı, kimin ne dediğinden çok ülke gerçeğinden ve mücadelenin gereklerinden hareket ederek karar almasıdır. Bu noktada ciddi eksikliklerin olduğu görülmelidir.          

Eğitim