YAZARLAR

Tüm Yazıları Haluk Şahin

Hepimiz Yeni Öteki Türkiyeliyiz!

07.01.2016 16:03

Yeni Türkiye olur da Yeni Öteki Türkiye olmaz mı?

2000li yılların başında gündeme giren Öteki Türkiye deyimi daha çok sosyo-ekonomik anlamda kullanılmıştı. Bu terimi ortaya atanlara göre, Türkiye gelir dağılımı ve yaşam standardı olarak,  aralarında derin bir uçurum bulunan iki kesime ayrılmıştı. Türkiye ve Öteki Türkiye. 

Öteki Türkiye,  yoksulluktu, yoksunluktu, perişanlıktı…

Ben Yeni Öteki Türkiye terimini ekonomik değil, siyasal ve kültürel anlamda kullanıyorum. 

Kimlerden mi oluşuyor Yeni Öteki Türkiye? 

Beceri ve fikirlerine artık değer verilmeyenlerden diyebiliriz. Arapça kaale alınmayanlar, argoca iplenmeyenler diye de özetleyebiliriz.  

Türkiyedeki büyük hegemonik dönüşüm sonucu, sözü değersizleşmiş, devre dışı bırakılmış, önemsenmeyen bir  kitle var.  

Mizahi vurguyla, Yalova Kaymakamılaşmış da diye biliriz! 

Bilmeyenlere hatırlatayım: Yalova, İstanbula bağlı önemsiz bir kaza iken kimse onun en yüksek mülki amirini önemsemezmiş.  Ondan söz edildiğinde gülünür Kim takar Yalova Kaymakamını! diye alay edilirmiş.

Şimdilerde kentli, iyi okumuş, seküler, bilime inanan oldukça geniş bir kitle,  egemen siyasal güç karşısında kendisini Yalova Kaymakamı  olarak buluyor.

Söylediklerinin, itirazlarının, görüşlerinin  iktidar önünde hiçbir kıymet-i harbiyesi yok. Varlar ama yoklar!

İşte onlar yeni Öteki Türkiyeyi oluşturuyor. Sen, ben, bizim oğlan da diyebiliriz!  

Hepimiz Öteki Yeni Türkiyeliyiz!

                                                       *   *   *

Gezi biraz da bu türden ötekileştirmeye itirazdı. Gittikçe ceberrutlaşan ve toplumun en diri kesimine yok muamelesi yapan tekilci zihniyete karşı biz de varız! deme çabasıydı.  Ötekileştirmeye karşı isyandı. Mağduriyeti haklıydı, bu yüzden büyümeyi ve sesini duyurmayı başardı.

O sayede Tayyiban hegemonyada bir kırıklık oluştu. Ama görüyoruz ki,  bunun onarılması için ne gerekirse yapıldı, yapılıyor…

Yeni Öteki Türkiyeye TRTde rastlayamazsınız. Havuz zaten onlara kapalıdır. Ana akım medyada, betonun çatlağından nasılsa uç vermiş sarı papatyalar gibi karşınıza çıkabilirler. Ama tek tük!  Ve dahi, mizah dergilerinde ve duvar yazılarında…

Şimdilerde o bastırılmış enerjinin boy boy yeni dergilerle ben varım dediğini görüyoruz. Ot, Kafa, Bavul, Fil, Deve, vb. vb. Ayrıca minik dergiler, kısa filmler, marjinal yayınlar… O kadar çoklar ki…

Ve o kadar renkli.

Adeta Gezi-sonrası Türkiye,  21. Yüzyıl usulü bir Samizdat yaşıyor. Siyasi değişime kanalize edilemeyen genç sol enerji kendisini böyle dışa vuruyor. 

Ben bu beklenmedik dirilişi önemsiyorum. Bu yayınları gelecekteki büyük ağaçların fidanlığı olarak görüyorum. Sanat ve edebiyatta parlamalar, hatta patlamalar bekliyorum.

Bence Yeni Öteki Türkiyeyi kaale almayanlar hata ederler!  

Ama benimki boş laf! Onların bu yazıyı da kaale almayacaklarına eminim!

Eğitim