unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Tayfun Talipoğlu

CHP kongresinin düşündürdükleri

29.12.2015 18:19

CHP İl ve İlçe kongrelerinde, genel olarak statüko kaybetti diyebiliriz. Her ne kadar "kongre salonlarında görmek istemediğimiz hareketler" yaşansa da bunları "icazetle politika" yapma alışkanlığındaki bir kesimin kaybedince çamurlaşmaları olarak yorumlayabiliriz.

Pazar günü sonuçlanan İstanbul İl Kongresi nde kavga gürültü çıkmaması sevindiriciydi. Çünkü İzmir ve ardından Antalya İl Kongrelerinin ağız dalaşını aşarak yumruklaşmalara sahne olması ister istemez bir beklenti yaratmıştı ama beklenen olmadı. Son derece centilmence bir yarış yaşandı ve yarışın galibi Cemal Canpolat oldu.

Canpolat ve ekibinin başarısı sıradan bir kongre sonucu değildir. Çünkü Canpolat, tabanın uzun süredir beklediği "sol" söylemlerle başladı bu yarışa ve konuşmasında da üstüne basa basa "sol" dedi.

Merkeze kaymakla suçlanan ve kaydıkları oranda oy artışı konusunda bir fayda sağlamayan Genel Merkeze tabanın bir mesajı gibi geldi bu sonuç bana.

Son geceye kadar adaylık için yeterli imzayı toplayan 3 aday olduğu biliniyordu. Ancak kongre başlar başlamaz Necdet Saraçın yaşananları ve ortamı "kirli" bulduğunu belirterek
adaylıktan çekilmesi dengeleri değiştirdi. Saraçla birlikte hareket eden ilçe başkanları ve belediye başkanları yeni pazarlıklara başladılar. Bu gelişme de ister istemez önceden verilen sözlerin yerine getirilmesini güçleştirdi. Yarışta kalan Gökan Zeybek ve Cemal Canpolata zor anlar yaşattı. Her iki cephede de küskünlükler yaşandı. Ancak sonuca bakarak Saraça gidecek oyların büyük bölümü Canpolat a gitti diyebiliriz.

Kongrede ilginç bir gelişme de genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu nun hiçbir ismi işaret etmediğini bildirdiği halde bazı genel merkez yöneticilerinin "Biz konuştuk Genel Başkan Gökan Zeybeki işaret etti" şeklindeki propagandalarının Canpolatın galibiyeti ile Genel Merkezi yendiği izlenimi yaratması oldu. Yani Cemal Canpolatın başarısı, Genel Başkan ile bazı yöneticilerin arasını bozacak gibi duruyor.

Baykal Adı Kaybetmek İçin Yeterli

Öte yandan anlatılması gereken bir gelişme de önce Cemal Canpolatın yanında yer almaya niyetli Mehmet Sevingenin, Deniz Baykalın telefonda "Sen Antalyada bizi yenen adamın listesine nasıl destek olursun?" uyarısı ile Gökan Zeybekin listesinde yer almasıydı. Ancak aday listeleri okunurken var olan Sevingenin listeler matbaaya giderken çıkarılması ise akıl almaz kulisler döndüğünün işaretiydi. Sevingen, bağırıp çağırmadı; göstere göstere oyunu Cemal Canpolatın sarı listesine verdi ve salonu terk etti.

Baykalın, Zeybeki desteklediğinin öğrenilmesi ise Zeybeke ikinci bir darbeydi.

Beni salonda en çok üzen konu sosyal demokrat bir partide, adayların mezhepleri üzerinden kulisler yapılmasıydı.

Şunu belirtmeli ki, sadece İstanbul değil,  birçok yerde "Aleviler partiyi ele geçiriyor" gibi konuşmalar yapılmıyor değil. Bu konuyu açmak bile ayıp gibi geliyor bana ama kapalı kapılar arkasında konuşulanlara daha  açık yanıt vermek de gerekiyor.

CHPde Sünni kökenli birçok ilçe başkanı, il başkanı ve yönetici geldi geçti. Hatta uzun yıllar o koltukları işgal ettiler ve hiçbir zaman "Sünniler partiyi ele mi geçiriyor?" diye gizli ya da açık bir söylemleri olmadı.

Ayıptır beyler!

CHP laikliğin güvencesi bir partidir ve öyle kalacaktır.

Mezhep üzerinden politika yapacak olan varsa böyle bir parti uzakta değil. AKP davet ediyor sizi.

Eğitim