• BIST 103.561
  • Altın 194,917
  • Dolar 4,6767
  • Euro 5,4847
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 29 °C

Almanya’da 'Ayşe öğretmen' eylemi

Almanya’da 'Ayşe öğretmen' eylemi
Doğu ve Güneydoğu'daki sokağa çıkma yasakları döneminde Beyaz Show'a bağlanarak "Çocuklar ölmesin" dediği için 'terör örgütü propagandası yaptığı' iddiasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan öğretmen Ayşe Çelik için Almanya’da eylem yapıldı.

 Işın Toymaz - Almanya

Geçen hafta cuma günü 6 aylık kızı ile birlikte Diyarbakır E tipi Cezaevi'ne konulan Ayşe Öğretmen için Stuttgart Sanatçılar Dayanışma Platformu, şehir merkezinde bir gösteri yaptı.

Ünlü karikatürist ve grafiker Erdoğan Karayel ile opera sanatçısı Ahmet Gül’ün çağrısı ile Stuttgart kentinin en işlek çarşısı olan Königstrasse üzerinde toplanan Türk sanatçılar ve sanat dostları, Ayşe öğretmen başta olmak üzere tutuklu akademisyenler, gazeteciler için Türkçe ve Almanca bildiri okuyarak, özgürlük talep ettiler, “Çocuklar Ölmesin” sloganını Almanca attılar.

AYŞE ÖĞRETMEN EYLEMLERİ FARKLI KENTLERDE DE DEVAM EDECEK
Türk Halk Müziği sanatçısı Şirin Üstün ve opera sanatçısı Ahmet Gül ABC’ye yaptıkları özel açıklamalarda Türkiye’de toplumsal çürüme yaşandığına ve halkın tepkisiz bir topluma dönüştüğüne işaret ettiler.

Ahmet Gül açıklamasında ”Bu yola sanatçılar olarak çıktık. Ayşe öğretmen elbette sembolik. Sorun Ayşe öğretmeni çoktan aşmış durumda. ‘Ben barış istiyorum, çocuklar ölmesin’ deme hakkına herkes sahip. Bunu söylediğiniz için PKK’ya mensup olmakla suçlanmanız ise asla kabul edilemez. Bizler periyodik olarak başka şehirlerde de muhalif sese baskıyı ve insan hakları ihlallerini protesto etmeye devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

eylem-002.jpg

“HAKSIZLIĞA UĞRAYANALRIN AVRUPA’DAKİ SESİYİZ”
Şirin Üstün ise Ayşe öğretmene umut olmak için Avrupa’da eylem başlattıklarını söyledi. Üstün “Bu hukuksuzluğa ve haksızlığa karşı duruyoruz. Bizler makul insanların itirazlarının Avrupa’daki sesi olmak istiyoruz. Hapishaneler bebekler ve çocukların, gazetecilerin, muhaliflerin hapishanesine dönüşmüş. Biz nasıl burada hak ve özgürlüklerden yararlanıyorsak, Türkiye’deki insanımızın da özgür olmasını, ülkemizin rahat ve huzurlu olmasını istiyoruz. Devletimiz 80 milyon insanı ayrım yapmadan kucaklamalı. Bizler burada umut olmak için el veriyoruz, Ayşe öğretmen ve bebeğine ve onların nezdinde haksızlık ve adaletsizliğe uğrayanlara sahip çıkıyoruz” dedi.

ahmet-gul---erdogan-karayel.jpg

AYŞE ÖĞRETMENİ PARMAKLIKLARIN ÖNÜNDE ÇİZDİ
Kucağında bebeğiyle Ayşe Öğretmen’in resmini, parmaklıkların arkasında değil önünde çizen ve afişe dönüştüren sanatçı Erdoğan Karayel eylemde yaptığı konuşmada öğretmen Ayşe Çelik’in en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşacağına inandığını söyledi. Karayel, “Ayşe öğretmen ve bebeğinin yeri asla parmaklıkların arkası değil” dedi.

Öte yandan gösteride Türk sanatçılar Şirin Üstün ve Ahmet Gül, Stuttgart eyleminde ise şu bildiriyi okudular:

“ÇÜRÜMEMİŞ OLSAYDIK SESSİZ KALIR MIYDIK?”
“Analara, annelere, kadınlara, vicdanlara sesleniyoruz!

Çocuklar ölmesin” diyen bir insana hapis cezası vermek. Bu cezayı toplumun normal bir şeymiş gibi karşılaması ve kayda değer bir tepkinin ortaya çıkmaması. Bütün bunlar ülkemizin, bir toplumun hassasiyetini, vicdanını, insanlığını kaybettiğinin, çürüdüğünün göstergesi değil de ne?

Ayşe öğretmen ne demiş? “Çocuklar ölmesin.” Ne yapacağız? “Çocukların ölmesi normal” mi diyeceğiz? Bütün bu ölümlere, yıkımlara böyle mi bakacağız? Her gün asker, polis, kadın, çocuk, bebek, ağaç, kuşların ölüm haberi geliyor. Bu ölümleri o kadar kanıksadık ki artık doğru düzgün haber bile olmuyor. Yıllardır gariban, yoksul ailelerin çocukları birer birer ölüme gönderiliyor.

Diğer taraftan eğitim çökmüş, hukuk yerle yeksan ölmüş, ekonomi can çekişiyor 40 milyona yakın insan yoksulluk sınırında yaşıyor. Şehirler bir gecekondu çöplüğüne dönmüş. Kabadayılık ülkenin tek geçer kültürü haline gelmiş.

Bilimde, sanatta, teknolojide dünyanın fersah fersah gerisinde kalmışız.

Bütün bunları dert etmeden, bir çıkış yolu aramadan yaşayıp gitmek çürüme değil de ne? Eğer toplum olarak çürümemiş olsaydık her gün asker, polis, kadın, genç, bebeklerin ölümünü bu kadar normal karşılar mıydık?

Eğer çürümemiş olsaydık sırf  “Çocuklar ölmesin” dediği için altı aylık bebeği ile bir kadının hapse atılacak olmasına bu kadar sessiz kalabilir miydik?

Eğer çürümemiş olsaydık insanlara, sokakta çırılçıplak soyularak işkence yapılmasına ve işkence fotoğraflarının pervasızca yayınlanmasına bu kadar duyarsız olabilir miydik?

Eğer çürümemiş olsaydık çocuklarımızın geleceğini, yaşamını yok eden eğitim sistemindeki bu yıkım karşısında sessizliğimizi koruyabilir miydik?

Çürüdük ve toprağımızı da çürüttük!!!!

Çocukların ölmesinin normalmış gibi görülüyor olması.

Yani yaşadığımız bu berbat hayatın kaderimiz olduğu, insan gibi bir yaşama kavuşmamızın hayal olduğu, iyi, huzurlu, kimsenin öldürülmediği, değerleri, hassasiyetleri olan bir ülke olmanın imkansız olduğu fikri giderek toplumda yer ediyor.

Öğrenilmiş çaresizlik bütün ülkeyi teslim alıyor.

“DAHA İYİ BİR YAŞAM MÜMKÜN”
Hayır böyle bir yaşam olmaz, daha iyi bir yaşam var. Çocukların ölmediği, sorunların konuşarak çözüldüğü, herkesin özgür, eşit olduğu, hukukun herkesin hakkını teslim ettiği bir yaşam mümkün.

Hak ve özgürlükleri, iş ve ekmekleri elinden alınan, tecavüze, tacize, şiddete uğrayan, emeği çalınan, gaspedilen, gözaltında, evde, sokakta katledilen, ezilen herkes için bugün bir aradayız. Biliyoruz ki; faşizme karşı mücadele etme reflekslerini yitirmiş bir toplumda, solun olmadığı bu koşullarda atılan her adımı az göreceğiz.

“BERKİNLER, ÖZGECANLAR İÇİN MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Yoluna baş koyduğumuz ülkemiz tutuklu tüm milletvekilleri için, referandumda çalınan hayatlarımız için, Ayşe Öğretmen ve bebeği için, Kalbimizde uyuyan gül yüzlü çocuklarımız Berkin'ler, Ali İsmail Korkmaz'lar için, Van'daki Muharrem bebek için, Dilek Doğan için, Özgecan Aslan için, Soma’daki 301 işçi yoldaşlarımız için, atanmayı bekleyen öğretmen Hasan Songur, Cumhuriyetin mirası Şeker fabrikaları, tecavüz edilen bebeklerimiz , hayvanlar için, çiğnenen anneler,  daha nice toprağa düşen yoldaşlarımız için, Türkçesiz konuşmalar, ilimsiz alimler için, kesilen zeytin ağaçlarımız, kirlenen toprağımız için, kirlenen bugünlerimizi aydınlık yarınlara çevirmek için  tüm dünya kadınlarını direnişe , mücadeleye çağırıyoruz.“

Almanya’daki Ayşe Öğretmen eylemlerine farklı kentlerde ünlü isimler ve siyasetçilerin de destek vermesi bekleniyor.

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)