unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Askerlerden Binali Yıldırım'a sert sözler

Birçok kumpas davasıyla cezaevine gönderilen ve TSK ile ilişkisi kesilen askerlerin kurduğu Kumpas Mağdurları Derneği (KUMPAS DER), Başbakan Yıldırım’ın “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti, FET֒cüler sulandırdı.' sözlerine yanıt verdi.“Ergenekon/Balyoz/Askeri Casusluk/Poyrazköy davaları olmasaydı, FET֒cü kalkışmayı gerçekleştiren şebekenin üyelerinin bulundukları makamlara gelemeyecekleri ve 15 Temmuz kalkışmasını gerçekleştiremeyecekleri çok açıktır.' denilen açıklamada, 10 madde sıralanarak Yıldırım’a cevap verildi.

İşte o açıklama:

“Kumpas davalarla kurulan kumpaslar sonucu TSK’dan pek çok general/amiral/subay/astsubay tasfiye edilmiş, bunların yerine 15 Temmuz günü FET֒cü olduğu anlaşılanların atandığı görülmüştür.

Bir başka yaklaşımla, şayet Ergenekon/Balyoz/Askeri Casusluk/Poyrazköy davaları olmasaydı, FET֒cü kalkışmayı gerçekleştiren şebekenin üyelerinin bulundukları makamlara gelemeyecekleri ve 15 Temmuz kalkışmasını gerçekleştiremeyecekleri çok açıktır.

Hal böyleyken; son zamanlarda özellikle Hükümet çevrelerinden hatta bizzat Başbakan’ın ağzından “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti, FET֒cüler sulandırdı.' gibi gerçek dışı ifadeler, yıllarca bu iftira nedeniyle haksızca hapsedilen, meslekleri ve gelecekleri elinden alınan, aile fertleri ve arkadaşlarını da bu dava sürecinde kaybeden isimli davaların mağdurları olan bizleri derin üzüntüye sevk etmiş, dolayısıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Bu kapsamda bazı gerçekleri hatırlatmakta yarar olacağı düşüncesindeyiz;

1.   Söz konusu davalar FET֒cü hainlerce başlatılmış ve o zamanki siyasi iktidarın desteği de sağlanarak aleyhimize oluşturulan kamuoyu ile yürütülmüştür. Sonuçta zamanın FET֒cü ilk derece mahkemesince verilen hüküm ve Yargıtay’daki FET֒cülerce (Hem birinci derece mahkemelerin savcı ve hâkimleri hem Yargıtay’daki ilgili başkan ve üyeleri şu anda tutukludur.) onanan kararlarla pek çok TSK mensubu hukuksuzca cezalandırılarak tasfiye edilmiştir. Sonrasında AYM’nin adil yargılamanın ihlali ile kararı bozması sonucu yeniden yargılanarak tamamının beraatı gerçekleşmiştir.(Sadece 7 dava arkadaşımızın beraat kararı, ilgili savcılığın itirazı üzerine temyize gitmiştir. Onların da sonuçta beraat edeceklerine en ufak şüphemiz yoktur) 

2.  Balyoz, Poyrazköy ve Askeri Casusluk Davalarında beraat kararını veren mahkemeler, davaların sahte dijital verilere dayandırıldığını, bilirkişi raporları ile ortaya koymuştur.

3.  Bu kararlarla, kamuoyu, söz konusu davaların kumpas olduğunu görmüş ve bunun yanında kumpaslarla önü açılan FET֒cü hainlerin 15 Temmuz günü yaptıkları katliama da müteakiben şahit olmuştur. Böylece bir kez daha kumpas davalarında yargılanıp tasfiye edilenlerin haklılığı ortaya çıkmıştır.

4.  Bazı ezberlerle “Balyoz ve Ergenekon vardır.' demek öncelikle Yargıtay’ca pek çok gerekçe ile bozulan Ergenekon Davası ile Balyoz’dan yedi kişinin Yargıtay’da görülecek davalarını etkilemektir. Bu durum hem masumiyet karinesini hem de adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.

5.  Bu tür söylemlerle kamuoyu meşgul edilirken, bir kısım Balyoz mağdurunun 15 Temmuz ile ilgili TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonunda ifade verdiği ayrıca göz ardı edilmektedir. Hâlbuki özellikle Balyoz kumpasının bizzat bu tür bir komisyon marifetiyle araştırılması için geçmiş yıllarda bizzat mağdurlar sanık durumundayken, iki kez dilekçe ile Meclis başkanlığına başvurmuşlardır. Ancak o zaman hiçbir işlem yapılmamıştır.

6.  Bu davalarda “Gerçek payı var.' demek, ne yazık ki Cumhuriyet Savcılıklarımızca hazırlanan FETÖ/PYD iddianamelerinde yer alan ve terör örgütü mensuplarının suçlanmalarına gerekçe yapılan Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk gibi davaların kumpas olduğuna ilişkin gerçekleri de yok saymak demektir.

7.  Hataları kabul ederek onarmaya çalışmak kişileri ve kurumları yüceltir. Hatalara devam etmek ise bir o kadar zarar verir. Hatalarda ısrar, Emperyalist saldırı altındaki ülkemizde şu anda en fazla olması gereken birlik ve beraberliği bozmaktadır. 

8.  Şunu ifade etmek isteriz ki isimli davalarla ilgili kamuoyunda algı yaratmaya dönük siyasi söylemler yerine eğer somut bir delil varsa bunun yargıya sunulması gerekmektedir. Yoksa bu tür söylemler, bu dava da yıllarca iftira ile karşı karşıya kalan mağdurlara yeniden iftira atmak, davası devam edenlerinde adil yargılanma haklarını ellerinden almak demektir.

9.  Son olarak, kamuoyunun bilmesini isteriz ki, biz kumpas mağdurları, birlik ve beraberliğin bozulmaması için “sapına ve gövdesine kadar' doğru olan her gerçeği dile getirdik ayrıca FETÖ ile mücadele de tavizsiz tutumumuz kamuoyunun bütün kesimlerince bilinmektedir.

10. Şayet Başbakan ve diğer Hükümet yetkilileri sona ermiş bu davalarla ilgili yeni bilgi ve belgelere sahiplerse derhal yargı mercilerine başvurmaları gerekmektedir. Eğer böyle bir şey yok ise bu tür söylemler sadece FETÖ ve gerisindeki emperyalist güçlerin işlerini kolaylaştırmaktadır. 

Saygıyla duyurulur. 25 Ekim 2016

Kumpas Mağdurları Derneği (KUMPAS DER)'

Çok Okunanlar

Erdoğan balkon konuşmasını iptal etti!

Polis korumasında oy hırsızlığı böyle görüntülendi

Muharrem İnce'den ilk açıklama

İşte Adil Seçim'e göre oy oranları

Sosyal medya bu görüntüyü konuşuyor: İnce'yi görünce suratını astı

İlgili Haberler

Güncel

Daha yeni başlıyor

Güncel

TKH'dan seçim açıklaması

Güncel

Aşık Veysel'in torunu Meclis'e girebildi mi?

Güncel

Turisti taksiden atan şoför, hakkında yeni gelişme

Güncel

CHP'de 10 kişi istifa etti

Güncel

Tutuklu HDP'li üye ve yöneticiler hakkında yeni gelişme

Güncel

İran: Erdoğan'ın zaferi güzel haber

Güncel

'Kabinede MHP'li isimler mümkün'

Güncel

Abdullah Gül'den Erdoğan'a tebrik telefonu

Güncel

HDP'nin 'baraj' kutlamalarında 10'u aşkın gözaltı

Güncel

TBMM 8 Temmuz'da yemin edecek

Güncel

CHP'li Tanal: Bu millete her şey müstahak