darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

Hocam, bize öğrettiklerinizi bu kadar ucuza mı satacaktınız?

12.07.2016 07:45

68lerde öğrencilik yıllarımızda kendisinden çok şey öğrendiğimiz, kitaplarından feyz aldığımız, bu yüzden adını anmaktan "hicap ettiğim" bir hocamızın Hürriyet gazetesinde bir röportajı çıktı. Röportaj sayfaya sığmamıştı, yetmediyse diye devamı için Hürriyetin internet sitesine gönderme yapılıyordu.

Röportajı okudukça gözlerim yerinden uğradı. Hocamız bilimselliği bir kenara bırakmıştı. Hiçbir soruya derinliği olan bir yanıt vermiyordu. Tarih söz konusu olunca tarihsel dedikoduları referans gösteriyordu. Her türlü popüler akıma teslim olmuştu. Herhangi bir mahalle kahvesinin bir müdavimiyle röportaj yapsanız ondan alacağınız yanıtları veriyordu.

Okuyucuyu sıkma pahasına bazı uzun alıntılar yapacağım için özür diliyorum. Çünkü, Röportajın içinden bazı yerleri cımbızla almışsın suçlamasına karşı önlem alıyorum. Doğrudur, bir yazı kendi bütünlüğü içinde ele alınmalıdır. Ama, öğrencinin de hocasının yanlışlarını bir bütünlük içinde ele alması gerektiğini düşünüyorum.

UTANMADIM

En son söz etmem gerekeni en başa almak zorundayım: 

Röportajın ortalarında kendisine soruluyor:

- Bazı çevrelerin sizi Fethullahçı ilan etmesinin temel sebebi Abant Platformundaki çalışmalarınız oldu.

Yanıt- Evet, ben 3-5 sene bu Fethullahçıların Abant Platformunun eşbaşkanlığını yaptım. Benden önce eski Bakan Mehmet Aydın vardı. Bizim yaptığımız Türkiye sorunları üzerine en geniş bir gruptan temsilcilerle tartışmaktı. Bundan hiçbir zaman utanmadım.

Bu saptamayı başa aldım, çünkü temel bir kez utanmama üzerine kurulunca, ondan sonra söyleyeceklerinizin hepsini o temel üstüne oturtabilirsiniz.  

LAİKÇİ KİMDİR HOCAM? SİMİTÇİ MİDİR? OTELCİ Mİ?

Geliyoruz hocamızın laiklik kavramını açıklamasına.

Hocamıza CHPnin nerede yanlış yaptığıyla ilgili bir soru soruluyor.

Yanıtın içinde şu analiz var: Bunun sebeplerini belki erken Cumhuriyet yıllarında aramak lazım. O zaman Türkiyede halka zorlanan laikçi siyaset öyle bir tepki yaratmış ki onun dalgaları bizi bugünlere taşıdı. Bunun üstesinden gelinemez.

Şaşırmayın, bu sözcük 80 yaşındaki bir siyaset bilimcinin ağzından çıkıyor: laikçi!

Laiklik alınıp satılan bir mal mıdır ki hocam, ona sahip çıkanlar laikçi olsunlar?  Siz bize Fransız Devrimini öğrettiniz, şimdi onu bu kadar ucuza mı satacaktınız?

Hocanın bu sözlerine röportajcı da inanamamış olmalı ki, bir daha soruyor:

- Biraz önce şöyle bir ifade kullandınız: Türkiyede halka zorlanan laikçi siyaset öyle bir tepki yaratmış ki onun dalgaları bizi bugünlere taşıdı. Bunun üstesinden gelinemez. Bunu AK Partinin o tepki üzerinden siyaset yapıp başarılı olmasının önüne geçilemez manasında mı söylüyorsunuz?

Yanıt: Evet, öyle gözüküyor.

Ardından müthiş derinlikli bir laiklik tanımı geliyor: Aslında laiklik kişiye özgü bir nitelik değildir. Toplum ve devlet için var ya da yok denebilir. Kişi ya mümindir ya münkirdir. Laik olmak demek devlette laiklik politikasının uygulanmasını isteme yanlısı olmak demek olabilir. Yoksa ben laikim deyince ben dinsizim manası çıkmaz. Ben dindarım manası da çıkmaz. Hatta belki sahiden mümin olmak laik olmaya da engeldir.

Bu mudur hocam?

Olabilir de, olmayabilir de midir? Bizlere bilimi böyle mi öğretmiştiniz?

Ne diyelim, insan bir kez egemenlere benzemeye başlayınca, Hoca da olsa, onların jargonuna alışıyor.

MARX, DARWİN, KAÇA SATILIYOR HOCAM?

Röportajcı, laiklik konusu üstünden derinleşmeye çalışıyor: 

- Siyaset bilimci şapkanızla yanıtlayın lütfen. Böyle bir şeye lüzum var mı peki... Dini inançların siyasal hayatın ana hattında olmasına?

Siyaset bilimci şapkasıyla verilen yanıt:

Valla 19. yüzyılda bütün dünyada bu işin sonu geldi diye düşünülüyordu. Din denen efsaneler ortadan kalkacak, eli kulağında deniyordu. İşte Marxlar, Darwinler falan. Ama 20. yüzyıla gelindiğinde büyük dünya savaşlarının ardından ne olduysa bütün dünyada bir dine sarılma yaşandı. Tabii Türkiyede de yaşandı.

Hocam, hangi şapkanızla yanıt verecekseniz, verin lütfen, biz 17- 18 yaşlarında Marxı, Engelsi sizlerden öğrendik, bize öğrettiklerinizi bu kadar ucuza mı satacaktınız?

ATATÜRKÜ BU KADAR UCUZA MI SATACAKTINIZ?

O arada ne oluyorsa oluyor, laf birden Atatürke geliyor. Konuyla hiç ilgisi yokken röportajcı soruyor:

- Siz Atatürkün din konusundaki tavrını nasıl yorumluyorsunuz?

(Ben bu sorunun röportajcı tarafından mı sorulduğuna, yoksa Hocanın kendisine sorulmasını istediğinden mi kaynaklandığından emin değilim.)

Yanıt:

Yabancı gazetecilerle falan konuşurken Ben bütün dinlere karşıyım diyor. Dinin bir aldatmaca olduğunu düşünüyor. Arkadaşlarımla bazen tartışıyoruz. Ben onun ate olmayıp, Bir yaradan vardıra inandığını düşünüyorum. İsimler yanıltıcıdır, dinler yanlış aramalardır ama yine de bir yaradan vardır. Bu agnostiklikten daha öte bir şey, deizm. Atatürkün ateist değil, deist olduğunu düşünüyorum.

İnsan benim yaşıma gelince birtakım gözlemler yapmadan edemiyor. Mesela ben 40-50 yıl önce devlet büyüklerinin cumaya gitmeleri gibi bir şeyi düşünemezdim. Şimdi neredeyse gitmemek mümkün değil devlet büyükleri için. Böyle toplu iftarlar falan... Askerler bile camilere şehit cenazesi vesilesiyle topluca geliyorlar, topluca bayram namazı kılıyorlar. Bunlar düşünülebilecek şeyler değildi. Yasak mıydı yoksa bunu yapmaya lüzum mu görmüyorlardı?

Hoca galiba doğru birşeyler söylemeye başladı diyorsunuz değil mi? Hayır! Sözünün sonunu bağlamak istediği başka bir yer var. Onu da az aşağıda söylüyor:

AKPnin ve Tayyip Beyin onunla (Atatürk) karşılaştırılmasına dikkat etmek lazım. Tayyip Bey büyük bir itinayla İsmet Paşaya adamakıllı çatıyor ama Gazi Mustafa Kemale hiçbir zaman karşı çıkmaya yanaşmıyor. Atatürk dememeye de özen gösteriyor, Osmanlıdaki kodlarla konuşuyor… Hâlâ orada bir ağırlık olduğunu hissediyor, bence doğru olarak. Çünkü buraya dokulunca, Gazilik falan laftır, o din düşmanı bir adamdır falan demesi lazım ki bu kabul edilebilecek bir şey değil. Türkiyenin genel psikolojisinde kaldırılabilecek bir şey değil."

Hocam bir açıklasan da anlasak, takiyyenin adı ne zamandan beri ağırlığını hissetmek oldu? Hele şükür, Gazi Mustafa Kemal diyebilmişsin, onu da mı bu kadar ucuza satacaktın?

Bitiriyorum.

Hocam AKP için daha 16 yıl iktidarda kalır demişsiniz.

Bu söz, zaten, devrime olan bütün inancın yitirilip, kaderciliğe yelken açıldığının en açık ifadesidir.

Bir arkadaşımız, Hoca için onun paltosunun altından çok siyasal tarihçi çıktı demiş.

Şu paltonun altından çıkanları da o kadar ucuza satsan da biraz rahatlasak be Hocam!  

Eğitim