• Yokluk intiharının ardından: Ben ölürsem onlar da ölecek’ demişti

    İstanbul Fatih’te dört kardeşin siyanür içerek intihar ettiğin olayın ardından ailenin geçim sıkıntısı çektiği ortaya çıkarken, aile dostları, “Yeşil kart çıkartsınlar diye çok söyledik ama kabul etmediler. Onlar onurlu insanlardı” diye konuştu.

    Dört kardeşin siyanürlü intiharında yeni bulgu!

    İstanbul’un Fatih ilçesinde, kapısına ‘Dikkat siyanür var’ yazılı not astıkları evlerinde ölü bulunan dört kardeşe yapılan ön otopside, kardeşlerin siyanürden dolayı zehirlendikleri ortaya çıktı.

    15 yıldır aynı evde oturdukları söylenen, yaşları 45 ile 60 arasındaki kardeşlerin oturduğu binanın altında bir bakkal dükkânı işleten Yusuf Deniz BBC Türkçe’ye, kardeşlerin 15 yıldır kendilerinden alışveriş yaptığını, son zamanlarda da maddi sıkıntı yaşadıklarını söyledi.

    Yusuf Deniz:  “Her gün 6-7 tane ekmek alıyorlardı. Bazen 10 tane aldıkları bile oluyordu. 2.260 lira veresiye borçları vardı.”

    “Her gün 6-7 tane ekmek alıyorlardı”

    Deniz, evlerinde ölü bulunan kardeşlerden Oya Yetişkin’in kendisinden veresiye ile alışveriş yaptığını, genellikle ayın başında borçlarını ödediklerini, ancak birkaç aydır ödeme yapamadıklarını belirtti.

    “Cuma günü bana borcunu ödeyecekti, ödeyemedi, dedi ki ‘Maaşıma haciz koymuşlar.’ Pazartesi günü alışveriş yaptığında ertesi gün bana para vereceğini söyledi. Gelen giden olmayınca biz de merak ettik, telefonu açmayınca şüphelendik, çıktık baktık, sonra da polisi aradık” diye konuştu.

    Dün gece saat 23.00 sıralarında adrese giden ekipler, özel kıyafetler giyip, maske takarak girdikleri evde, 48 yaşındaki Cüneyt Yetişkin, 54 yaşındaki Oya Yetişkin, 56 yaşındaki Yaşar Yetişkin 60 yaşındaki Kamuran Yetişkin’in cansız bedenlerini bulmuştu. Cesetlerde yoğun siyanür kokusu olduğu bildirilmişti.

    Bakanlık yetkilileri: Bir yardım talebi ya da kaydı görünmüyor

    Olay yerine gelen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri, şimdiye kadar ulaştıkları verilere dayanarak, BBC Türkçe’ye dört kardeşin adına oluşturulmuş herhangi bir sosyal yardım talebine ya da kaydına rastlanmadığını söyledi.

    Bakanlık yetkilileri, dört kardeşin yaklaşık üç yıl önce hayatını kaybeden annelerinden kalan yüklü miktar bir borcu ödemeye çalıştıklarını bildirdi.

    Oya Yetişkin’in Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde model olarak çalıştığı, Yaşar Yetişkin’in motorlu kuryelik yaptığı ve kısa süreli işlerde çalıştığı öğrenildi. Kardeşlerden diğer ikisinin çalışmadığı, Cüneyt Yetişkin’in ise sara hastası olduğu belirtildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Kazım Akşahin de şu ana kadar toplanılan bilgilere dayanarak hayatını kaybeden kardeşlerin İBB’den herhangi bir sosyal yardım almadıklarını aktardı.

    Serpil Alkan: Tüm ailenin ekonomik yükünü Oya taşıyordu, ancak yetişemiyordu. İş yerinde de sıkıntıları vardı”

    Dairenin kapısı da elektriği de mühürlenmişti

    Sputnik’ten Atilla Güner’in haberine göre İstanbul Fatih’te 48, 54, 56 ve 60 yaşlarındaki dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Geçim sıkıntısı çeken, elektrik borcunu ödeyemeyen, bankalara borçlu olan kardeşlerin hikayesini, aile dostları Serpil Alkan canlı yayında anlattı:

    Komşuların birbirini çok yakından tanımadığı, bazı dairelerin ofis olarak da kullanıldığı anlaşılan binanın birinci katında dört kardeşin yaşadığı dairenin kapısı olay yeri inceleme ekiplerinin ayrılmasının ardından mühürlendi.

    Serpil Alkan, “Uzun süredir annelerinden kalan borcu ödemeye çalışıyorlardı, tüm ailenin ekonomik yükünü Oya taşıyordu, ancak yetişemiyordu. İş yerinde de sıkıntıları vardı… Daha önce devletten sosyal yardım talebinde bulunmalarını tavsiye ettiğini ancak arkadaşlarının sosyal yardımı kabul etmediklerini söyledi. “Diyecek kelime bulamıyorum, böyle bir şey olmaması lazımdı. Yeşil kart alalım diyordum. İstemiyorlardı. Aç dolaşıyorlardı ama yardım istemediler.”

    ‘BEN ÖLÜRSEM ONLARI DA ÖLDÜRÜRÜM’ DEMİŞTİ BİR SENE EVVEL’

    Oya Yetişkin’in, Mimar Sinan Okulu’nda modellik yaptığını söyleyen Alkan, gözyaşlarına hakim olamadığı konuşmasına şöyle devam etti:

    “Annesi vefat ettikten sonra bayağı bir borçlanmıştı. Annesinin de borçları vardı. ‘Kredi çektim Serpil. Ama bayağı bir ödedim, 3-4 sene kaldı emekliliğime’ demişti. Durumları çok kötüydü. Kız kardeşi bayağı bir kiloluydu, 130 kilo falandı. Abla kardeş bunlar devamlı depresyon ilacı içiyorlardı. İnsanlardan nefret ediyorlardı. En son konuştuğumuzda, ‘İnsanlar çok hain Serpil, insanlardan nefret ediyorum. Hayvanlar daha iyi. Keşke benim kardeşim sen olsaydın’ demişti. Oya, ‘Ben ölsem bu kardeşlerim ne yapar? Abim çalışmıyor, kardeşlerim de öyle. Ben ölürsem onlar da ölecek’ demişti bir sene evvel. Yani böyle bir şey tasarlandığının jetonu sonradan düştü bana. ‘Ben ölürsem onları da öldürürüm’ demişti bir sene evvel. ‘Günah, bunların ne günahı var? Öleceksen bunları neden götürüyorsun? ‘dedim. Kızdım hatta ona yapma öyle şeyler dedim. Ev sahibi çıkarmak istiyordu, kirayı artırmışlar. Bir ekmeğe bile muhtaç durumdalardı. Ben elimden gelen her şeyi yapıyordum. En son dün duydum 600 lira elektrik parası gelmiş, kesmişler. Çok acı bir şey.”