darbeicindedarbegif.gif


YAZARLAR

Tüm Yazıları Yeliz Koray

Rockçı İmam

09.10.2018 13:16

1971 yılında Kaş’ta dünyaya geldi.
İmam bir baba ve ev hanımı annenin 4 çocuğunun en büyüğüydü.
Güzel ses ve müzik kulağı
baba mirasıydı.
Hepsinin sesi güzeldi ama kız kardeşi ev hanımı, bir kardeşi de akademisyen olmayı tercih etti; Rektör yardımcısı oldu.

Kendisi gibi müziği profesyonel olarak yapmak isteyen diğer kardeşi Burhan, İngilizce öğretmeni olsa da albüm yaptı, Sibel Can ile beraber şarkı söyledi.

O’nun farkı ise dedesi ve babası gibi İmam olup aynı zamanda Allah vergisi sesini heba etmemekti.
Küçük yaşta
Kuran, İlahi, Kaside ve dini musikilerle tanıştı.
11 yaşında Diyanet Vakfı’nın Kuran-ı Kerim’i güzel okuma yarışmasında İzmir ve Eğe Bölgesi birincisi, Türkiye 4.sü oldu.
Çiğli Kuran Kursu’nda başladığı din eğitimini, İstanbul Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatıyla tamamladı.
Kardeşleriyle beraber Türkiye’de ilahi albümü çıkaran ilk isim olurken,
Freddie Mercury hayranlığıyla Rock müziğine merak sardı.
Çünkü müzik evrenseldi…

*

19 yaşında imamlık yapmaya başladı ama hayatının ilk dönüm noktasına geldiğinde 26 yaşındaydı.
İmam arkadaşının davetiyle gittiği
Bükreş’te Romanyalı bir güzele aşık oldu.
Yabancı Hristiyan bir kızla, İmamın aşkı tabii ki kolay olmayacaktı.
Her şeyi göze aldı, bir yıl süren uzun mücadeleler sonunda sevdiği kadınla evlendi.
Ne ‘
Müslüman ol’ diye baskı yaptı ne de ‘başını kapat’ diye.
“Böyle olur mu?” diyenlere kulaklarını kapattı:
-Dinde zorlama yoktur dedi.
Hatta ibadetini yapması için eşini Kiliseye götürüp çıkana kadar kapıda bekledi.
Eşi İslam’a O da Hristiyanlığa saygı duydu.
Baskıların arttığı bir dönemde işi ve aşkı arasında kaldı.
Tereddüt etmeden istifa etti.

Mesleğe 10 yıl sonra geri döndüğünde eşi de kendi isteğiyle Müslüman olmuş, hatta
tasavvufa merak sarmıştı..

*
Hayatının ikinci dönüm noktası, 2013’te tanıştığı
Kramp Rock Grubu ile oldu.
Zaten planlı yaşamıyordu hayatı, kendi deyimiyle ‘
akışa bırakmıştı’ yol onu Rock müziğe götürüyordu…

Kramp Grubu’nun sanatçılarıyla beraber Rock ve Tasavvuf müziği yapan ‘
FiRock’ grubunu kurdu.
Aynı yıl ‘
Mevla’ya Gel’ isimli şarkısıyla ilk single’ını çıkardı.
İkinci single parçasını
Taleal Bedru’ya dünyada ilk defa Metal altyapısına sahip cover yaptırarak müzikseverlere sundu.
Yurtiçi konserlerinden sonra yurtdışı kapıları açıldı.

ABD ve Portekiz’den konser teklifleri aldı.
Kültür Bakanlığı onu ‘
Devlet Sanatçısı’ olarak göndermek istedi. Diyanet de onay verdi.
Konsere bir hafta kala Diyanet, verdiği izni iptal etti.
Yılmadı, Kaymakamın izniyle yurt dışına gitti, sesini dünyaya duyurdu.
İki kez
ABD’de bir kez de Portekiz’de; Serralves Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde konser verdi.
Takdir edildi, ayakta alkışlandı, teklifler aldı…
Uluslararası ilk albümü,
New York’ta Important Records tarafından çıkarıldı.

*

İmamın Rock müzik yapmasına karşı çıkanlar durmadı.

“İşini ihmal etti” diyen de oldu,
“Namaz vakti camide değil” diyen de..
Oysa ne işini ne müziği ne de ailesini ihmal etmişti.
Hatta oğlunu spora teşvik etmiş, oğlu da Romanya ikinci liginde basketbol oynayarak babasının göğsünü kabartmıştı.


Spor, müzik, aşk, özgürlük… hepsi fazlaydı kafalarındaki ‘imam kalıbına’

Sonunda bir din adamını bir büyük günahla sınadılar, iftirayla ekmeğiyle oynadılar.
Bir cemaate üye olsaydı arkası olurdu ama o yalnızca Allah’a sığındı.
Hayatın ötesinde bir hayat var” dedi.
Ne gitarından ne de Rock müziğinden vazgeçti, geçmeyecek de!
Çünkü özgürlüğü, çünkü evrensel değerleri seçti.
Bugün, kazandığını sananlara da şu cevabı verdi;

“Hayat, aydınlık ve karanlığın mücadelesidir. Herkes karanlıkta kalsa bile ben aydınlıktan vazgeçmeyeceğim…”

***

Ahmet Muhsin Tüzer...
Ne camide Suriyeli kadınla fuhuş yapan imam bu kadar konuşuldu, ne de din kisvesi altında çocuklara tecavüz eden vakıflar kadar korundu!
Tek suçu (!)

“Milyonlarca genç, Deizme kayıyor” denilen bir dönemde, milyonlarca gencin gönül verdiği Rock Müziği yapmaktı.
Dünya onu ayakta alkışladı,
O, akışına bıraktı,
Diyanet
çıkışı gösterirken, bize de utanmak kaldı.

Eğitim