darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Haluk Şahin

Türkiye kumar borcunu nasıl ödeyecek?

01.03.2016 08:32

Türkiye 2000li yılların başında kumar oynadı ve kaybetti demiştik. Şimdi alacaklılarla muhatap olmak üzereyiz. Hiç şüpheniz olmasın: Hadi bakalım, Öde! diyeceklerdir. 

İşin kötüsü, Türkiyenin kumar oynayarak iktidara gelmesine izin verdiği kafa hala iktidarda. O, tipik kumarbaz dürtüsüyle Dur ya, son bir kez daha oynayayım, kayıplarımın tümünü geri alır, kazanca bile geçerim diye düşünebilir. Hastaneler ve hapishaneler bu gibi onmaz kumarbazlarla doludur.

Bu son hamlenin ne gibi çılgınlıklar olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. 

Öyle sanıyorum ki, içerde ve dışarda birileri böyle bir olasılığı engellemek için uğraşıyorlar. Yok yok, iyisi mi sen hiç masaya yaklaşma demekteler…

Umarım başarılı olurlar… Ama pek emin değilim.

                                                                         *   *   *

Kapıya dayanan alacaklılar, bir şeyler isteyeceklerdir. Belki haciz memurları ile geleceklerdir. Çekmecelerde, dosyalarda ne gibi alacak listeleri, tapu kadastro belgeleri, hatta haritalar bulunduğunu öteden beri duyuyoruz. Bunlardan bazıları medyaya da yansıdı. Kaybettin, ver bakalım diyeceklerdir. 

Geçenlerde milliyetçi bir Ermenistan dergisinde okurlar ciddi ciddi Batı Ermenistan (Erzurum, Kars, Ağrı, Van vb.)  topraklarındaki Kürtlere gelecekte ne yapacaklarını tartışıyorlardı. Kovsak mı, tutsak mı? Kimi Kürt milliyetçileri arasında da benzer konuların tersten tartışıldığına eminim…

Fos çıkmış Osmanlıcılık hayallerinin, birilerinin Sevr hülyasını hortlatmasına şaşmak gereksiz. Kumar illetinin bedeli ağırdır. Ruletten kalkıp bakaraya oturarak oynamaya devam eder, örneğin Putine gıcık olduğunuz için Montreuxü kurcalamaya kalkarsanız, birilerinin başka şeyleri kurcalamasına bahane yaratmış olursunuz. 

İşin kötüsü zayıfsınızdır. Kaybetmişliğinizin zaafından yararlanırlar. 

Hele şu zamanda, bu coğrafyada aynen böyle olur. Buralarda yüzyıllardır kurt kanunu egemendir.

                                                                       *   *   *

Bir başka sonuç, paryalaşmadır. Yani itibarsızlaşmak, dışlanmak, aşağılanmak, yapayalnız bırakılmak…     

Sizinle aynı fotoğraf karesine girmemek için beş takla atarlar. Ülkemize yapacakları gezileri iptal ederler. Her şeyin hazır olduğu kongreleri iptal ederler.

Ne kadar ahlaksız, ne kadar acımasız, ne kadar iflah olmaz biri olduğunuza dair kitaplar yazılmaya, filmler yapılmaya başlanır. Olumlu haberleriniz gazetelerine girmez. En haklı olduğunuz konularda bile kendinizi savunamazsınız. En haklı olduğunuz davaları bile kaybedersiniz.

Başkaları kötü olduğu, size karşı kumpas kurdukları için değil, siz çok kötü oynadığınız, büyük yanlışlar yaptığınız ve yapmakta devam ettiğiniz için böyle olur bu.

Suçu dış güçlere, hain ittifaklara atarak halkınızın bir kısmını bir süre kandırsanız da, kendinizi kurtaramazsınız.

 En iyi niyetlileri size bakıp Yazık oldu Türkiyeye derler oysa ne müthiş bir potansiyeli vardı!

                                                                  *    *    *

İşin ekonomik faturasından söz etmiyorum. O fatura çok ağır olacaktır. O faturanın o kumarı oynayanlar tarafından değil, kumar masasındaki blöfçüleri alkışlayan aldanmışlar tarafından ödeneceğini biliyoruz.

Son kuruşuna kadar almak isteyeceklerdir. 

Kumara son vermenin zamanı çoktan geçti. Ne kurtarırsak kardır aşamasındayız!

Başarabilir miyiz?

                                                         

Eğitim