• BIST 108.827
  • Altın 154,122
  • Dolar 3,8359
  • Euro 4,5239
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 17 °C

Erdoğan ABD'de Brookings Enstitüsü'nde konuştu

Erdoğan ABD'de Brookings Enstitüsü'nde konuştu
'Hak ve özgürlükler bakımından Türkiye’den daha ileri bir ülke yoktur'

Brookings Enstitüsü'nde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Hak ve özgürlükler bakımından Türkiye’den daha ileri bir ülke yoktur" dedi. "Pek çok reform paketini hayata geçirdik. Temel mevzuatta köklü değişiklikler yaptık" diyen Erdoğan, "Bu çerçevede ifade ve basın özgürlüklerinin genişletilmesi için düzenlemeler yaptık" ifadesini kullandı.

DİYARBAKIR SALDIRISIYLA BAŞLADI

"Küresel sorunlar ve Türkiye'nin 2023 hedefleri" başlıklı panelde konuşan Erdoğan, konuşmasına, PKK'nın Diyarbakır'daki bombalı saldırısı sonucu şehit olan 7 güvenlik görevlisine Allah'tan rahmet dileyerek başladı. "Köşeye sıkışan PKK'nın bu saldırısını sert bir dille kınıyorum" diyen Erdoğan, "Bu saldırıların Avrupalı ülkeler başta tüm dünyanın PKK ve uzantılarının gerçek yüzünü görmesine vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Terör örgütü bu tip eylemlerle alçak ve kirli yüzünü göstermektedir. İnşallah terör belasını bu ülkenin önünde bir engel olmaktan çıkaracağız. Çeşitli kılıflar altında himaye gören terör bu cesaretle ülkemizi, vatandaşlarımızı hedef almayı sürdürüyoruz. Tahammülümüz kalmamıştır. Bu saldırıların Avrupalı ülkeler başta tüm dünyanın PKK ve uzantılarının gerçek yüzünü görmesine vesile olmasını diliyorum.

Günümüzde insanlık, bilimde, teknolojide, tıpta ve daha birçok alanda tarihteki en ileri noktasındadır. Uzayın derinliklerinden insan vücudundaki en ince ayrıntılarına kadar fevkalade geniş bir ilgi alanına sahibiz. Dijital devrim ve internet hayatı giderek daha çok kolaylaştırıyor. Bu aynı zamanda karşımıza yeni güçlükler, başta güvenlik olmak üzere yeni sınamalar çıkardı. İklim değişikliği, yoksulluk, açlık, düzensiz göç, terörizm gibi ortak sorunlar tüm dünyayı derinden etkiliyor. Biri diğerinden daha az önemli olmayan meseleler. Uluslararası toplum olarak yapmamız gereken küresel sorunlara nasıl kapsamlı çözümler bulabileceğimizi tartışmaktır. Bugün uluslararası toplumun eli kanlı diktatörleri durdurmak bir yana, teröristlere terörist demekte bile zorlandığı günlerden geçiyoruz.

Bugün dünya gündemini meşgul eden en önemli krizler Türkiye’nin etrafında yaşanıyor. Adeta kuşatılmış bir ülke konumunda. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, etrafımızdaki krizler bizim insan odaklı yaklaşımımızda sapmaya yol açmadı, açmayacaktır.

Türkiye’ye yönelik asılsız iddiaları takip ediyorum. Son 13 yılda toplumun her kesiminden vatandaşımızın hak ve özgürlüklerinin daha ileriye taşınması için kapsamlı reformları hayata geçirdik. 2010’da kabul edilen anayasa değişikliği paketiyle ki 26 maddedir bu; bir yandan vatandaşlarımız yeni haklara kavuşurken, diğer yandan anayasal hakları koruyacak ilave mekanizmalar getirdik. Böylece hukuk devleti mekanizmasını güçlendirmiş olduk. Pek çok reform paketini hayata geçirdik. Temel mevzuatta köklü değişiklikler yaptık. Bu çerçevede ifade ve basın özgürlüklerinin genişletilmesi için düzenlemeler yaptık. Farklı inanç grubuna mensup vatandaşlarımızın yanı sıra, farklı kökene sahip vatandaşlarımız için çok sayıda adım attık. 2013’te bizzat açıkladığım demokratikleşme paketiyle önemli mesafe kaydettik. Bu süreç demokratikleşmeden uzaklaşma olarak görülüyorsa ortada çok ciddi ve bizden kaynaklanmayan bir durum vardır. Kendi ülkelerine yönelik terör tehditlerine karşı sert önlemlere başvuranların, ülkemizdeki demokratik standartlarla ilgili söyleyecekleri bir şey olamaz. Türkiye, şu anda en eli kanlı örgütlerin ortak hedefidir. Buna rağmen, demokrasiden, özgürlüklerden, hukuk devletinden taviz vermeden mücadelemizi yürütüyoruz. Terörle mücadele ederken, hak ve özgürlükler bakımından Türkiye’den daha ileri bir ülke yoktur.

PKK'nın DAİŞ'le en küçük bir mücadelesi söz konusu değildir. 

Rusya ile ilişkilerimizde 24 Kasım'da yaşanan uçak hadisesinden sonra sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. İlişkilerimiz Rusların son dönem politikalrı yüzünden yıpranmaya başlamıştır. Biz Rus tarafının aşırı tepkilerine rağmen idadiyi elden bırakmadık. 

KIBRIS MESELESİ

Kıbrıs'ta adil bir barış istiyoruz. Mayıs ayında müzakarelerin başlamsıyla yakalanan olumlu havanın sürmesini istiyoruz. 

Adada çözüme ulaşmak mümkün olabilecekti,r. Enerji projelerinin gerçekleşmesi gibi pek çok imkan ortaya çıkabilecektir. Adanın tamamının su ihtiyacının karşılabileceğin bu projeden her iki halkında yararlanabilmesi söz konusu. Adı Barış suyu koydum. Arzu ederlerse Kuzey Kıbrıs'tan su verebileceğimizi söyledik. 

Bölgemizdeki diğer önemli mesele İsrail-Filistin meselesidir. 

Ortadoğu'da kalıcı barışıns ağlanabilmesi için Filistin barışının sağlanması şarttır. Türkiye ile İsrail ile iikilerin düzelmesi için sürece ilişkin görüşmeler başlamıştır.Obama2nın özel çabası olmuştur. Tazminat konusu ile ilgili süreç devam etti. Bu konuda herhangi bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.19 Mart'taki bombalı saldırıda ölen İsrail vatandaşlaımız için üzülüyoruz."

İsrail şunu görüyor. Filistin ve Gazze'de su sıkıntısı yaşanıyor. İlgili arkadaşlar İsrail'e bunu iletmiş durumda.

Terörü, düzensiz göç, ırkçılık en önemli tehditlerdir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek yaşanamaz. Bu sınamalara karşı çözüm yolları aramak her ülkenin vicdani sorunudur. Terör de küreselleşiyor.

Ancak uluslararası düzeyde müşterek çalışma ile başarılı olunabilir. Ancak terör değişen şartlara kendisini uyarlamayı çok iyi biliyor. Kendine zemin oluşturan terörün küökünün kurutulması iiçin daha fazla çaba göstermeliyiz.Terör örgütlerinin hepsi ile mücadele edilmeli.Örneğin şu anda DAİŞ bir terör örgütü. DAİŞ'le mücadele ediyor diye PYD iyi teröristtir gibi bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. PKK bizim için ne ise PYD'de odur. El Nusra'da demek ki iyi bir örgüt böyle mi diyeceğiz. Yabancı teröristlerin bölgeye girmesi konusunda hiçbir ülkenin göstermediği çabayı gösteriyoruz. PKK ve PYD için Avrupa'da para toplandığını çok iyi biliyoruz.

19 Mart'ta İstanbul'da DAİŞ tarafından yapılan saldırı PYD, PKK desteği ile yapıldı. Belçikaya bildirmemeize rağmen Belçika'da o acı tabloyu yaşadık. Güçlü işadamımızı öldüren terörist bize hala teslim edilmiyor. Bunu kendileri ile biraraya gelince söyledğimizde aldığımız cevap şu,"Biz özgürlükten yanayız". Bua nlşayışın dünyada tüm ülkeler olarak hep birlikte karşısına dikilememiz şart. Bu örgütlerinden birbirinden bir farkı yoktur. İslam dinini terörle birleştirilmesi söz konusu.

Luanpark'ta çocukları öldürenlerin hangi dilde yeri olabilir? Küresel boyutta ticaretinde yeniden şekillendiğine tanık oluyoruz. Türkiye son 13 yılda çok büyük ilerleme kaydetti. Müttefiklerinie güven veren duruma geldi. Biz bunu yeterli görmüyoruz. Cumhuriyetin 100. yılı için kendimize yeni hedefler koyduk. ABD'nin katkısıyla hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız."
 

Tutuklu gazeteciler

Tutuklu gazeteciler olduğu iddia edilen 52 isim terör suçlarından yatmaktadır.  
7 isim gazetecidir. 7 isimden 4'ü PKK'ya üye olmaktan 3'ü FETÖ'ye üye olmaktan yatmamaktadır. Basın özgürlüğü kapsamında tutuklu gazeteci yoktur.

Kişisel Eleştiriler

Eleştiri noktasında sıkıntımız yoktur. Hakaret edenlere hemen avukatlarım müdahale eder. Hakareti insani bulmuyorum. Onun için eleştirilerle bize yaklaşılsa. Aileme ve çoxuklarıma korkunç yaklaşımlar var. Hırsızlıktan tutun. Varsa elinde bir belge gereği neyse yapılsın. FETÖ'cülerin yargıda olduğu dönem bunu denediler.

İran'la ekonik ilişkilerde son yaptırımlarında uygulanması ile ciddi bir gerileme olduğunu söyleyebilirim.

Mezhebi yaklaşımlar olduğunda ciddi sıkıntısı olmaktadır.

Olaya insani noktadan yaklaşacaksak AB üyesi ülkelerin ekonomik olarak büzden güçlü ülkeler. Buna rağmen ülkelerine gelenleri sorun haline getirdiler."Suriye'nin kuzeyinde bri bölge ilan edelim bu bölgede biz mütehattlik sektöründe iyiyiz. Biz burada güvenli alan kuralım. Burada konutlar yapalım. Gerek Suriye'den gelenleri gerek bizim ülkemizde olanları buraya yerleştirelim dedim. Şu ana kadar bir adım atılmadı. Bu sağlanırsa Suriyeliler Avrupa'ya gitmezler. Bu proje için beklemedeyiz.

Dünyanın değişik yerlerinden çeşitli güvenlik hattı kurulmaktadır. Gerekirse NATO'da devreye girer. Sadece biz değil NATO'nun bütün mensupları bunu yapmak durumunda. (

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)