Yeni Çıkanlar | 21 Mayıs 2019

Yeni Çıkanlar | 21 Mayıs 2019

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Sergio Chejfec

BENİM İKİ DÜNYAM

Çeviren:Bülent Kale

Jaguar Kitap

“Arjantinli büyük yazar Chejfec, şüphesiz ki daha çok bilinmeyi hak ediyor. Benim İki Dünyam, geleceğin romanına giden yolun taşlarını döşüyor.”

  • Enrique Vila-Matas

Benim İki Dünyam’ın elli yaşındaki yazar anlatıcısı, bir edebiyat konferansına katılmak için Brezilya’ya gider; fakat yazar için önemli olan konferans değil, şehirde yaptığı yürüyüşlerdir. İsimsiz yazar, neresi olduğunu bilmediğimiz bir şehirde haritadan rastgele ”büyük, yeşil bir lekeye benzeyen park”ı seçer ve bu noktaya ulaşana dek amaçsızca ilerler. Zamanla, zihninin kendi içinde yaptığı bir gezintiye dönüşen bu yürüyüşlerin her adımında/cümlesinde, kendi benliğinin iki farklı dünyadan oluştuğunu keşfeder. İçinde küçük bir gölü barındıran parktaki “göl saatleri”nde somut ile soyutun, gerçek ile hayalin, yaşanılan ile yazılan dünyanın sınırları biraz daha belirginleşir.

Metafizik düşüncenin kendi kurgusunu oluşturduğu ve Latin Amerika edebiyatının dinamizmini metafizik bir alana taşımasıyla tüm dünyada dikkatleri üzerine çeken Benim İki Dünyam, Bülent Kale’nin İspanyolca aslından çevirisi ve Enrique Vila-Matas’ın önsözüyle…

120 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Paul Klee

ANLAŞILMAM BU DÜNYADA ASLA

Çeviren:Akın Ar, H. Ali Sözen

Ve Yayınevi

Akın Art ile H. Ali Sözen’in Almancadan çevirdiği, çeviri editörlüğünü Melih Levi’nin yaptığıAnlaşılamam Bu Dünyada Aslaile Paul Klee’nin şiirleri Türkiyeli okurla ilk kez buluşuyor.

Aylin Antmen ile Kenan Yücel’in birlikte yayıma hazırladığı kitapta, Antonin Artaud’nun Klee’yi anlatan yazısı, Melih Levi’nin önsözü, Akın Art ile H. Ali Sözen’in çeviri sürecini anlattıkları bir yazı ile Felix Klee’nin sonsözü de yer alıyor. Şiirlere Klee’nin resimleri eşlik ediyor.

Resimleriyle şiiri etkileyen, ülkemizde özellikle İkinci Yeni şairlerinin açık ya da örtülü göndermelerde bulunduğu Paul Klee’nin şiirleri, şiirsel tadının yanı sıra, bir entelektüelin düşünsel serüvenini bizlere göstermesi açısından da keyifli. Şiirlerde zaman zaman bilim alanındaki gelişmelere ve farklı sanat dallarına yapılan göndermelere rastlıyoruz. Ancak en çok dikkat çeken sorunsallar ontoloji ve teoloji alanına ait. Şiirlerde tanrı ve ‘tanrılık’ konusunda pek çok provokatif önermeye rastlamak mümkün.

Şimdi, “Sanat görünür olanı yansıtmaz, sanat görünür kılar.” diyen Klee’nin şiirleriyle tanışma vakti!

“Bu şiirler Wittgenstein’ın sonradan keşfettiği dilin tasvir etme değil, yapma, hayata geçirme potansiyelini vurguluyor. Her tasvir aynı zamanda bir değer biçme eylemini, her isimlendirme ve konumlandırma yalnızca görüleni değil, görülebilir olanı, göze çarpmaya hazır olanı ve içinde bulunduğu ilişkiler yordamıyla görünürlük kazananı ortaya koyuyor.

Şair kim, dünyada ne görüyor, dünyayı nasıl algılıyor gibi sorulardan uzaklaşıp dünya hangi şartlar altında görünür bir hâl alıyor ve görünürlük algıda ne tür duyarlılıklar yaratıyor gibi sorulara yönelmek Klee’nin şiirlerini daha iyi anlamamıza olanak sağlayacaktır.” (Melih Levi, kitaptaki Önsöz’den)

“Paul Klee’de,
dünyanın nesneleri
düzene kavuşur, –
görülüyor ki o sadece
onların yazdırdıklarını kâğıda geçiyor.
Düzenlenişini imgelerin
formların
buradan çizilecek sonuçlarla
sabitlenmesi ve dengelenmesi düşüncelerin
tümevarımı, tümdengelimi görüntülerin,
ve düzenlenişi görüntülerin
saklı hissi arayışı
akıldaki imgelerin aydınlanışı –
bunun gibi şeyler, bence, sanatıdır onun.” (Antonin Artaud)

72 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Mustafa K. Erdemol

KİTAP KOKUSU

Can Yayınları

Deneyimli gazeteci Mustafa K. Erdemol daha çocukluğunda kokusuna kapılmış kitapların. Büyüdükçe de dört yanını sarmış bu koku, koyu bir okuma tutkusuyla her fırsatta kitapların dünyasına eğilmiş. İyi okur olmanın peşinde, yıllar boyunca tuttuğu notların, biriktirdiği tarihî anekdotların, bizzat kendi tatlı hatıralarının kendine has karışımlarından mürekkep denemeler yer alıyor Kitap Kokusu’nda.

Bir nevi kırkambar: Türk ve dünya tarihinden, Doğu ve Batı kültüründen, zamanın farklı noktalarından hepimizin aşina olduğu ya da bazılarımızı şaşırtacak pek çok detay akıp gidiyor sayfalarda. Anlık bir kokunun cezbettiği, aşçıları olduğu kadar oburları da doyuracak, mutlu edecek bir kitap.

Yazılı kâğıdın neden güzel koktuğunu, o kâğıdı koklamış olmanın bana neden zevk verdiğini hâlâ bilmiyorum. Ama bunun bir bağımlılık olduğunukabul ediyorum. Matbaa, mürekkep, kâğıt kokusunu sevmenin ne olduğunu herkes anlamayabilir.

320 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Gülay Yeşilipek

SOSYOLOJİK BAKIŞ

İnsancıl Yayınları

İnsancıl’a Bakış
Cengiz Gündoğdu’nun Aretesi… onbeş yıllık İnsancıl sürcenini bana kattığı temel değerlerin bir göstergesidir.

Görüşler ve Denemeler
Başka Bir Toplum Mümkün…yaşamı var eden insan emeğine saygımı vurgulamak için yazdım.

Kadına Bakış
Flora Tristan ve Vavien-Kadının Mülksüzleştirilmesi…yazılarımda iki farkı kadın tipini göstermeye çalıştım.

Edebiyata Sosyolojik Bakış
Toplumbilimcilerin ve eleştirmenlerin edebiyat yapıtlarına toplumsal bakışlarını göstermeye çalıştım.

Edebiyata Sosyo-Politik ve Ekonomi-Politik Bakış
Edebiyat yapıtlarının bize aynı zamanda o dönemin sosyo-politik-ekonomik şartlarını da gösterdiğiğni ortaya koymaya çalıştım.

Yazarlara Bakış
Sabiha Sertel, Suat Derviş, Pınar Selek… bu üç kadın, düşündükleri ve yazdıkları için çok ağır bedeller ödediler.

278 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Kolektif

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KONUŞMALAR

İndigo Kitap

Savaş çağrılarından ateşkeslere, özgürlük isyanlarından ilham kaynağı sözlere, kutlamalardan anmalara kadar birçok konuşmayı derleyen bu merak uyandıran antoloji, önemli figürlerin seslerini tarihsel bağlamda bir araya getiriyor.

Earl Spencer’ın Galler Prensesi olan kızı Diana’nın cenazesinde “Modern çağın en talihsiz kadını” dediği konuşması, Nikita Kruşçev’in 1956’daki “Gizli Söylev”i, Kevin Rudd’ın Avustralya’da kötü muamele gören Aborjinler için yaptığı tarihi savunması, Barack Obama’nın ABD başkanlık seçimlerindeki ilk zafer konuşması, Malala Yusufzay’ın BM Gençlik Meclisindeki eğitime destek çağrısı, İndira Gandi’nin kadın eğitiminin önemine dair görüşleri, Al Gore’un BM Bali İklim Değişikliği Konferansı’ndaki konuşması…

Bunların yanı sıra, Martin Luther King’in “Bir hayalim var” ve “Vaat edilmiş toprakları gördüm” konuşmaları ile Nelson Mandela’nın coşkulu söylevleri de dâhil olmak üzere, modern dünyayı şekillendirmiş olan 50’nin üzerinde önemli tarihi figürün ilham veren konuşmaları bir araya geliyor. Her konuşmacının biyografisi ile konuşmasının önemi ve sonuçlarına yer verilen bu kitabı, dünya tarihinin sürükleyici bir özeti olarak okuyacaksınız.

366 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Kolektif

TURHAN SELÇUK RETROSPEKTİFİ

Yapı Kredi Yayınları-Sanat Kitapları

Türk karikatür sanatının modernleşme dönemi öncülerinden Turhan Selçuk’un yapıtlarını geçmişten günümüze bütün dönemleriyle gösteren katalog Semih Poroy, Behiç Ak, Füruzan, İlhan Selçuk yazılarıyla açılıyor. 1940’larda başlayıp 2000’li yıllara dek Turhan Selçuk’un yetmiş yıllık sanat yaşamının bütün dönemlerinden en seçkin çizgileri anlamlı bir biçimde bir araya getiren katalogda sanatçının 400 civarında orijinal eserinin yanı sıra, karikatür ve mizah dergileri, Abdülcanbaz kitapları ve afişleri, Nasrettin Hoca hatıra parası, posta pulu, kapak resimlerini çizdiği kitaplar gibi birbirinden ilginç koleksiyon parçaları görülüyor.

Turhan Selçuk’un “Halkını seven her dürüst ve namuslu kişide az çok Abdülcanbaz’lık vardır” diye tanımladığı Abdülcanbaz ve macera arkadaşları da kataloğun özel bölümünde meraklılarıyla buluşuyor. Kardeşi İlhan Selçuk’un “Turhan’da zaman korkusu kalmadı… Zaman, artık Turhan’a çalışıyor” dediği Turhan Selçuk, çizgiyi sadeleştiren, mizahı derinleştiren, siyasal-toplumsal eleştiriyi evrensel-bilimsel bir düşünceyle birleştiren, zamanın kokusunu duymuş, “Türkiye’nin ruhu”na nüfuz etmiş büyük bir sanatçıydı. Bu katalogda onun eşsiz dünyasına tanıklık etmek, sadece geçmişin çelişkilerini değil, bugünü ve yarını da özel bir üslupla, özgün bir bakışla yeniden kavramak, duymak mümkün. Yaşar Kemal’in “Turhan Selçuk yüzyılımızın olağanüstü bir macerasıdır” sözünü göz önüne çıkaran, yaşadığımız günleri tarihle yüzleştiren katalog büyük bir Türkiye resmi çiziyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat, “Turhan Selçuk Retrospektifi” sergisine ev sahipliği yapıyor. Türk karikatür sanatının modernleşme dönemi öncülerinden Turhan Selçuk’un yapıtlarını geçmişten günümüze bütün dönemleriyle gösteren sergi, 17 Mayıs – 9 Ağustos 2019 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat binasında gezilebilir.

272 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Onat Kutlar

GÜNDEMDEKİ KONU

Yapı Kredi Yayınları

Türk edebiyatında 1950 kuşağının önemli temsilcilerinden Onat Kutlar, sadece öykücülüğü ile sınırlı kalmamış, şair, sinemacı, çevirmen, kültür insanı kimliğiyle de sürekli üretken olmuştur.

Gündemdeki Sanatçı kitabıyla bir arada değerlendirilebilecek Gündemdeki Konu, Kutlar’ın Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan, ağırlıklı olarak medya, sinema temalı olmakla birlikte toplumsal meselelere doğru genişleyen, güncel nabzı tutan, eleştirel denemelerinden oluşuyor.

Yazıldığı dönemden günümüze, aradan geçen çeyrek yüzyıla bakılarak Türkiye’nin toplum-siyasetçi-aydın-medya çemberinde düştüğü kısırdöngüyü sorgulatacak türden, pek çoğu ironi merceğiyle okunabilecek makaleler.

Neyi arıyoruz gazetede?

Bizi acıtsa, kanatsa, karamsarlığa yöneltse bile gerçeği mi, yoksa bizi avutacak, rehavete salacak, ya da mış gibilerimizi okşayacak yumuşak bir kâğıt mendil mi?

Hani ne bebek kakasını, ne kanı, ne de alın terini hiç göstermeyen şık, güvenli ve zararsız, hijyenik kâğıtlardan birini mi?

“Onat, çağdaş Türkiye’nin bir ‘önsöz’üdür; çünkü sanatın, yazının, uygarlığın ‘sonsöz’ü yoktur… Onat yaşarken diriydi, öldükten sonra da diri kalacak.”

– İlhan Selçuk –

136 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Duygu Asena

ZAMANA DEĞEN SORULAR

Doğan Kitap

Türkiye’de kadın hakları konusunda yazarak, gazetecilik yaparak, bu konuya ömrünü adayarak hayata veda eden Duygu Asena, Zamana Değen Sorular’da da misyonunu sürdürüyor. Sadece iyi söyleşiler yapmakla kalmıyor, toplumda rol model olmuş kişilere, kadın-erkek eşitliği konusunda sorduklarıyla, aldığı aklına yatmayan kimi cevaplara yaptığı itirazlarla kadınlık bilgimize bugün bile büyük katkılar sağlıyor. Özetle, şahane bir kitap elinizde tuttuğunuz. Bitirdiğinizde, hayata ve insana dair birkaç roman okumuş gibi hissedeceğinizi garanti ederim.

– Filiz Aygündüz

Zamana Değen Sorular, Duygu Asena’nın 1980’li yıllarda çeşitli gazetelerde yayımlanmış röportajlarından birderleme… O dönemin Türkiyesi’nin siyaset, sanat,edebiyat, eğlence ve spor dünyasının en renkli isimleriyle yapılmış bu röportajlar, bir zamanlar neler yapıyorduk, neleri merak edip nelere şaşırıyorduk, bunlarıhatırlamak için de çok değerli bir belge niteliği taşıyor.

296 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Nejat İşler

BEN HEP SENİN YANINDAYIM

Mundi Yayınları

Gözlerimi kapadım, seni düşledim. yan koltuğumda oturuyordun. elinde bi kitap vardı. göz göze geldik, “masal okuyorum, iyi geliyor,” dedin. yanıma kitap almayı unutmuşum. sıkıntımı anladın, kitabı bana uzattın. “al, okumaya başla, iyi gelecek.” teşekkür edip aldım kitabı elime. tam ilk sayfayı çevirecekken uçağın güvenlik anonsu düşlerimden uyandırdı beni. gözümü açtığımda, hostes kılığına bürünmüş dünyanın en güzel kadını, portakal suyu uzattı, çapkın bi göz kırpış eşliğinde.

“Buyrun nejat bey.”
“Teşekkür ederim.”

Bardaktan bi yudum aldım. havai fişekler patladı içimde. votka portakal! tekrar kapattım gözümü, düşümde seni görmek için. kitabı geri verecektim, yoktun. kitabın kapağına baktım:

Ben Hep Senin Yanındaydım.

Masallara daldım…

160 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sevilay Ulaş

LÜKS MARKA SADAKATİ VE SOSYAL MEDYA

Nobel Bilimsel Eserler

Bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim, interneti kullanımda da hızlı bir değişimi beraberinde getirmiş; giderek önem kazanan internet tabanlı uygulamalar, marka iletişim süreçlerinde hızla yer edinmiştir.

Doğası gereği farklı dinamikleri bünyesinde barındıran lüks markaların da marka sadakati yaratma ve sürdürmede sosyal medya araç ve ortamlarındaki uygulamaları ile bu yeni iletişim ortamlara eklemlendiği görülmektedir. Günümüzde yaşanan yoğun rekabet ortamında, lüks markaların markalarına duyulan sadakati sürdürmede sosyal medya ortamlarında gerçekleştirdikleri uygulamalar giderek önem kazanmaktadır.

Lüks marka sadakati ve sosyal medya uygulamalarına yönelik konuların yer aldığı bu eser, lüks marka kavram ve kapsamından başlayarak, lüks marka iletişim süreci, sosyal medya araç ve ortamları ile lüks marka sadakati ve sosyal medya çalışmalarını detaylı bir şekilde kapsamaktadır. Söz konusu eserin ilgili akademik çalışma alanlarının yanı sıra öğrencilere, profesyonel yaşamda da ilgili konuların uygulayıcılarına rehber olabileceği ön görüsü ile faydalı olabilmesi amaçlanmaktadır.

224 s.

Ankara 2019

Senem Eke Yıldız

PSİKODİYET

Bir Grup Terapi Hikayesi

H2o Kitap

Yeme bozukluğu olan ve birbirini tanımayan 8 kişi, 10 hafta sürecek olan psikodrama grup terapisine alınırlar. Psikodrama sıradan grup terapilerinden çok farklı bir yöntemdir: Grup üyeleri son derece etkin ve katılımcı olmaya davet edilir, bu konuda cesaretlendirilip eyleme yönlendirilirler yani kendi rollerini oynamaya. Ancak bu sahnenin kuralları vardır grup üyelerinin kendilerinin belirlediği: Önyargısız olmak, eleştirmemek, yorum yapmamak, yaşantılara saygı duymak, birbirini sınırsız kabul etmek, sürekli destek olmak.

Psikodrama grup terapisine katılanlar her seans öncesi ayrıca beslenme eğitimi alırlar. Deneyimledikleri bu süreçte onlara iki uzman eşlik etmektedir: Bir psikolog ve bir diyetisyen. Dolayısıyla bu, 8+2 kişilik bir grup terapisi yolculuğu olacaktır!

Katılımcılar bu yolculuk sırasında yiyeceklerle kurdukları sağlıksız ilişkilerin kaynağını keşfedecekler ve aynı zamanda birbirlerine ayna tutup iyileşmenin yeni yollarını arayacaklar. Yeme bozukluğu aslında ilişki kurma bozukluğu olduğundan grup içinde sağlıklı ilişkiler kurmayı deneyimleyecek, herkesin sonunu merak ettiği heyecanlı bir hikâyeyi yaşayacaklar.

Uygulanan program boyunca hem psikologun iç sesini işitecek hem de diyetisyenin kaygılarını duyacaksınız.Kitaptaki karakterler hayali olsa da yaşantılar tamamen gerçektir.

192 s.

İstanbul 2019

KİTABI ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR