Fenerbahçe kabustan uyandı

17 puanlı, haftalardır küme düşme hattında gezinen Fenerbahçe ligin iyi futbol oynayan sert ekipi Malatya karşısına çıkarken Şükrü Saraçoğlu stadını dolduran 32 bin seyirci, futbolcular, Ersun Yanal ve tabi en önemlisi Başkan Ali Koç'un yürekleri endişeyle doluydu...

Çünkü en ufak bir puan kaybında içinde bulunan zor süreç dahada çıkılmaz hale gelecekti. Malatyaspor ise ligin tepesinde kalacak skoru üretmek için sahaya çıkacaktı...

        Bu ön atmosferle tansiyonu yüksek olması beklenen 90 dakikaya sarı-lacivertliler 2 .dakikada gelen Mehmet Ekici golüyle 1-0 önde başladı. Bu gol bir bölümü protesto ederek maça giren Fenerbahçe tribünlerini ateşledi, sahadaki oyuncularda moral motivasyonu yüksek, arzulu futbollarıyla buna eşlik etti. Savunmasını Neustadder, Mehmet Topal ve Sadık üçlüsüyle kuran Fenerbahçe sağ kanattan İsla ve Dirar ağırlıklı ataklarla rakip kaleye yüklenirken sol kanadı Ayew'in etkisizliğinden ötürü hiç kullanamadı.

     Bu iştahlı ve baskılı oyun 20 dakika sürdü, ilerleyen dakikalarda Malatya maça ortak oldu, Benzia'nın çok top kaybetmesiyle önce orta alan ele geçirildi, sonrada etkili gol girişimleri  gelmeye başladı. Nitekim 28'de soldan gelen ölü top ortasına Mina'nın kafa vuruşu beraberlik gölü olarak fillere gitti. 2 dakika sonra bana göre Ali Palabıyık'ın yanlış kararı sonucu kazanılan serbest vuruşu yine Ekici çok şık bir vuruşla Malatya ağlarına gönderirken tribünler bir kez daha ayaklandı(2-1)

        Yüksek tansiyon, gerilim, ardı ardına gelen goller maç içinde her iki taraf futbolcularını sertliğe itti, sarı kartlar havada uçuşmaya başladı. 40'da ceza alanı içinde yerde yatan arkadaşına rağmen centilmenliğe uymayarak oyunu devam ettiren Guilherme'nin üstüne topyekun hücum eden sarı-laciverlilerin bu görüntüsü tribünlere keyif vermiş olabilir,ancak bu pozisyondan sadece Soldado'nun sarı kartla kurtulması bir Palabıyık eyyamıydı. Fenerbahçeli oyuncuların öfkelerini kontrol altına alması gerekir diye düşünüyorum.

     Soldado'nun Farnolle tarafından kurtarılan gollük şutu belkide maçın kırılma anıydı, çünkü skor 3-1'e taşınacaktı. Malatya'nın direnci kırılabilirdi ama tam tersi oldu. 45+5'de ölü top benzeri bir yan ortaya ilk golde de hava topuna yükselemeyen Neustadder bu kez de hata yapınca Mina'nın indirdiği top Sadık'ın da gecikmesiyle Donald'ın ayağından geldi ve bu golle devrenin skoru ilan edildi(2-2)

     İlk yarıda, olağanüstü sertlik, gösterilen 6 sarı ve gösterilmeyen kartlar, kendini yere atarak faul almaya  çalışan Mehmet Ekici, onun bu hallerine sinirlenip kart gören Adem Büyük, Erkan Kaş, art niyetli futbolcular, sahada varlığı belli olmayan Ayew ve Benzia ile beraber oyunun kontrolünü elinden kaçıran hakem.
Tüm bunlar ilk devrenin olumsuzluklarıydı...

     İkinci yarıya Adem in yerine yeni transfer Bifouma yı alarak başlayan Erol Bulut belliki üstüne tüm hatlarıyla gelecek rakibine karşı önce bir puanı korumayı, sonrada karşı ataklarla gol kovalamayı hedeflemiş. Oyunun dümeni tekrar Fenerbahçeye geçti, Mehmet Ekici ve Dirar'ın sürüklediği ataklar Robin Yalçın, Mina ve kaleci Farnolle de erirken, hızlı çıkışlarda Bifouma'nın deparları, ona eşlik eden tekniği yüksek Guilherme, Aleksic'in driplingleri maçın seyir zevkini yükseğe taşıyor aynı zamanda heyecan dozajını arttırıyordu.

    57'de Ekici hafif itilerek düşürüldü, Palabıyık devam dedi ama VAR uyarısıyla kenara gelen hakem Ekici nin düşmesine  inanmayıp kararında ısrar etti, bana görede doğrusunu yaptı. Fakat 3 dakika sonra Erkan Kaş'ın Dirar a yaptığı acemice müdahele haklı bir penaltıya yol açtı, ama takımın en iyisi, 2 gole imza atmış olan Mehmet Ekici nin vuruşu Farnolle'nin harika kurtarışına takıldı.

     65'de nihayet Benzia dışarı alındı ve yeni transfer Moses oyuna dahil oldu, Nijeryalı yüksek top tekniğiyle 3. bölgeye canlılık getirdi. Bu dakikalarda Malatya takımı rakibe birinci bölgede basarak sağlıklı oyun kurulmasını engellemeye başladı, geriye ve yana yapılan paslar oyunun temposunu düşürdü. Ömer Şişmanoğlu Pereira ile değişirken 80'de geç alınmış bir kararla Ayew ıslıklar altında sahayı terk etti ve Eljif Elmas girdi. Birkaç dakika sonrada yorulan Ekici yerini Valbuena'ya bırakmak zorunda kaldı.

     Artık maç üç sonuca açıktı, şansı olan 3 puanı alacaktı ve bu şans 86'da Fenerbahçe'ye güldü...Yine Erkan Kaş'ın  kornerle sonuçlanan lüzumsuz aksiyonu, Valbuena'nın ortası, Sadık'ın kalecinin çeldiği etkili kafa şutu ve Mehmet Topal'ın kale çizgisi üstünden ağlara gönderdiği kafa golü Fenerbahçeyi haftalar süren derin kabusdan uyandırıyordu(3-2)

7 dakika uzatılan maçın son dakikaları skorun yarattığı psikolojiyle Malatya ataklarıyla Fenerbahçe kalesi arasında geçti...

Bir son saniye pozisyonu yaşandıki skor tekrar beraberliğe taşınabilirdi...

Santraya yakın yerde bir panik faulü kazanan sarı-kırmızılıların ceza alanına  şandellediği topa kaleci Volkan gereksiz yumruğa çıkıp ıskalamasıyla top sağ çapraza geldi, Guilherme son bir çabayla topu kafayla kaleye gönderdi ve Volkan'ın boşalttığı kaleye kademeye giren Sadık çizgi üstünden pozisyonu uzaklaştırırken eski takımının bir puan almasına engel olurken yeni formasının içine düşeceği zor duruma set çekiyordu.

Özetle, seyir ve heyecan dozu yüksek gerilimli 90 dakikadan Fenerbahçe "ohhh" diyerek çıktı.

Ancak, rahatlamak ve üst sıralara tırmanmak için arka arkaya birkaç maçı üçer puanla kapatması ve özgüvenini kazanması gerek.
Bakalım, izleyip yaşayacağız.

Dünün çok önemli bir diğer maçında lider Başakşehir zorlu rakibi Kasımpaşa yı tecrübeli oyuncularının katkılarıyla net bir skorla geçti. En önemlisi, şampiyonluk yolunda takılmalar yaşayabileceği  öngörülen  ikinci yarı fikstürünün ilk iki haftasını ki bunların birincisi Trabzon deplasmanıydı,  kayıpsız geçti...

Bu şimdilik büyük avantaj..

Günün son maçında Ankara Gücü içeride Alanya ya da kaybetti...Akdeniz ekibi Sergen Yalçın ile basamakları hızla çıkarken Ankara'nın köklü 
kulübünü zor bir süreç bekliyor. Mali durum, iki hoca değişikliği, futbolcuların motivasyonu, umarım kısa zamanda  atlatırlar, ama zor gözüküyor.

YAZARLAR