YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

Stratejik derinliğin dibine vurduk!

26.11.2015 04:45

Demek ki neymiş? Stratejik derinlik ancak öğrencileri uyutacak, uygulama şansı sıfır olan teorik bir masalmış.

Demek ki neymiş? Komşularla sıfır sorun aslında komşularla sıfır dostane ilişki anlamına geliyormuş.

Güneye ve doğuya bak, İşte Irak, işte İran, işte Suriye. Batıya bak, Yunanistanla yıllar süren ve binbir zahmetle düzeltebildiğin ilişkiler, bir futbol maçı gecesinde komşunun milli marşına karşı inletilen ıslıklar ve tekbirlerle yıkılıversin.

Kuzeye bak, ekonomik ilişkilerinle övündüğün, Antalyanın bir semtini turistlerine tahsis ettiğin Rusların git savaş uçağını düşür. Al sana sıfır sorun! 

Ülkenin Yurtta barış, dünyada barış ilkesi üzere kurulmuş dış politikasını, Esad gitsin saplantısına indirgemiş bir hükümetten bundan başka ne beklenebilirdi ki? Aman dikkat, böyle bir siyaseti ortaya koyan hükümeti komşu devletin içişlerine karışmakla eleştirirseniz, derhal Esad yanlısı teörist damgasını yersiniz!

BİLGİ KİRLİLİĞİ

Hava sahasında ne olup bittiğini anlayabilmek için gazete veya televizyona baksanız o zaman tam yandınız!

Halkı bilgilendirme hizmetini, haber gazeteciliğini yıllar önce terketmiş olan medya, artık toplumu kutuplaştırma görevini üstlenmiş durumda. Bütün dünyayı ilgilendiren olayları soğukkanlı ve nesnel değerlendireyim derken kendinizi düşman taraflardan birinin yanında buluveriyorsunuz. Doğal felaketlerde, maden ve iş kazalarında, siyasi cinayetlerde, toplu katliamlarda bile taraf olmaya zorlanıyorsunuz.

Örneğin, basının Amiral Gemisindeki haberin alt başlığında şöyle deniyor: Suriyede Esad rejimini destekleyen ve Türkiye sınırı yakınındaki Bayırbucak Türkmenlerini bombalayan iki Rus savaş uçağı Türk hava sahasını ihlal edince F-16lar tarafından biri düşürüldü... Bilmece gibi!

Sanki tam Türkmenleri bombalarlarken yakalanmışlar ve biri düşürülmüş. Orada düşürdüysek, o zaman biz de Suriyenin hava sahasını ihlal etmiş olmuyor muyuz? Üstelik buram buram ırkçılık ve mezhepçilik kokan bir cümle. İletişim Fakültelerinde örnek gösterilebilir!

Devlet desen, kendi yaptığı operasyonu açıklamakta zorluk çekiyor, sıcağı sıcağına açıklama yapma telaşıyla, önce aidiyeti belli olmayan bir savaş uçağı... diyor.  Biraz zaman geçtikten sonra Rus uçağı... diyerek teknik ayrıntı veriyor. Birleşmiş Milletlere verilen bilgide ise bir yandan ihlal 17 saniye sürdü denirken, bir yandan da  5 dakika içinde 10 kez uyarıldı deniyor.

SANKİ HAVUZ PROBLEMİ

Üstelik böylesine sarsıcı olaylarda bazı bilirkişiler hemen zuhur ediyor ve kafanızın iyice karışmasını sağlıyorlar. Gazetesinden televizyonuna tüm medya, taraflı bazı kişileri uzman, hakiki uzman, en hakiki uzman övgüleriyle sahneye çıkarıyor. Böylece bilgi kirliliği artıyor, gerçeklerin öğrenilmesi iyice zorlaşıyor.

Siz savaşa mı giriyoruz endişesiyle medyaya sarılıyorsunuz ama bir yığın teknik ayrıntıyla karşılaşıyorsunuz: Angajman kuralları nedir? Hava sahası ne zaman ihlal edilmiş sayılır? Sesten hızlı uçan bir uçak 17 saniyede kaç kilometre yol alır? Ya 5 dakikada? Ya da uçağın biri ihlal etmiş, öteki ihlal etmeyip kaçmış, bu ne demek?

Sanki havuz problemi çözmek zorundayız:  Bir jetin maksimum hızı saatte 2320 kilometreyse, Saatte 391 km ile uçan uçak ihlal edilmiş sayılan bu mesafeyi ne kadar zamanda alır?  

Evet, bizi ayrıntıya boğuyorlar. Hiç kendinizi yormayın, bu olayla ilgili yalın gerçek, resmi dünya tarihine şöyle geçecek: 24 Kasım 2015 tarihinde Türk savaş uçakları, hava sınırını ihlal eden iki Rus jetinden birini vurarak düşürdü...

NOT: Hükümet kurulmadan bir gün önceki yazımda yaptığım senkronize hükümet esprisi, bugünkü Habertürk ve Star gazetelerinde ciddi birer manşet olmuş. Teşekkür ederim!

 

 

Eğitim