• Yeni Çıkanlar | 21 Ekim 2019

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı” listelerini oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

    YENİ ÇIKANLAR

    Ursula Le. Guin

    DEVRİMDEN ÖNCEKİ GÜN

    Çeviren: Ayberk Erkay

    İnka Yayınları

    Ursula Le Guin, ilk olarak 1974 yılında Galaxy Science Fiction dergisinde yayınlanan öyküsü Devrimden Önceki Gün’de, artık bir klasik haline gelen muhteşem romanı Mülksüzler’de resmettiği anarşist toplumun temellerinin atıldığı Devrim’e önderlik eden Odo’nun hikayesini anlatıyor.

    Devrim’den önceki günün hikayesini… İyi okumalar!

    “Le Guin kalemini nadiren rastlanan ahlaki ve psikolojik bir entelektüellikle kullanıyor… masallar yazıyor: olağanüstü bir giriftliğe ve muazzam bir yaratıcılığa sahip masallar.” -Newsweek

    “Ursula Le Guin’in anlatısı ışık ve zekâ saçıyor. Öykü edebiyatını şiir seviyesine ulaştırmayı ve alegorinin yoğunluğunda sıkıştırmayı başarıyor.”

    -Jonathan Lethem

    “Muhteşem bir öykücü… Anlatısı, Borges’de olduğu gibi, spekülatif kurgu ile gerçekçilik arasında yükselen duvarlardaki çatlaklarda hayat buluyor.”

    -San Francisco Chronicle Book Review

    “Le Guin’in yaptığı şeyi yapabilecek başka birini tanımıyorum. Onun yazdıkları muhteşem derecede yalın ve gün ışığı kadar berrak, Buddha’nın gülüşü gibi: neşeli bir ciddiyete sahip, bir şakadan ibaret olan hayattan zevk alıyor. Le Guin aşk hakkında yazıyor, saflık ve yalınlıkla aşkı ve aşkın zapt edilmeyi reddedişini kaleme alıyor ve bunu çok güzel bir şekilde yapıyor.”

    -Nicola Griffith

     

    64 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Antony Easthope

    EDEBİYATIN DÖNÜŞÜMÜ

    Çeviren: Mahinur Akşehir Uygur

    Dergah Yayınları

    Elli yıl boyunca edebiyat çalışmaları paradigması, “kanon” ve onun ötekisi olan “popüler kültür” arasındaki zıtlığa dayanmıştır. Ancak 1980’lerin kuram savaşları bunu tamamen değiştirmiştir. Postyapısalcılığın yükselişi ve “edebiyatın ölümüyle” birlikte yüksek kültür ve popüler kültür arasındaki karşıtlık önemini yitirmiş ve araştırma alanları edebiyattan kültürel çalışmalara kaymıştır. Antony Easthope, kanona dâhil edilen metinlerle popüler metinlerin bir arada çalışılabilmesi için, bu yeni kültür çalışmaları alanının yeni, merkezsizleştirilmiş bir paradigmasının olması gerektiğini ileri sürer. Easthope, İngiliz kültürel çalışmaları, Yeni Tarihselcilik ve kültürel materyalizmi de kapsayan rekabet içindeki kuramların detaylı bir eleştirisi üzerinden, bu yeni çalışma alanının nasıl inşa edilmesi ve edilmemesi gerektiğini gösterir. Easthope’un kültürel çalışmaların sorunlarına, olasılıklarına ve politikalarına yönelik incelemeleri, genelde kaçınılan bir tartışma olan edebî değer sorunsalına temas eder. Burroughs’un Tarzan Maymun Adam’ının yanı sıra Conrad’ın Karanlığın Yüreği adlı romanına yönelik yaptığı bir okumada Easthope, yüksek kültür ve popüler kültür arasındaki karşıtlığın nasıl yapısöküme uğratılabileceğini de göstermiştir.

     

    276 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Thomas Bernhard

    AYIN DEMİRİ ALTINDA

    Çeviren: Arif Çağlar

    Kırmızı Kedi Yayınları

    Alman dilinde 20. yüzyılın ikinci yarısının en kışkırtıcı, en hadiseli edebiyatçılardan biri kuşkusuz Thomas Bernhard olmuştur. Çoğu okur, yorumcu ve eleştirmenin Berhard’ın hikâyeleri, romanları ve tiyatro oyunları yanında neredeyse geri plana ittiği şiirleri; onun  o çok özel dünyasına aittir.

    Tıpkı hikâye, roman ve oyunlarındaki kendini kolay kolay ele vermeyen özel dünyanın bir benzeri olarak; şiirlerinin kapalı yapısı aslında “tüm eserlerinin” nüvesini barındırıyor.

    Yalnızlık, melankoli ve terk edilmişlik duygusunun egemen olduğu şiirlerinde Bernhard demirin keskin soğukluğunu her kelimesinde hissettiriyor.

     

    96 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Amin Maalouf

    UYGARLIKLARIN BATIŞI

    Çeviren: Ali Berktay

    Yapı Kredi Yayınları

    Uygarlıkların Batışı, doğup büyüdüğü Lübnan’ın çokkültürlülüğünden beslenen ve bunun önemini her zaman dile getiren Amin Maalouf’un Ölümcül Kimlikler ve Çivisi Çıkmış Dünya ile başladığı düşünce serüveninde en karamsar durak. Buzdağını gördüğü halde ilerlemeye devam eden insanlık gemisi için bir taziye.

    Her ne kadar hâlâ süper güç olarak anılsa da ahlaki inandırıcılığını kaybetmekte olan Amerika; çağımızın en umut verici projelerinden biri olarak sınırları kaldırmayı amaçlayan, ancak bugün parçalanmanın eşiğine gelmiş Avrupa Birliği; umutsuzluğa kapılmış ve herkesin kendisinden nefret ettiği yanılsaması içinde dünyaya sırt çeviren Arap-Müslüman âlemi; yeni süper güç olma yolunda silahlanma da dahil her alanda büyük adımlarla birbirleriyle yarışan Çin, Hindistan, Rusya…

    Ve çağımızın yaşadığı muazzam teknolojik ilerlemenin büyüsü ardına saklanmış iklim felaketleri, etnik düşmanlıklar, kaybolmuş özgürlük hayali ve pusulasını yitirmiş insanlık.

     

    200 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Leopold Schefer

    GÜNEŞİN ALTINDA ÇARMIHA GERİLENLER

    BÖRKLÜCE MUSTAFA

    Çeviren: İlhami Yazgan, Ganime Gülmez

    Ceylan Yayınları

    “Bakın, bakın Bedreddin orada! Böre’nin kılıcı Bedreddin orada!” sözleri yankılanıyordu çevrede.

    Etrafa göz attığında; siyah, sevimli bir Arap atı üzerinde yükselen solgun, ciddi, çok lütufkâr, kılıçsız, hatta hançersiz olan bu sade adamı gördü. Bedreddin, atının dizginlerini bileklerine kadar salmış, sol eli çenesinde, parmaklarıyla sakallarını aşağıya doğru düşünceli bir şekilde sıvazlıyordu. Çok huzurlu görünüyordu.

    Dağın zirvesinden cezbedici bir manzara göründü. Hemen sağda; aşağıda tıpkı yeşil bir göl kıyısı gibi parıldıyordu İzmir Körfezi. Solda, uzakta fısıldayan kayınların arasından yansıyordu Efes’in enfes görünümü. Sonra deniz ve yine bir mavi gedik Sisam Adası’nın boşluğunda çıkıntı yapmıştı. Tam karşıda kızıla çalan kaya silsileleriyle Sakız Adası. Ve göğün mavisi kalp ve gözü aşırı derecede ferahlatıyor, insanı kendisine hayran bırakıyordu. Şişman, bütün bu güzelliği sadece tedirginlik içerisinde asık suratla izledi. Sesler duydu sonra, duydukları telaşlandırdı, dehşete düşürdü yine onu: “Bakın şimdi! Bizim Torlak da geliyor, bakın!”

     

    148 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    M.Yusuf Örnek

    İONNA KUÇURADİ’YE SEKSENİNCİ YAŞINDA

    Kuçuradi Felsefe ve İnsan Hakları Vakfı yayınları

    Biz, Hacettepe Felsefe Bölümü’nde 70li yıllarda okuyan öğrenciler, derslerine girdiğimiz hocalarımızın önemli bir kısmını kaybettik: Bilge Karasu, Füsun Akatlı, Sıtkı Erinç hayata veda edeli yıllar oldu. Onların anıları zihnimizde hep canlı duruyor. O yıllarda hepimizi bir araya getiren Hocamız İoanna Kuçuradi’nin 80. doğum günü kutlamasında yine birlikteydik. Hem onun felsefesiyle ilgili görüşlerimizi hem de ortak yaşantılarımızdan kesitleri dile getirdik ve sonra da bunları kitap yaptık. Değerli olan herşeyin çok hızlı bir şekilde tüketildiği günümüzde Hocamızla yaşadıklarımızın izleri de çabucak yitip gitmesin diye…

    72 s.

    İstanbul 2019

     

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Saniye Aydın, Feti Aydın

    KIRMIZI GÜL’ÜN DEFTERİ

    33 Düş Yolcusu’ndan Çağdaş Aydın anısına

    Ceylan Yayınları

    Sevgili yoldaşımız Çağdaş Aydın anısına ailesinin hazırladığı “Kırmızı Gül’ün Defteri”, Suruç şehitleri anısına hazırladığımız diğer kitaplar gibi bizim için çok anlamlı ve özel bir yerde duruyor. Çağdaş, sosyalist bir genç olarak yayınevimizin okurlarındandı, gönüllülerimizdendi. Yayınevimizin siz okurlarla buluşturduğu sevgili Kutsiye Bozoklar’ın yazıları O’na yol gösterdi. Ceylan Yayınları’nda emeği geçen birçok kişinin Çağdaş ile ortak yaşanmışlıkları oldu. Birlikte düşler kurduk, aynı sofraya oturduk, aynı halayda ellerimizi birleştirdik.

    Bu kitabı yayına hazırlarken, O’na duyduğumuz özlem kadar adaletin birgün yerine geleceğine olan inancımız da bize eşlik etti. Kırmızı Gül’ün Defteri’nin yanı sıra yayınevimizden 33 Düş Yolcusuna ve Suruç Katliamına ilişkin yayınlanan diğer kitaplarımızı da hatırlatmak istiyoruz: Mehmet Lütfü Özdemir’in “Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak”, Dilek Şeker’in “Cesur Babam İsmet Şeker”, Süleyman Özkan’ın “Adı Hogır’dı”, Arzu Demir’in “Kobane’ye Gitmek” ve Sultan Yıldız’ın “Kardeşlik İşçisi Cemil Yıldız”. Son sözümüz, Bruno Appitz’in “Kurtlar Arasında Çıplak” romanından olsun. “Anımsayan kimse kalmasa da biz varız anımsayan.” Hatırlamaya ve hatırlatmaya devam edeceğiz.

     

    257 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Gilbert Achcar

    MARKSİZM, ORYANTALİZM, KOZMOPOLİTANİZM

    Çeviren: Engin Abat

    Ayrıntı Yayınları

    Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm, Gilbert Achcar’ın çağımızı ve bilhassa Ortadoğu coğrafyasını yakından ilgilendiren konuları Marksist bir perspektiften inceleyen son eserlerinden birisidir. Achcar, din olgusunun yeniden dünya gündemine oturmasını karşılaştırmalı bir din sosyolojisi içinde kalarak, Hıristiyan Kurtuluş Teolojisi ve İslami köktendincilik bağlamında ele alıyor. Tarihsel ve güncel okumaları harmanlayan bu değerlendirmede din olgusu özcü bir yaklaşıma ödün vermeden tartışılıyor. Edward Said’in Oryantalizm’i bağlamında yazar, Said’deki Marx eleştirilerine karşı eleştirilerle cevap vererek Marksizmin temel olarak da Marx’ın radikal özcülük eleştirisini gözler önüne sermektedir. Achcar, Oryantalizm tartışmalarını hem kişiler (Francois Burgat, Oliver Carré, Oliver Roy) hem de tarihsel olaylar üzerinden okuyarak sadece bu alandaki dönüşümü değil, aynı zamanda entelektüelin dönüşümünü, sınırlarını, güç ilişkilerindeki konumlanmalarını da hesaba katmaktadır. Yazar, kozmopolitanizme dair yaptığı analizde de, Marx’ın düşünsel gelişimindeki kopuşlara, gerilimlere odaklanarak konuya yaklaşmakta ve günümüzde devam eden bu sorunlara dair eleştirel bakış açıları sunmaktadır. Kozmopolitanizm denince ne anlaşılmaktadır? Enternasyonalizm ile kozmopolitanizm arasında nasıl bir ilişki vardır? En güncel sorunlarımızdan olan göçmenlik ve küreselleşme hakkında bu iki yaklaşım temel olarak ne söyler? Türkiyeli okurların aşina olduğu Gilbert Achcar, bu eseriyle bir entelektüel titizlik örneği sunmaktadır…

     

    176 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    Guy de Maupassant

    PARİSLİ BİR BURJUVANIN PAZAR GEZİLERİ

    Çeviren: Gülşah Ercenk

    1984 Yayınları

    Gustave Flaubert’in “Halefim” dediği Guy de Maupassant’ın erken dönem yapıtlarından biri olan bu kitabın başkahramanı Mösyö Patissot, ‘küçük burjuva’nın ironik bir karikatürü niteliğindedir. Sergilediği ‘düzen adamı’
    tavırları, kaygıları, bitmek bilmeyen sakarlıkları, ‘kendiliğinden’ komik hareketleri ve dünyayı algılayışındaki sakatlıklarla Patissot karakteri, okura dönem burjuvasının başarılı bir portesini sunuyor.

    88 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Atilla Birkiye

    ŞEHİRLERARASI ARZU

    Özgür Yayınları

    “Dönüşte daha önce gittiğimiz Montepulciano sergisi. Kalenin içinde, kentin tepesinde. Resimleri çok etkileyici, bir-iki bronz heykeli de var. Birden bir üslup değişimi, çağdaş bir ressam, mitolojik konuları ele almış ama çok farklı bir bakış açısı, resmetme var; anlatmak zor, sanki Freud’u yalayıp yutmuş, Oidipus, Elektra falan, şaşırtıcı. Yine koca bir meydan yine bir kilise yine bir konser hazırlığı; sonrasında günsonu yorgunluk artık yeşil vadiye bakan bir lokantanın terasında akşam güneşi iniyor kırmızı şarapla.”

    176 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ