Aziz Nesin halk dalkavuğu değildi, halkçıydı

Aydınlık’ta Soner Polat’ın 2 Temmuz’un yıldönümünde Aziz Nesin’i “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” sözü üzerinden ama Cengiz Özakıncı’nın kurgu kitabındaki “Alman ajanı” imasına gönderme yaparak tartışması, haklı olarak bir başka aydının, Aydınlık yazarı Mecit Ünal’ın tepkisine neden oldu. 

Doğu Perinçek ise hiç “Alman ajanlığı” iması konusuna girmeden, salt “yüzde 60” meselesi üzerinden Soner Polat’a sahip çıkarak Ünal’a “şezlongda güneşlenen aydın” göndermeli bir yanıt verdi. Ünal ise yanıt olarak bir devrimci aydın sorumluluğuyla bir kez daha Aziz Nesin’i savundu. 

SONER POLAT’IN HODRİ MEYDAN ÇAĞRISI

“Aziz Nesin Türklere hakaret etti, çünkü Türklere hakaret yabancı servisi işidir, zaten Cengiz Özakıncı da Aziz Nesin’in fahri doktorluk alabilmek için Almanların adamı olduğunu yazdı” özetli bir “görüşü” normalde ciddiye almak ve tartışmak yersizdir. 

Fakat “O sözünü sonuna kadar eleştirin ama Aziz Nesin’in Alman ajanı olduğu uydurmasına inanmayın, bu büyük ustaya değil, size zarar verir” uyarımız nedeniyle Polat’ın “hodri meydan” çağrısına maruz kaldık. Polat, Aziz Nesin’in Alman ajanlığı iddiasına “uydurma” demem nedeniyle bana Cengiz Özakıncı’nın ilgili kitabını okuyup okumadığımı sordu. Dahası eski bir TSK istihbaratçısı olarak “Benim önünden geçen istihbarat raporlarını gördünüz mü?” dedi. 

Ne Özakıncı’nın kurgu kitabına, ne de Polat’ın önünden geçen istihbarat raporlarına uzun uzun girmek istemiyorum. (Zaten devlet katındaki o istihbaratlarda yıllarca komünistler, yurtseverler, sol Kemalistler hedef alınarak başta TSK olmak üzere pek çok kurumun gözü kör edildi, FETÖ kumpaslarına kadar uzanan sürece gelindi.) Şu kadarını söyleyeyim: 

Polat, Özakıncı’ya dayandırdığı suçlamasında özetle şöyle diyor: Aziz Nesin 1980’lerde Batı Almanya’yı Türklere yaptığı kötülükler nedeniyle suçluyordu. Sonra Alman devlet görevlisi Petra Kappert bu suçlamalardan vazgeçmesi ve Türkleri kötülemesi karşısında Aziz Nesin’e fahri doktorluk önerdi. Aziz Nesin de öneriyi kabul edip 1991’de “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” dedi.

Özakıncı’nın bu kurgu kitabıyla ilgili Taylan Kara’nın incelemesine bakmanızı öneririm. Ben kısaca birkaç noktayıbelirteyim:

O SÖZ İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ 1991’DE DEĞİL, 1982’DE SÖYLENDİ

Aziz Nesin “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” sözünü 1991’de değil, 1982’de söyledi. 12 Eylül anayasasına halkın yüzde 92’sinin evet oyu vermesinin kızgınlığıyla, bir panelde söyledi. O panelde bulunan Müjdat Gezen’ın anlatımı herkesçe bilinir, anımsatalım: “İzmir Torbalı’da şenlik vardı, İlhan Selçuk ve Aziz Nesin’le birlikte bir panele katılmıştık. Panelin konusu mizahtı. Birisi kalktı ‘Nasrettin Hoca’nın torunları olarak zeki insanlarız, değil mi?’ diye sordu Aziz Nesin’e. O da ‘Yüzde 60’ı aptaldır’ dedi. Herkes alkışladı. Sonra kuliste kendisine sordum neden böyle bir şey söylediğini. O da ‘Evladım, yüzde 92 diyecektim dilim varmadı’ dedi. O zaman referandum yapılmıştı ve oy verenlerin yüzde 92’si Kenan Evren’e oy vermişti. Bu söz oradan kaldı.”

Merak edenler için; sonrasında bu lafı nedeniyle Aziz Nesin’e dava açıldı ama Nesin beraat etti.

Dolayısıyla sözün Alman devlet görevlisi Petra Kappert’intalebiyle hem alakası yoktur, hem de iddia edildiğinden 9 yıl önce söylenmiştir. Dahası tanıyanlar ve onun neleri göze alarak mücadele ettiğini görenler, Aziz Nesin’in bir fahri doktorluk unvanı adına bu lafı etmeyeceğini, Alman devletinin adamınca devşirilemeyeceğini çok iyi bilirler!

Dolayısıyla Cengiz Özakıncı ve Soner Polat faslını kapatarak artık esasa ilişkin birkaç şey söylemek istiyorum: 

HALK HEM GÜZELDİR, HEM ÇİRKİNDİR

Aziz Nesin’in “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” demesi doğrudur, yanlıştır, tartışılır, tartışılmalıdır. Ben de şahsen “keşke o lafı etmeseydi” diyenlerdenim.

Ancak Aziz Nesin’in bu lafı üzerinden onun halka tepeden bakan, kibirli bir aydın olduğunu iddia etmek büyük haksızlıktır. Tersine Aziz Nesin defalarca Türk halkını sevdiği için o lafı ettiğini söylemiştir. 

Zaten yazdıkları, halk için verdiği uğraşlar da ortadadır. Hiç halkı sevmeyen, halka tepeden bakan biri halk için bu kadar uğraş verip hapislere düşer mi?!

Ancak meselesi olan, bu halkla bir şeyler yapmak isteyen, bu nedenle de önce halkı aydınlatmak isteyen biri, kritik bir dönemeçte kötü bir karar verdiği için, 12 Eylül anayasasına yüzde 92 oyla destek verdiği için kızmıştır. (Keşke kızmasaydı, ayrı şey…)

Ve aslında “yüzde 60 aptaldır” demek, aslında aydının halka “sakın aptallık yapma” uyarısından başka bir şey değildir!

Zaten aydınlatma mücadelesi veren aydın için halk sevgisi diyalektiktir; içinde sevmek ve uğruna mücadele etmek de vardır, kızmak da… 

Örneğin Aziz Nesin “Ödenemeyen” isimli şiirine “Ey benim halkım” diye seslenerek başlamış ve halkı “Ey benin en güzelim / Ey benim en çirkinim” diye niteleyerek devam etmiştir. 

Neden? Çünkü Aziz Nesin halka hep “en güzelim” deme sahtekarlığı yapan bir halk dalkavuğu olmamıştır; o halkçıdır! Halka “en çirkinim” de diyebilme cesareti gösterendir! (Zaten halkıyla gerçekler zeminde kurduğu bu yapmacıksız ilişkisi nedeniyle çok sevilir, çok okunur, konusu kendine ait filmleri hala çok izlenir.)

Dahası Aziz Nesin kibirli, halka tepeden bakan biri değildir, tersine şiirindeki şu ifadeler kadar halkının adamıdır: “Gücüm yetmez borcum ödemeye / Bende hakkın çoktur halkım / Değil böyle bir Aziz / Bin Azizler olsa yetmez / Aldığını vermeye / Utanırım hakkın helal et demeye / Dünya durdukça durasın halkım.” 

Kısacası Aziz Nesin “yüzde 60 aptaldır” lafıyla 12 Eylül anayasasını destekleyen halkını omuzlarından tutarak sarsmak istemiştir, hepsi bu. (Keşke başka ifadelerle sarsmasaydı, o ayrı…)

POLAT ÖZAKINCI’YA DEĞİL, PERİNÇEK’E SORMALI!

Gelelim işin şu boyutuna: Soner Polat’ın Cengiz Özakıncı’nın kurgu kitabına dayanarak Aziz Nesin’i hedef alması genel başkan yardımcılığını yaptığı VP adına iyi olmamıştır. Zira Aziz Nesin’i hedef almak, VP’yi ilerici, Kemalist, Cumhuriyetçi, yurtsever, aydınlanmacıkesimlerden koparır. 

Fakat Polat tüm iyi niyetli uyarılara rağmen Nesin’i hedef almayı 10  gündür sürdürmekte, bunda ısrar etmektedir. Bu ısrar hayra alamet değildir. 

Önemle belirtelim: Polat için bu meselede gerçeğe ulaşmak bir telefon mesafesindedir. Polat, Nesin’le birlikte çalışan Doğu Perinçek’e sorarak onun Almanların adamı olup olmadığını kolayca öğrenebilir.

YAZARLAR