unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Ender Helvacıoğlu

Şengör tipi bilim

23.11.2015 00:32

Sanırım ünlü Alman edebiyatçı ve bilimci Goethenin sözüydü: Dünyada örgütlü cehaletin eyleme geçmesi kadar tehlikeli bir durum yoktur.

Bence Goethe yanılıyor. Var!

Örgütlü bilimin eyleme geçmesi, örgütlü cehaletin eyleme geçmesinden çok daha tehlikelidir (Tabii ikisinin de hakim sınıflar tarafından örgütlendiğini varsayıyoruz).

Ne demek istediğimi, Pazar günü Radikal gazetesinde söyleşi yapılan ünlü jeologumuz A. M. C. Şengörün söylediklerini okursanız anlarsınız.

Hitler övgüsünden, 12 Eylül ve Kenan Evren tapıncına… Deniz Gezmiş düşmanlığından, köylülere dışkı yedirme savunuculuğuna… Demokrasi ve halk düşmanlığından militarizm övgüsüne… Uzun uzun aktarmaya gerek yok, ABC okurları biliyordur zaten.

Bütün bunlar bir cehalet eleştirisi kisvesi altında, elit bir bilim ve üst düzey bir entelektüalizm adına söyleniyor.

Hiç şaşırtıcı değil. Elit elitizme, entelektüel entelektüalizme, olgu olguculuka ifrata varacak düzeyde dönüştüğünde sonuç budur.

Halktan ve sıradandan iğrenme düzeyinde bir nefret; son derece şişmiş bir ego ve her şeyi ben bilirimcilik; doğa, insan ve toplumu her şeyden soyutlanmış bir nesne gibi gören bilim anlayışı…

Özellikle toplumdan kopmuş, çürümüş, totaliter rejimlerin tam da yetiştirmek ve örgütlemek istediği bilimci tipi.

Cahil insanlara yaptırılabileceklerin yine de bir sınırı vardır. Gelenekler, görenekler, iyi-kötü toplumsal normlar belli sınırlar getirir. Ama bu bilimciler bu sınırları aşmışlar ve aydınlanmışlardır. Her şeyi yapabilirler. En alçakça çıkar eyleminin en bilimsel kılıfını ustalıkla bulabilirler.

Kısacası hizmetlerinin sınırı yoktur!

Onlar için atomun parçalanması ve içerdiği enerjinin açığa çıkmasıdır önemli olan; atomun kimin tepesinde parçalanacağının ve bu enerjinin nasıl kullanılacağının bir önemi yoktur. Etikleri o kadar elittir ki, bu düzeye inmeye tenezzül etmez.

Hangi örgütlü cahil, bir saniyede on binlerce kişinin kafasını palayla kesebilir? Ama örgütlü bilimci gözünü kırpmadan bu işi becerebilir. Hem de bilim adına. Ölen on binlerce kişi onun için birer deney malzemesidir sadece…

Bilinen bir öyküdür: Naziler tıp bilimine büyük katkılar yapmışlardır. Dr. Josef Mengele gibileri sayesinde!

Hani şu Nazi toplama kampı Auschwitzde insanlar üzerinde hiçbir sınır tanımadan deneyler yapan Ölüm Meleği. İşte Dr. Mengele böyle bir bilimcidir.

Prof. Şengör, milletini birleştirmiş adamdır diye övdüğü Hitlerin emrinde olsaydı, nasıl biri olurdu, bilim adına ne işler yapardı? X şiddetinde bir depremde bir kentte kaç kişinin öleceği sorusuna yanıt bulmak için hangi deneyleri yapardı acaba? Köylülere dışkı yediren faşistleri, kendi üzerinde deney yapan bilimcilere benzetip aklamaya çalıştığına göre…

***

Yirmi küsur yıldır bilim yayıncılığı yapıyorum. Son derece değerli entelektüellerle ve biliminsanlarıyla (çoğu Bilim ve Gelecekin yazarlarıdır) tanıştığım gibi, Şengör tipi bilimcilerle de tanıştım. Bunların ciğerlerini bilirim.

İki tipik özellikleri vardır:

Birincisi, kendi dar alanlarında üst düzeyde uzman, ama iş başka alanlara, özellikle felsefeye, tarihe, sanata, politikaya geldiğinde sıradan mı sıradan, zır cahil olurlar. Dünya çapında jeologun, nasıl Adnan Hoca tadında laflar ürettiğini görüyorsunuz.

Cahillik ayıp değil. İnsan bilmediğini sorar, araştırır, öğrenir. Ama bunlar, öğrenme düşmanıdırlar, öğrenecekleri hiçbir şey kalmamıştır. Kıtaların nasıl kaydığını ne kadar biliyorlarsa, politikayı, tarihi, felsefeyi de o kadar bildiklerini sanırlar. Sıradan biri olsalar sadece komik olurlardı. Ama sıradan olmadıkları için üst düzeyde kullanıma açıktırlar.

Gerçek entelektüel, bildiği konuda tavizsiz bir öğretmen olduğu gibi, bilmediği konuda alçakgönüllü bir öğrencidir. İşkembeden atmamak, en önemli entelektüellik kıstasıdır.  

İkinci ve daha tehlikeli özellikleri de yalaka olmalarıdır. Halk düşmanlıkları ile güç tapınçları doğru orantılıdır.

Şengörün söyledikleri arasında dikkatlerden kaçabilecek bir nokta var: Tayyip Erdoğanı da anlamaya çalışma, ona hafiften bir göz kırpma, bir köprü kurma çabası… Bir bakmışsınız Erdoğan da milletini birleştiren adam oluvermiş.

Söylemedi demeyin…

Eğitim