YAZARLAR

Tüm Yazıları Necdet Saraç

Olmayacak duaya bu kez amin demeyelim!

03.01.2016 13:07

El konulan televizyonlar, gazeteler, şirketler… Hapise atılan gazeteciler… Üzerleri kapatılan dosyalar… Tırmandırılan şiddet ve artan Kürt düşmanlığı… Yasal hiç bir dayanağı olmayan olağanüstü hal uygulamaları, sokağa çıkma yasakları ve bunun sonucunda her gün artan ölüm haberleri…

Cumhurbaşkanı sıfatıyla işine gelmeyen herkese karşı açılan davalar…Yanlarına kar kalmayacak diye doğrudan yapılan işaretler… Can Dündar ve Erdem Gül örneğinde olduğu gibi tutuklatmalar! Son günlerde olduğu gibi, HDP Eşbaşkanları için verilen dokunulmazlıkları kalkmalı mesajları…

HER ŞEY GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE OLUYOR!

Önce tartıştırıyorlar, sonra öne çıkarmak istedikleri konuda toplumu alıştırıyorlar, arkasından da bunlar her şeye karşı diye itibarsızlaştırıyorlar…
Ve en sonunda da ele geçiriyorlar, hakimiyet kuruyorlar!

2010da yapılan Anayasa referandumu süreci böyle işlemedi mi?
Statüko, türban ve darbe tartışmalarını böyle yapmadılar mı?
17-25 Aralık yolsuzluklarında böyle olmadı mı?
7 Haziranda yaşadıkları siyasi yenilgiyi de şiddeti arttırdıktan sonra koalisyon ve istikrarı tartıştırarak aşmadılar mı?

Her şey gözümüzün önünde cereyan ediyor…

Şimdi sırada Türkiyenin uluslararası standartlardaki en iyi ve en itibarlı üniversitesi ODTÜ var. Namaz ve ibadet yalanı yine önde. Etkilenmeye hazır olanlar için ideal örnekler… Tıpkı Dolmabahçedeki cami yalanı gibi… Tıpkı Kabataş gibi… ODTÜ itibarsızlaştırılarak teslim alınmaya çalışılıyor; Erdoğan YÖKü göreve çağırdı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet partisine dönüşen AKP, ülkemizi adım adım felakete sürüklüyor! Devlete dair her şeyi kontrol eden ve yönlendiren Erdoğanı Anayasaya göre de resmi başkan yapmak için her yol deneniyor. İş hızla çığırından çıkıyor!

Erdoğan ve AKPnin içeride ve bölgede, yaptıkları da, niyeti de ortada. Bunun için çok özel ve derin analizlere ihtiyaç yok! Hitler faşizmi bile, başkanlık ve sekülerlik için örnek gösterilebilir bir noktaya geldi!

AKP İLE DEMOKRATİK ANAYASA OLMAZ!

Şimdi sırada yeniden Anayasa var. Lafı dolaştırmaya gerek yok; Bu AKP ile demokratik anayasa yapılamaz!

CHP son iki seçimde acaba bu kez olur mu diye denedi ve gördü. Olmuyor! Bütün sonuçları birlikte yaşadık! Ortalık gerilmesin diye yumuşak söylemlerde bulunmak, uzlaşmacı görünmek asla çözüm olmuyor!

AKP ile birlikte demokratik bir anayasa asla yapılamaz!

Başta CHP olmak üzere, demokrasi güçleri bu gerçeği artık görmeli!

Olmayacak duaya amin demenin hiç bir getirisi yok, götürüsü var! Kaldı ki, gerçekleşmeyeceği daha işin başında belli olan bir hamle için onay vermenin akılcı bir mantığı da yok!

Bakın biz görüşmeden kaçmıyoruz, uzlaşmadan yanayız demek için, ilkesel olarak karşı olduğumuz, uzlaşmanın olmayacağına inandığımız bir konuda görüşme süreci başlatmanın toplumda bir karşılığı olmadığı gibi CHPye ciddi irtifa da kaybettiriyor. CHPnin zaten çok sorunlu olan inandırıcılığını da tümüyle sarsıyor…

Şirin gözükme çabası kazandırmıyor, kaybettiriyor!

Tıpkı, İslam coğrafyasında dinin iktidar isteğinden dolayı kan gövdeyi götürürken, dinin devletin kurumsal yapısı dışına çıkartılmasını ve laikliği ısrarla savunmamız gerekirken, İmam Hatip övgüsü yapmak gibi…

Tıpkı, gazeteciliği Türkan Saylana, Gezi direnişçilerine, Ali İsmail Korkmaza, kadınlara, sol değerlere, Madımakta yakılan insanlarımıza,  Kürtlere ve Cumhuriyete hakaret, küfür ve tehditle sınırlı olan Akit yazarına taziye yayınlamak gibi…

OYUNUN PARÇASI OLMAYALIM!

Ülkeyi savaşa sürükleyen, kutuplaşmayı arttıran, mezhepçilik yapan, toplumu etnik ve dini kimliklerine göre bölen parti tereddütsüz AKPdir!

Siyasal İslamcı kimliğini, Yeni Osmanlıcı zihniyetle bütünleştirerek, laiklik karşıtı, demokrasi karşıtı olan parti de AKPdir!

Erdoğan ve AKP, yeni Anayasa teklifini istediği kadar parlatsın, anayasa kurgusunun asıl niyeti başkanlıktır!  Çok açık ki, yeni Anayasa Erdoğanın kurguladığı yeni rejimin yasal kılıfı olacaktır!

Bundan 5 yıl önce allanıp-pullanan HSYK tartışmalarını hatırlayın. Yargının geldiği yer gerçeği yeterince göstermiyor mu? Bu Anayasa tartışmalarının da bu anlamıyla farklı bir yere evrilmesi mümkün mü?

CHP bunları biliyor ama bunlara uygun davranmıyor!

Yapılması gereken bellidir; CHP bu oyunu tümüyle reddetmeli ve oyunun parçası değil, doğrudan oyun kurucu olmalıdır!

CHP, hiçbir tereddüte girmeden kamuoyuna AKP ile demokratik bir anayasa yapılamayacağını ve görüşmelere katılmayacağını ilan etmeli, dinin bu kadar öne çıkartıldığı ülkemizde ve bölgemizde başkanlık sisteminin faşizan bir diktatörlüğe tekabül edeceğini de bıkmadan usanmadan söylemelidir!

KARŞI OLMAK YETMEZ!

Ancak, yeni Anayasa için AKPnin bu niyetini ilan etmek ve karşı olmak yetmez. HDP projesinin Türkiyelileşemediği, parlamento dışı demokratik muhalefet hareketinin ve bir bütün olarak emek hareketinin son 55 yılın en etkisiz olduğu bir ortamda CHPnin siyasi rolü tahmin edilemeyecek kadar artmıştır. CHP bu nedenle mutlaka siyasi bir rol üstlenmelidir!

Elinde, bütün demokrasi güçlerini bir araya getirecek, ne söylediği anlaşılan ve siyasal tarihimizin en önemli belgelerinden biri olan seçim bildirgesi varken, CHP toplumsal muhalefeti bir araya getirme ve örgütleme rolünü mutlaka üstlenmelidir! Parlamento içi muhalefet, parlamento dışı muhalefetle birleşmelidir!

GÜÇ VARSA UZLAŞMA VARDIR

Siyasette de, günlük hayatta da uzlaşmanın ön koşulu güçtür! Gücünüz varsa uzlaşma olur, ortak anlaşılan bir yerde buluşulur! Gücünüz yoksa uzlaşma güçlünün belirlediği yerde olur! Bunun adı da uzlaşma olmaz!

İçerde ve dışarıda savaş varken, ısrarla uzlaşmacı bir görüntü vermenin, şirin gözükmeye çalışmanın hiçbir toplumsal karşılığı yoktur. Savaşı başlatan ve hepimizi teslim almaya çalışan güç şirin gözükmemize aldırmaz!

Diyarbakırda, Cizrede, Silvanda her gün kan dökülürken, sokağa çıkma yasaklarının işkenceye dönüştüğü, yalan-dolanla gazetecilerin tutuklandığı, adaletsizliğin normalleştiği bir ortamda gücünü göstermeyen ve kavga etmeyen kazanamaz! Böyle bir ortamda iyi niyetli de olsa uzlaşma çabası asla sonuç vermez. 

16-17 Ocakta yapılacak CHP Kurultayı bu konuda yeni bir başlangıcın adımı olmalı, devrimcilik ve halkçılık öne çıkartılmalıdır!

 

 

Eğitim