darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Türkiye değişimin eşiğinde

12.05.2018 15:50

CHPnin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Kılıçdaroğlunun Sayın Muharrem İnce gel bakalım buraya dediğinden bugüne kadar, ikinci turda seçilmesi muhtemel Cumhurbaşkanı adayı olarak geziyordu Türkiyeyi. Kılıçdaroğlunun başlattığı samimi ve uygar tavrın devamını getirmişti, "81 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım diyordu.

Bugün (12 Mayıs 2018) Denizlinin Bozkurt ilçesinde Sayın Cumhurbaşkanımız diye karşılandı, kendisine orada üretilmiş cumhurbaşkanlığı forsu armağan edildi. 

Dün gece (11 Mayıs 2018) Halk TVnin Antalyadan yaptığı canlı yayında Bu iş ikinci turda biter diyordum, ama artık fikrimi değiştirdim, birinci turu hedef koydum dedi Muharrem İnce.

AKP İktidarından ve Erdoğandan çok SIKILMIŞ olan halk TAMAM diyor. Yani Türkiye artık bir değişimin eşiğinde.

Şimdi artık oyunun kurucusu CHP ve Muharrem İnce, Erdoğan ve tayfası o oyunun karşısında ne yapacağını şaşırmış, ciddi bir bozgunun içine düşmüş durumda, bir yandan küfür ederek, karalayarak ilerlemeyi denerken, bir yandan da korku salmayı sürdürüyorlar, ama kimsenin artık umurunda bile değil, çünkü halk SIKILDIK diyor, yakında USANDIK diye bir yeni slogan çıkarsa hiç şaşırmayacağım.

Tamam ve Sıkıldık sloganlarını halka armağan eden de Erdoğanın telâşıdır. Çünkü Erdoğan Gezi Ruhunu tanımamış, anlamamış ve üzerine polis gücüyle gitmiş, insanları öldürmüş bir yönetici. Bugün İçişleri Bakanı tamam ve sıkıldık için aynı korku ve sindirme politikasına devam eden açıklamalar yapıyor, ama Türkiyeyi Gezi Ruhu sarıp sarmalamış durumda, ülke değişimin eşiğinde, iktidar bunu bile fark edemiyor.

Siyaset çok dikkat isteyen, yarın kimin ne yapacağını bilemediğimiz bir alandır. O yüzden Muharrem İncenin bu başarılı yürüyüşü sırasında İYİ Partiyi ve Saadet Partisini gözardı etmemesi gerekiyor, çünkü parlamentoda bu partilerin ortaklaşması ve güç birliği ile yeni Anayasayı yapması gerekecek.

MHPnin bunca söz söyledikten sonra AKP ile yan yana gelebilmiş olmasının bize öğreteceği birşeyler olması gerekiyor siyaset adına.

Ayıptır ya da değildir, ama olmuştur ve bu bir gerçektir. O nedenle de gerek Muharrem İncenin, gerekse CHP nin çok dikkatli olması gerekiyor.

Tezekle, pislikle başlayan Erdoğanın yeni bir söyleme geçemediği, geçemeyeceği, bunu bilemediği anlaşıldı, yani onun küfürlü, külhanbeyi söylemi seçim döneminde devam edecek gibi görülüyor, o nedenle, o cepheden Muharrem İnce ve diğer muhaliflere daha pek çok çamur atılacağı, CHPnin ve İYİ Partinin karalanacağı şimdiden belli oldu.

SPye pek dokunmayacakları anlaşılıyor, çünkü SP onlardan oy alacak olan parti ve yarın bir yolunu bulup yanaşmaya çalışabilecekleri tek parti olarak duruyor orada, SP yarın bunu kabul eder ya da etmez, bunu şimdiden tahmin edebilmek çok zor.

Ancak AKPde milletvekilliği için aday adayı olanlara da bir bakmak gerekiyor, AKPnin artık erimiş, yok olmaya yüz tutmuş, kimsenin güven duymadığı bir parti haline geldiği apaçık ortada. Bir aile partisi ile karşı karşıya kaldık sonunda.

Görünen o ki Muharrem İnce sağlam bir rüzgârı arkasına aldı ve iyi gidiyor. Gerek mal beyanının Hakkaride yapmış olması, gerek okul arkadaşları ile buluşup okullarının önünde diplomalarını gösterecek olmaları bu rüzgarın yel olmadığının göstergeleridir.

İnce, kadınlara güvendiğini söylüyor, onlardan oy istiyor, ama henüz çalışan kadınlara yönelik birşey söylemedi.

Denizlinin Bozkurt ilçesinde bu fırsatı yakalamıştı, çünkü belediye başkanı kadındı ama kullanmadı. Türkiyede yalnızca evinde yemek yapan, çocuk yetiştiren, tarlada çalışan kadınlar yok. Türkiyede başarılı akademisyen, yönetici, hukukçu, doktor, politikacı kadınlar da var, bunu İnceye danışmanlarının anımsatması gerekiyor.

Türkiyede iktidardan sıkılmış olan şehir insanları sevgilerini son yıllarda sokak hayvanlarına vermeye başladıklarını görüyoruz, bugün sokak hayvanlarının korunması meselesi, özellikle büyük şehirlerde önemli bir oy potansiyelini yansıtıyor. Nitekim, Meral Akşener bu konuda hemen bir atılım yaptı. Bunu İnceden de bekliyor oy verecek olanlar. Çereciliğin ve sevginin önemli bir ayrıntısı olarak oracıkta duruyor sokak hayvanları, çünkü AKP iktidarı onları da hırpalıyor ve yok sayıyor.

Türkiyede ciddi bir LGBT örgütlenmesi var. Ötekileştirilen LGBTliler sıkıntılarını her alanda anlatmayı deniyorlar.

Travestiler, transeksüeller sokaklarda öldürülüyor, yaşam koşulları ancak ve ancak fahişelik olarak belirleniyor.

Oysa bu insanlar da toplumun fertleri ve onlar da insan gibi yaşamak istiyorlar ve toplum içinde itilmekten, kalkılmaktan sıkıldılar, onlar da tamam diyorlar ve bunu İnceden duymak istiyorlar.

Dünyada eşcinsellerin evlenebildiği, hukuk karşısında eşit olabildiği pek çok ülke varken, Türkiyenin bu koyda çok gerilerde olmasının sindirilebilir bir yanı yok.

İnce, zaman zaman konuşmalarında Türkiyede yaşayan azınlıklara ve gayri müslimlere değindi değinmesine ama henüz onlara eşit yurttaşlar olarak yaşama garantisini vermedi. Afedersiniz Ermeni söyleminden uzakta olduğunu, insanları hep birlikte ve özgürce yaşayacaklarını bir kere de bu açıdan değerlendirmesini beklemek yanlış olmaz.

Sanki birisi kulağıma eğilmiş ve fısıldıyor Dur acele etme, büyük İstanbul, İzmir ve Ankara mitinglerinde bunların hepsini söyleyecek diyorlar sanki, ama ben şimdiden bu ayrıntıları belirtmek zorundayım.

Eğer herkesin Cumhurbaşkanı olacak ise İnce ve artık Sayın Cumhurbaşkanım diye karşılanmaya başlamış ise, anımsatmak da benim görevim… 

 

 

Eğitim