• Yeni Çıkanlar | 14 Ekim 2019

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı” listelerini oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

    YENİ ÇIKANLAR

    İlker Başbuğ

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE 1923-1961 GÜÇ ODAKLARININ MÜCADELESİ

    Kırmızı Kedi Yayınevi

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılı olan 1923’ten 1961’e kadar geçen 38 yılda, öncesinde olduğu gibi, güç odaklarının büyük mücadeleleri oldu.

    İşte elinizdeki kitap bu 38 yılda yaşananlara ışık tutuyor: Hangi tarihsel kesitte, hangi güçler ve temsilcileri, nasıl karşı karşıya geldi? Kimler kazandı, kimler kaybetti? Siyasal ve sosyoekonomik tarih nasıl yazıldı?

    İlker Başbuğ bu süreçte yaşanan olayları neden-sonuç ilişkilerini ortaya çıkartacak şekilde sorular sormaya ve bu sorulara cevaplar bulmaya çalışarak tartışıyor ve analiz ediyor.

    Bu yaklaşıma birkaç örnek:

    • 1926’daki İzmir suikastı girişimi sonrası Atatürk’ün karşısında etkili bir güç kaldı mı?
    • Atatürk, İnönü’nün başbakanlıktan ayrılmasının ardından neden Celal Bayar’ı tercih etti?
    • Türk Devrimi’nin felsefesinin temel taşını hangi düşünce oluşturmaktadır?
    • İnönü, 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin coğrafyasından kaynaklı gücünü etkin hale getirebilmeyi başarabildi mi?
    • Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu neden başarıyla uygulanamadı?
    • İnönü’yü çok partili demokrasiye geçişe zorlayan nedenler ve sonuçları…
    • 1946-1950 yılları arasında demokrasi mücadelesi veren bir partinin daha sonra bu çizgiden sapmasının nedenleri ve sonuçları…
    • 27 Mayıs: İhtilal mi, darbe mi?

    38 yıla damgasını vuran tüm önemli olayların analiz edildiği bu kitap siyasi tarihimize yeni bir bakışla bakmanızı sağlayacak…

     

    552 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    İvan Sergeyeviç Turgenyev

    KLARA MİLİÇ

    Çeviren: Oktay Rifat-Erol Güney

    Yapı Kredi Yayınları

    Sadece Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da klasikleri arasında yer alan Babalar ve Oğullar’ın yazarı İvan Sergeyeviç Turgenyev son dönem eserlerinden Klara Miliç’te toplumsal meselelerden uzaklaşıp bireye yöneliyor. Yaşam ve ölümün sınırlarını yok edip mistisizmle örülü bir aşk hikâyesi sunuyor.

    Toplumun dayatmalarına boyun eğmeyen Klara Miliç ve kendi küçük dünyasında yaşayan Yakov Aratov’un yolu bir matinede kesişir ama genç adam sahnedeki Klara’nın ona olan ilgisini anlayamaz. Klara Miliç’in gizemli ölümüyle kendisine olan aşkını keşfeden Aratov için artık hayatın anlamı değişir.

    Kürk Mantolu Madonna’nın kahramanı Raif Bey’i derinden sarsan bu eser Oktay Rifat ve Erol Güney’in çevirisiyle uzun bir aradan sonra yeniden Türkçede.

    80 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

     

    Philip Roth

    BİR KOMÜNİSTLE EVLENDİM

    Çeviren: İlknur Özdemir

    Yapı Kredi Yayınları

    Gençliğinde bıçkın bir işçi olan Ira Gold’un yükselme ve düşüş öyküsü, Philip Roth’tan kurgusal biyografi olarak da okunabilecek bir roman: Bir Komünistle Evlendim.

    Ira Gold, radyo yıldızı olduğu dönemde Hollywood’un ünlü sessiz film oyuncusu Eve Frame’le evlenir. Ira, bu evliliğin kendi sonunu hazırlayacağından habersizdir, nitekim Eve kısa süren mutlu bir evliliğin ardından yazdığı kitapta Ira’nın Moskova’dan emir alan bir komünist olduğunu söyler ve kocasını kaynayan bir cadı kazanının içine atar.

    Soğuk Savaş’ın hemen başında buz tutmuş bir siyasi iklim ve 50’li yılların Amerikası’nda acımasız bir cadı avı…

    Philip Roth’un birbirinden bağımsız romanlardan oluşan Amerika Üçlemesi, Pastoral Amerika’nın ardından gelen Bir Komünistle Evlendim’le devam ediyor. Roth, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki gergin siyasi iklimde, McCarthy döneminde başlayan ve cadı avına dönüşen anti-komünist hareketin toplum ve birey üzerindeki travmatik etkilerini tartışıyor.

    Olağanüstü bir çalışma, Amerikan yaşamına dair keskin gözlemleri ve içinde barın­dırdığı bilgeliğiyle olağanüstü… Bay Roth, McCarthy döneminde yaşanan siyasi çıl­gınlığı tam anlamıyla özümsemiş. -The New York Observer

    312 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Haruki Murakami

    MESLEĞİM YAZARLIK

    Çeviren: Ali Volkan Erdemir

    Doğan Kitap

    Roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir. Yalnız yapılan bir iş olduğunu söylemek sıradan bir ifade olur ama roman yazmak –özellikle de uzun bir roman yazmak- gerçekten de yalnız yapılan bir iştir. Bazen derin bir kuyunun dibinde tek başıma oturuyormuşum gibi bir hisse kapılırım. Ne kimse yardım edebilir bana, ne de biri çıkıp “Bugün iyi iş çıkardın” diyerek sırtımı sıvazlar. Neticede ortaya koyduğum eser birileri tarafından (elbette iyi olmuşsa) övülebilir ama kimse roman yazma işinin kendisini değerlendirmez. Bu, yazarın tek başına sessizce sırtlanacağı bir yüktür. Yaşayan en büyük edebiyatçılardan biri olan Haruki Murakami’den bir meslek olarak “yazarlık”… Tüm yazma heveslilerine ilham verecek tespitlerle dolu, “yazma dersleri” olarak da okunabilecek bir metin.

    208 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Varlam Şalamov

    KOLIMA ÖYKÜLERİ

    Çeviren: Gamze Öksüz

    Jaguar Kitap

    20. yüzyıl Rus edebiyatının en güçlü yazarlarından Varlam Şalamov Kolıma Öyküleri’nde, kendi on yedi yıllık Gulag tecrübelerinden yola çıkar; fakat aktarımındaki nesnellik ve serinkanlı tavır sarsıcıdır. Açlığın, yokluğun, hastalıkların ve Sibirya’nın tüm yıkıcılığını, en ufak acındırmaya bile fırsat vermeksizin anlatır ve bu “soğukluğu” tüyler ürperticidir.

    Şalamov sefalet, ölüm ve nihayetsiz azaplarla dolu bir dünyada, insanın her ne olursa olsun hayatta kalma mücadelesini, olabilecek en duru ve en çarpıcı biçimde anlatmaktan hiç taviz vermez. Anlatımındaki kararlılık ve özgünlük, insana dair her şeyle birlikte içinde hapsolduğu dondurucu kamp barakalarına ister istemez bir huzme gibi yayılır.

    Varlam Şalamov ve başyapıtı Kolıma Öyküleri, Gamze Öksüz’ün Rusça aslından çevirisiyle ilk kez Türkçede…

    Acı hakiki acı asla anlatılamaz. Hakiki bir öykü ile kendisi bir hakikat olan öykünün arasındaki mesafenin, böylesi can acıtıcı derinlikte bir uçurum yarattığı başka bir örnek yoktur. Şalamov’un eserini yücelten de işte budur. Şalamov’un acı veren sırrı, dikkatinin sadece sarsılmaz detayların buz tutmuş siperlerine çevrilmiş olmasında yatar. İnsan hakkında bildikleri ürkütücüdür. Tüm bunlar aktarılamaz olmasına rağmen yine de o bunları bize aktarabilmiştir.

    – Laszlo Krasznahorkai

    Bu kitap, her biri mücevher değerindeki öykülerle doludur ve bunlar, dünya edebiyatında eşi benzeri olmayan bir mozaik yapıyı oluşturur. Bellekle boğuşması Proust veya Beckett ile mukayese edilebilecek seviyede olan bu eser, bir yazarın olağandışı cesaretini ve tutkusunu sanatın en yüksek seviyesinden sunar.

    – John Gray

    416 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Publius Ovidius Naso

    DÖNÜŞÜMLER I-XV

    Çeviren: Asuman Coşkun Auagla

    Yapı Kredi Yayınları

    Destan türüne özgü bir vezin olan heksametron ile yazılan ve on beş kitaptan oluşan Dönüşümler, Ovidius’un olgunluk döneminin meyvelerinden biridir. Mitolojiyle iç içe geçerek anlatılan öykülerden oluşan eserde Homeros, Hesiodos, antik Yunan tragedya yazarları, İskenderiyeli ve Romalı şairler ve daha pek çok yazar kaynak olarak kullanılmıştır. Mükemmel bir ustalıkla kaleme alınan bu öyküler, sanki ateş tanrısı Vulcanus’un yaptığı görünmez zincirlerle, yer ve zaman bağlamında birbirlerine bağlanarak kesintisiz bir anlatımla akıp giderler. Ovidius’un dostlarında bulunan kopyalar sayesinde günümüze kadar ulaşan eserin daima bir başyapıt olarak kalacağı kuşkusuzdur.

    456 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Ahmet Mithat Efendi

    KARNAVAL

    Dergah Yayınları

    Karnaval, Türk edebiyatında Batılı eğlence kültürünün bir yansıması olan karnaval ve baloları ele alan ilk eserdir. Ahmet Mithat Efendi, bu romanda Müslüman bir genç olan Resmi Efendi ile evli bir Ermeni hanım olan Madam Hamparsun arasında cereyan eden yasak aşk merkezinde, karnavalın İstanbul’a gelişiyle değişen toplum hayatını gözler önüne sermeye çalışır. Romanın ana teması, yanlış Batılılaşmadır.

    Romanda dönemin Osmanlı hayatı; gayrimüslimleri, Müslümanları, eğlence mekânları, esnafları, giyim kuşam, konak hayatı ve semtleriyle renkli tablolar hâlinde gözler önüne serilir. Başta balo/karnaval nevinden eğlence kültürü ile ilgili olmak üzere, dönemi yansıtan ayrıntılar bir panorama hâlinde karşımıza çıkar.

    Karnaval’ın bu yayınında, romanın dilinde ve üslubunda herhangi bir sadeleştirme yoluna gidilmemiştir. Romanın önceki neşirlerinden farklı olarak, günümüz okuru için yabancı sayılabilecek kelimelerin anlamlarıyla bazı özel isimlerle ilgili açıklamalar dipnotlarda verilmiştir. Romanın sonuna bir dizin hazırlanarak daha sonra Ahmet Mithat Efendi üzerine çalışacaklar için kolaylık sağlanmaya çalışılmıştır.

    399 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Stephan Crane

    CANAVAR

    Çeviren: Osman Çakmakçı

    İş Bankası Kültür Yayınları

    1898 yılında yayımlanan Canavar, Stephen Crane’in en bilinen novellalarından biridir. New York yakınlarında yer alan Whilomville adlı kurgusal bir kasabada; önyargıların, korkunun ve tecridin gölgesinde geçen bu hikâyede, beyaz ırktan bir çocuğu kurtarmak uğruna yangının ortasına dalarak feci şekilde yanan siyahi bir gencin toplumdan nasıl dışlandığına şahit oluruz. Köleliğin kaldırılmasıyla birlikte siyahilere duyulan nefretin ayyuka çıkması yetmezmiş gibi, siyahi yardımcı Henry Johnson’ın da korkulan bir “canavara” dönüşmesiyle karakterler arasındaki bütün ilişkiler değişir. Görünen o ki bir insanın yüzünü kaybetmesi, toplumda ona atfedilen rolü de kaybederek tanınmaz hale gelmesi demektir. Yazar ise asıl canavarın Henry mi, yoksa kendinden olmayanı nefretle dışlayan toplum mu olduğuna karar vermeyi okuruna bırakır.

    80 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Kolektif

    BEKLERKEN-ZAMANIN BİLGİSİ VE ÖZNENİN DÖNÜŞÜMÜ

    İletişim Yayınları

    “Beklemek zamanla ilgili bir eylem. (…) Art arda gelen zamanda arkadan gelecek olanı içeriyor. Bir tür zamanın içinde bekleme, bir nevi ‘sakin ol, arkadan gelecek’ anlamı taşıyan bir bekleme hali. (…) Epistemolojik olarak yumuşaklıkla, sakinlikle bir alakası var ‘bekleme’ sözcüğünün. Bir tür sükûnet, eylemsizlik aynı zamanda. Sert bir eylemsizliği çağıran bir eylem aslında beklemek.” -Nilgün Toker

    İktidar ile öznenin ilişkisinde beklemenin, daha doğrusu bekletilmenin, eylemsizliğe zorlayan bir niteliği var. Bununla beraber bekle(til)me deneyimi, yeniden biçimlendirdiği özneyi yeni bir eylemliliğe sevk edebiliyor. Nasıl? Bekle(til)mek insana ne yapar, onu nasıl etkiler? Bekle(til)menin ritmi ve rutini, nasıl duygusal etkilere yol açar? Olağanüstü hal politikaları “altında,” hukuki pratiklerin adaletsizliği karşısında, belirsizlik ve sürekli tetiklik halindeki bekleyiş… Mahkeme kapılarındakilerin bekleyişi… Açlık grevi ve ölüm oruçlarındaki bekleyiş… Mültecilerin ve sınırda kalan veya sınır geçenlerin “yerleşme” bekleyişi… Ve bambaşka bir deneyim: Bektaşilerin tekke ve zaviyelerinin kapatılması üzerine “kollektif eylemsizlik” içinde döngüsel zamanın getireceği adaleti bekleyişleri… Zerrin Özlem Biner ve Özge Biner’in hazırladıkları derlemede ayrıca Özlem Durmaz, Aslı İkizoğlu Erensü, Özgür Sevgi Göral, Rabia Harmanşah, Sevcan Karcı, Kemal Vural Tarlan ve Nilgün Toker’in katkıları yer alıyor.

    229 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Rıza Zelyut

    Muaviye’den Erdoğan’a

    Toplumsal Kitap

    Araştırmacı yazar Rıza Zelyut, geçmişten günümüze islamın kimler tarafından nasıl yozlaştırılıp istismar edildiğini irdeliyor.

    Din ve siyaset konularının çok boyutlu ve karmaşık tartışmalarına açıklamalar getiriyor.

    Türkiye’ye gerçek İslam diye dayatılan Arap islamının gerçek yüzünü gösterip bunun sorumlularını açıklıyor.

    Bu eser, dinin siyasallaştırılması sürecinin derin tarihini ve günümüzdeki yansımalarını gözler önüne seriyor.

    Eserin sonunda, ünlü düşünürlere ait siyasi metinler yer alıyor.

    İslam dininde ayrışma, siyasallaşma süreci ne zaman başladı?

    Gerici hareketin öncüsü Kadızadeliler, Osmarılı’dan Cumhuriyet’e nasıl bir miras bıraktı? İslam dünyasında kardeş kavgasını kim başlattı?

    Türkiye’deki siyasetçiler halkı nasıl kandırdılar? BOP, ılımlı İslam ve Yeni Osmanlıcılık gibi projelerde Erdoğan’ın nasıl bir rolü var?

    320 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ