31 Mart’ta yalnızca yerel yöneticiler belirlenmeyecek...

Türkiye’de solcuların, tek adam rejimini içine sindiremeyenlerin, hatta merkez sağda demokrasiye inanmış olanların, büyük bölümü ülkenin 31 Mart’ta önemli bir sınav vereceğini düşünüyor...

31 Mart’ta yapılacak bir genel seçim değildir. Ancak sonucunun, iktidarın ve muhalefetin gücünü göstermesi açısından çok önemlidir.

Günümüzde CHP’yi solda görmeyen, Genel Başkanı'nı revizyonist diye niteleyip yeterli görmeyen, hatta: “CHP iktidara geleceğine, tek adam rejimi devam etsin” savını öne sürenler ortalıkta seslerini yükseltmeye başladı. Özellikle, kimi yerlerde 'istenmeyen kişilerin' aday yapılmasından sonra bu söyleme sarılanların sayısı çoğalıyor. 

Bu iddianın arkasına sığınanlar, ülkede olanı biteni ya görmüyorlar, ya da AKP iktidarının devamı için çaba gösteriyorlar. Siyaseti kin, intikam, günü kurtarmak, hatta bir sandalye sağmak için yapanlar, CHP’yi halkın gözünden düşürmek için yıllardır uğraşıyor. Bir ölçüde de başarıya ulaştıkları söylenebilir. Anımsayalım, 12 Eylül’den sonra CHP’den Halkçı Parti, SODEP ve DSP çıkmış, sonra da uzun süre toparlanamamıştı. 

Yeniden kurulduktan sonra, ne yazık ki; bir süre CHP “küçük olsun benim olsun” zihniyeti ile yönetilmişti.

CHP’nin bugünkü yönetimi zaman zaman yanlış yapsa da, partiyi merkeze çekmeye çabalasa da, iktidar olmak için adım atmadığını söylemek insafsızlık, hatta haksızlık olur.
Ve de, yerel seçim öncesinde CHP yönetiminin attığı adımların doğruluğu, iktidarın CHP’ye saldırmasından anlaşılıyor. O nedenle, yalnız CHP’lilerin değil, Cumhuriyetimizin kurucu ilkelerine, demokrasiye inananların da bu tutumlarını sürdürmemeleri ve iktidarın ekmeğine yağ sürmemeleri gerekiyor.

Kaldi ki CHP; kim genel başkan olursa olsun, Mustafa Kemal’in kurduğu partidir ve de ülkeye çok partili rejimi, onraları demokratik bir anayasanın, 1961 Anayasası'nın temellerini 1959 Kurultay’ında 'İlk Hedefler Beyannamesi' ile atmıştır.  

Şunu unutmayın, 31 Mart’ta yalnızca yerel yöneticiler belirlenmeyecek, Türkiye’nin geleceği de şekillenecektir. Gerçek demokratlar, solcular, bugüne değin dik duranlar, bu gerçekleri göz önüne alarak, CHP ile hesaplaşacak olsalar bile bunu 31 Mart sonrasına bırakmalıdır. Bu vesile ile Laik Cumhuriyet’e inanan, tüm yurttaşların yeni yılını kutluyor, 2019’un adil, özgür bir yıl olmasını diliyorum.

YAZARLAR