• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 23 °C

EMO'dan Erdoğan'a 'paralel' yanıtı: Saygı duy

EMO'dan Erdoğan'a 'paralel' yanıtı: Saygı duy
TMMOB'u paralel yapı ile işbirliği yapmakla suçlayan Tayyip Erdoğan'a Elektrik Mühendisleri Odası'ndan uyarı geldi: Meslek örgütlerine saygı göster.

TMMOB'a Bağlı Elektrik Mühendisleri Odası'ndan Tayyip Erdoğan'ın TMMOB'u paralel yapı ile işbirliği yapmakla suçlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yanıt geldi.

 Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına yapılan yazılı açıklamda, Erdoğan'ın meslek örgterine saygı göstermesi istendi.

Açıklama şöyle:

Teknolojinin insanlığın yararı için kullanılması uğrunda her platformda mücadelesini yürüten meslek örgütlerine karşı yalan, iftira, karalama ve yaftalamalarla düzeysiz bir kampanya başlatılmıştır. Bu ülkenin yıllarca dirsek çürüterek okumuş, ülkesine katkı koymak için çaba gösteren mühendisleri ve örgütleri; baskı ve tehditle yıldırılmaya çalışılmakta, hedef gösterilmektedir. Cumhurbaşkanı; bulunduğu konumun gereklerini yerine getirmekten uzak, bu memleketin yetişmiş değerlerini karalama anlayışıyla hareket etmektedir.

Zaman zaman meslek örgütlerine karşı söylemleriyle gündeme gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Nisan 2016 tarihinde yaptığı meslek örgütlerini hedef alan açıklamalarını dün de sürdürmüştür. Türkiye`nin inşa edildiğini, ihya edildiğini, meslek örgütlerinin buna engel olmaya çalıştığını söylemektedir. Kimse sizinle aynı fikirde olmak zorunda değildir. Sizin ihya dediğiniz rant ve talan politikasıdır. Bu politikanın sonuçları ortadadır. Heyelanlar, felaketler, işçi cinayetleri, Soma`da olduğu gibi katliamlar...

Evet ihya olanlar vardır. Ancak ihya olanların, "yaşam suyu çekilen, evlerinden yurtlarından edilen, zehir soluması istenen, geçim kaynakları yok edilen, yerleşim yerlerindeki tarihi ve kültürel dokusu harap edilen" halk olmadığı açıktır.

İktidarın uyguladığı inşaat sektörüne dayalı büyüme anlayışı tüketici bir süreçtir ve yolun sonuna gelmiştir. Bu ülkenin katma değeri yüksek üretime ihtiyacı vardır. Dünyadaki emperyalist işbölümünün dayattığı kirli ve eski teknolojiyle, insanlarının sömürülmesine göz yuman düşük ücret politikasıyla varılacak nokta bellidir.

Bizler, ülkemizin ileri teknoloji üreten; teknolojik çöplük değil, doğasını ve ülkesini koruyan yatırımların yapıldığı bir ülke olması için mücadele ediyoruz. Kişilerin zenginleşmesi peşinde koşan, bunun için hiçbir evrensel insani değeri dikkate almadan her türlü usulsüzlüğü, hukuksuzluğu ve haksızlığı mubah gören bir anlayışla ülke kalkınması gerçekleştirilemez.

Ülkemizde öyle bir otoriter anlayış yürürlüğe konulmuştur ki, kamu yararını savunan meslek örgütlerinin, bir avuç yandaş sermayenin çıkarları karşısında toplumun yaşam hakkını savunuyor olmasına dahi tahammül edilmemektedir. Yargıya başvurmak suçmuş gibi sunulmaktadır. Ne zamandan beri insanların haklarını yargıda araması suç olmuştur? Böyle bir devlet hukuk devleti, bu açıklamaları yapabilenler de hukuk devletinde iktidarı temsilen koltuklara oturmuş insanlar olabilirler mi? Milletin iradesi; yargıyı, Anayasayı, yasaları yok saymak değildir. Parmak hesabıyla yasaları günü birlik çıkarlarınız için eğip bükmek hiç değildir. Kimse Ali kıran baş kesen olamaz bu memlekette. Elbette her türlü idari kurumun yaptığı tasarruf denetlenecektir. Kamudaki denetim organlarını dönüştürmüş, yok etmiş olmanız yetmedi. Demokratik mekanizmaların yaptığı denetim ve itirazları da ortadan kaldırmak istiyorsunuz.

Cumhurbaşkanı, "Konut yaparız, hastane yaparız, okul yaparız, karşımızda bunlar. Elektrik üretmek için baraj yaparız, termik santral, nükleer santral yaparız, karşımızda bunlar. Peki, kim bunlar? Muhalefet partileriyle, bazı meslek odalarıyla, ideolojik körlük yaşayan aydınlarıyla, ünlüleriyle, ünsüzleriyle tekmili birden, evet, bunlar yıkım ekibi" diye konuşmuştur. Elbette yapılan konutlarda malzemeden çalınıyor, birilerine hukuksuz ve meşru olmayan imar izinleriyle peşkeşler çekiliyorsa; hastanelerde insanlarımızın can güvenliği sağlanamıyorsa; okul adı altında çocuklarımız tacizcilere emanet ediliyorsa; baraj yapıyoruz denilerek bölgenin tüm doğası tahrip edilip suyu çalınıyorsa; Gerze`de olduğu gibi ithal kömürle termik santral kurup turizmi, doğası, dahası insanların yaşam hakkı yok ediliyorsa; doğalgaz bağımlılığını yok edeceğiz yalanıyla doğalgazda bağımlı olduğumuz Rusya, ülkemizde nükleer santral sahibi yapılıp, milli enerji diye yutturulmaya kalkılıyorsa; Fukuşima gibi dünyanın yaşadığı büyük nükleer felaketin ardından hala nükleer santral yapılması için kapalı kapılar ardında anlaşmalar imzalanıyorsa; vicdanı olan, gören, anlayan herkesin bunlara karşı çıkması en doğal tavırdır. Ancak ülkemizdeki baskı ve korku ortamında sesler çıkmaz olmuşken, meslek örgütleri; üyelerinden, mesleki birikiminden, dahası doğrunun ve haklının yanında yer almanın verdiği meşru savunma gücünden hareket ederek susmamaktadır. Her türlü ortamda mücadelesini sürdürmektedir, sürdürecektir.

Baskı ve korku ortamında kurdukları sayısal Parlamento aritmetiğiyle milli irade diye başımızda sopa sallayanlar, meslek örgütlerinin demokratik mekanizmalarla gerçekleşen seçimler sonucunda oluşan yönetimlerine, meslek örgütlerinin faaliyetlerine saygı göstermek zorundadırlar.

 

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU
22 NİSAN 2016

1616

E-Liste ile ilgili olarak [email protected] adresine mesaj gönderebilir ve fikir ve yorumlarınızı bildirebilirsiniz.
Listeden çıkmak için 'http://www.emo.org.tr/genel/elistec.php?id=5d1e350f38704348b479b79419d7c404' adresine tıklamanız yeterlidir.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)