Beşiktaş zorlu virajı kazasız atlattı

Dün gece "Süper Ligimizin"  üçüncüsüyle dördüncüsü oynadı. Malatya - Beşiktaş, stada bakıyorum, hangi stada... 8.000 kişilik eski İsmet İnönü Stadı'nın yerine 6 yıl önce büyük yatırım yapılan  26.000 kişilik "Yeni Malatya Stadı", tribünlerden kale arkası bomboş, galiba seyirci sayısı 15 bin civarında, onun bir kısmıda İstanbul ve civar illerden gelen Beşiktaş taraftarı... Malatya'nın tribün cezası var mı, bilmiyorum ama fark etmez. Ülkenin 20 küsür şehrine milyarlarca paralar gömüp stadlar yapan ama semt sahalarını betona çeviren, sporcu çocukların yetişme alanlarını gasp eden iktidar+müteahhit zihniyeti böyle sürdükçe Türk gençlerini daha uzun zor yıllar bekliyor, özelliklede, "top" oynamak isteyen mahalle çocuklarını...

Geçelim maça... Beşiktaş maça daha 45. saniyede 1-0 önde başlayabilirdi, Burak gole çok yaklaşmıştı, hatta arkadan gelen Caner...15-20 dakikalık Malatya paslaşmasından sonra Siyah-Beyazlılar oyuna tamamen ağırlığını koydu... Ortalama üç  dakikada bir pozisyona girdi, ama topu bir türlü içeri "itemedi"...

40'da Malatya'nın kaptanı Adem VAR kararıyla sahadan atıldı. Bu ihraç koskoca 50+ 5'de bir takımın 10 kişi oynamasına, yani Beşiktaş'ın kalan dakikalarda büyük bir avantaj yakalamasına yol açtı... Ancak 11'e 11 oynanan bölümde Beşiktaş'ın net 3 gol pozisyonu olduğunuda unutmayalım...

Fakat, Adem'in atıldığı pozisyona bir itirazım var... Lens'in arka bacak alt adelesine gelen Adem darbesi saniyenin onda birinde gerçekleşti, o hamlenin aslında topa olduğunu ancak futbol oynamış hakemler çözer... Her kuralı kitaba uydurmak yanlış, biraz futbolun doğallığını özümsemeli  bizim hakemler, onlara tavsiyem, her hafta Premier Lig'de bolca maç izlemeleri...

İkinci devreye Beşiktaş bir fazla oynamanın avantajıyla başladı, 46'da Burak'ın, 47'de Ljajic'in mutlak gollük pozisyonlar,ı 50'de Atiba'nın takımını öne geçiren golünün habercisiydi adeta... Artık maç Beşiktaş'ın eline geçmişti, her an ikinci gol gelecekti, ama bu oyunun adı futboldu... Nitekim, 60'larda Lens takımını iki farklı öne geçirecek kolay golü kaçırınca dönen top Ömer Şişmanoğlu'nun ayağından bereberlik sayısı olarak Beşiktaş filelerine gitti..

Burada, bir parantezde Ömer'e... Attığı golden sonra yaptığı "pek sevinmeme, hatta üzülme" jesti hoşuma gitmedi, yadırgadım...

Bir camiaya gönderme yapmak, formasını giydiğin kulübe ayıp etmek. Bunları anlayabilmek gerek...

Neyse...

İlerleyen dakikalarda beklenen Güven-Kagawa ve Lens-Quaresma değişiklikleri geldi. Şenol Hoca tarafından... Bu kadar yedek alternatifi bir gol getirecekti elbet ve 71 de Adem Ljajıc takımını öne geçiren golü attı, ama sevinemedi. Çünkü "sahadaki malzemelere zarar vermekten" sarı kart gördü ve Fenerbahçe maçı öncesi cezalı duruma düştü...

Özetle , Beşiktaş geçen  hafta Bursa ya karşı oynadığı iyi futbolunu devam ettirdi, 3 haftada 9 puan yaptı ve şampiyonluk, en azından ikincilik şansını korudu.

YAZARLAR