• BIST 108.624
  • Altın 145,356
  • Dolar 3,4980
  • Euro 4,1269
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 30 °C

Haftanın kitabı: 'Fransız Devrim'inin Sosyalist Tarihi'

Haftanın kitabı: 'Fransız Devrim'inin Sosyalist Tarihi'
Jean Jaures'ın "Fransız Devrim'inin Sosyalist Tarihi" kitabı, editörlerimiz tarafından bu hafta 'Haftanın Kitabı' olarak öneriliyor.

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için, "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Editörlerimiz bu hafta yaptıkları değerlendirmede,"Haftanın Kitabı" kategorisinde, Jean Jaures'ın "Fransız Devrim'inin Sosyalist Tarihi" adlı kitabını seçti.

"...Devrim tarihini, olguları, olayları ve kişileri tarihsel bağlamda ele alarak siyasi tarihin yerine toplumsal tarihi merkezine almıştır. Kitabındaki “Sosyalist Tarihi” vurgusu da buradan gelmektedir. Jaures’e göre devrimin aktörü, kişilerden çok Fransız halkı, kitlelerdir. Bundan dolayı Jaures her kişiyi veya siyasi olayı halk kitleleriyle ilişkisi başlamında ele almıştır. Bir anlamda Jaures “aşağıdan tarih” yaklaşımının ilk örneklerini vermiştir…”


"Jaurès'nin Fransız Devrimi'nin Sosyalist Tarihi, Fransız Devrimi'ne ilişkin olarak kaleme alınan incelemelerin zeminini oluşturan bir tarihyazımı klasiğidir. Jaurès, Devrim'in zaferlerini ve yenilgilerini, katliamlarını ve umudunu canlı biçimde tasvir ederken, onun insani özgürleşmeye giden yolu nasıl açtığına dair bir gelecek tasarımını da ortaya koymaktadır."

 

HAFTANIN KİTABI

fransiz-devrimi-nin-sosyalist-tarihi76b921fd58464e9f6b02b914d20cdb34-(1).jpg

Jean Jaures

FRANSIZ DEVRİM’İNİN SOSYALİST TARİHİ

Dipnot Yayınevi

Jaures'nin eseri, Büyük Fransız Devrim'i hakkında ilginç ve ayrıntılı bilgilere, birinci el kaynaklara ve eleştirel bir analize dayanılarak üretilmiş muhteşem bir yapıttır. Jaurès'nin zamanını aşan bu eseri; taban hareketleri, halk meclisleri ve özyönetim tartışmalarına da ışık tutarak toplumsal belleğin güncele bağlanmasında kendi payına düşen işlevi fazlasıyla yerine getiriyor.

Aydınlık gazetesinin 4 Kasım 2016 tarihli kitap ekinde Ferhan Bayır, söz konusu kitabı değerlendirmesinde şunları söylüyor;

“Jaures eylem adamı ve güçlü hitabetiyle tanınmakla birlikte onun diğer önemli yönü entelektüel kişiliğidir. Onun en önemli eserlerinin başında dört ciltten oluşan “Fransız Devrimi’nin Soyalist Tarihi” kitabı gelir. Şüphesiz bu kitap, demokratik bir cumhuriyet için mücadele bağlamında ortaya çıkmıştır. Jaures’in bu çalışmasındaki ilk hedefi, sosyalizme doğru ilerleyen bu hareketin köklerinin, tyoplumsal cumhuriyetçiliğin temellerini hazırlamış olan Fransız Devrimi’nde yattığını göstermektir. Jaures bu kitabıyla, partiye ve işçi sınıfına tarihsel bir bakış açısını verirken bir taraftan da bölünmüş sosyalistleri birleştirecek bir tarihsel zemin yaratmaya çalışmıştır.

Devrim tarihini, olguları, olayları ve kişileri tarihsel bağlamda ele alarak siyasi tarihin yerine toplumsal tarihi merkezine almıştır. Kitabındaki “Sosyalist Tarihi” vurgusu da buradan gelmektedir. Jaures’e göre devrimin aktörü, kişilerden çok Fransız halkı, kitlelerdir. Bundan dolayı Jaures her kişiyi veya siyasi olayı halk kitleleriyle ilişkisi başlamında ele almıştır. Bir anlamda Jaures “aşağıdan tarih” yaklaşımının ilk örneklerini vermiştir…”

Ferhan Bayır, ayrıca Jaures için şöyle diyor;

“Alçakgönüllü, erdemli, dürüst kişiliğyle her zaman barıştan yana olan, sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı duran, cumhuriyetçi ve yurtsever ilkelerini sosyalizmle harmanlayan Jaures, Avrupa’nın Osmanlı’yı paylaşma politikalarına karşı tavır almıştı. Ölümü İstanbul’da anılan, İspanya’da anılan, farklı coğrafyadan farklı inanç ve değerlere sahip insanları kendi kişiliğinde birleştiren Jaures, bu anlamda gerçek bir enternasyoneldir. Jaures, enternasyonellik ile yurtseverliğin ayrılmaz birlikteliğinitemsil eden en önemli kişilerden biridir.”

"Bütün devrimci partiler, bütün ezilen halklar, bütün ezilen işçi sınıfı Jaures'nin anısına ve timsal kişiliğine kendi adlarına sahip çıkabilirler."
-Leon Trotskiy-

"Jaurès'nin Fransız Devrimi'nin Sosyalist Tarihi, Fransız Devrimi'ne ilişkin olarak kaleme alınan incelemelerin zeminini oluşturan bir tarihyazımı klasiğidir. Jaurès, Devrim'in zaferlerini ve yenilgilerini, katliamlarını ve umudunu canlı biçimde tasvir ederken, onun insani özgürleşmeye giden yolu nasıl açtığına dair bir gelecek tasarımını da ortaya koymaktadır."
-Ian Birchall-

Babeuf'ün Hayaleti kitabının yazarı "Bu çalışmada gördüğüm şey, diğer devrim tarihi çalışmalarında eşine rastlamadığım, büyük çapta özgün ve çığır açıcı bir incelemedir."
-Paul Lacombe-

Devrim Tarihçileri kitabının yazarı "Siyasi figürler, kendi dönemleri bağlamında anlaşılmalıdırlar. Mirabeau, Necker, Barnave, Danton, Robespierre... Jaures, Devrimi büyük ölçüde şekillendiren tüm bu adamların portresini çizerken sıklıkla onların psikolojik özlerine de nüfuz edebiliyordu. Monarşinin devrilmesi ya da Jirondenler ve Jakobenler arasındaki mücadele gibi önemli olaylar esnasında bireylerin yaptıkları eylemler olayların sonuçları açısından çok belirleyiciydi."
-Henry Heller
 

262 s. İstanbul 2016
 

Jean Leon Jaurès Kimdir?

Auguste Marie Joseph Jean Léon Jaurès

(d. 3 Eylül 1859, Castres – ö. 31 Temmuz 1914). 

Fransız sosyalist politikacı.

Ailesi orta halli burjuvalardandı. Amiral olan kardeşi Louis Jaures gibi o da, Castres Koleji'nde burslu okudu. Çok parlak bir öğrenciydi. Genel müfettişlerden M. Deltour'un dikkatini çekti. Deltour onu Paris'te Saint-Barbe Kolleji'ne aldırdı. Jaures orada Louis-le-grand Lisesi'nin derslerine devam etti ve Ecole Normale Superieur'e (yüksek öğretim okuluna) hazırlandı. 1878'de birincilik kazandı.

 1871'de felsefe öğretmenliği sınavında üçüncü oldu; ikinci Henri Bergson, birinci Lesbazeilles olmuştu.


1881'den 1883'e kadar Albi Lisesi'nde felsefe öğretmenliği yaptı. 1883'ten 1885'e değin Toulouse Üniversitesi'nde konferanslar verdi. Ayrıca ateşli bir biçimde siyasetle de ilgileniyordu. 1885'te Tarn milletvekili seçildi. Daha ilk günlerde Meclis'te ilgiyi üstüne çekti. Her ne kadar cumhuriyetçi etiketini taşıyor ve merkez solda oturduysa da, çoğunlukla oyunu ileri solcularla birlikte kullanıyordu. Böylece sosyalizm Jaures'i kazanmaya başlamış oluyordu. 1889'da seçimleri kaybetti. Yeniden Edebiyat Fakültesi'ndeki yerine döndü. Önce konferans öğretmenliği yaptı, sonra profesör oldu. Bu sırada iki doktora tezi hazırladı: Biri Fransızca De la réalité du monde sensible (Duyulan Dünyanın Gerçekliği), öbürü Latince Les Orgines du socialisme chez Luther, Kant, Fichte, Hegel ( Luther, Kant, Fiche ve Hegel'de Sosyalizm'in Kökenleri). Fakat siyaseti bırakmadı. Depeche gazetesi'ne yazı yazdı. Toulouse Belediye Meclisi'ne üye seçildi ve Halk Eğitim Dairesi Müdür Yardımcılığı'na getirildi.

1892'de, Charmaux maden işçilerinin grevinden sonra, Tarn'ın gerici milletvekili seçildi. Bunun üzerine, işçiler adaylığa Jaures'i seçtiler. 20 ocak 1893'te milletvekili oldu. Bu kez doğrudan doğruya Sosyalist Parti'ye bağlandı. Altı ay sonra yapılan seçimlerde yeniden seçildi. Mecliste 50 kişilik sosyalist grup toplamış bulunuyordu. Fransız Parlamontosu'nda ilk kez her sorunda sosyalist öğretinin de sesi duyulucaktı. 1893-1898 yılları arasında yasama kurullarında Jules Guesde parlak söylevler verecek, Jaures adı gittikçe yerleşecekti.

Jaures 1898 seçimlerinde yenilgiye uğradı. Drefyus olayı da bu dönemde patlak vermişti. Jaures yiğitçe kavgaya katıldı. Pelite Republique'te yazılar yayımladı ( bu yazılar sonra ünlü kitapta toplandı: les Preuves/ Kanıtlar). Cumhuriyet'i milliyetçi gericeler tehdit ediyorlardı. Radikal Rene Waldeck-Rousseau kabineyi kurmuş, sosyalist Alexandre Millerand'ı oraya sokmuştu. Jaures cumhuriyeti tutan bir hükümette bir sosyalistin görev almasını savunuyordu. Bu yüzden, Geuste'cilerle ve Eduart Vailant'ın dostlarıyla büyük tartışmalar girmek zorunda kaldı. Taktik sorunları ile ilgili aşırı görüş ayrılıkları sosyalistlerin birleşmesine yol açtı. Jaures bu birliğin yorulmaz sanatçısı oldu. 1905'te sosyalist parti birleşti. 1902 genel seçimlerinde Jaures yeniden seçildi. Meclisteki solcu topluluğu birleştirip canlandırdı. Topluluk, Combes kabinesinin laiklik yasalarına oy vermesini sağladı.
Gelgelelim 1904 Uluslararası Amsterdam Kurultayı'nda, hükümete katılmamak kararlaştırıldı. Bunun üzerine Jaures, topluluktan ayrıldı. Bundan sonraki yaşamı, kılavuz olduğu partinin yaşamıyla karışacaktır. Sosyalizm uğrunda kavgalarını yürütecek ve barış için yapılan kavga ona 'kavgaların en büyüğü' gibi görüncektir. Bu yüzden de azgın milliyetçi(şoven) ve gericilerin öfkesini üstüne çekecektir. Hepsi hınçla ona karşı birleşeceklerdir. Sonunda bazı yergicilerin (bunların en çaba harcayanı Charles Maurras idi) kışkıtmalarına kapılan Raove Villain adlı delinin tabancalı eli, 31 Temmuz 1914'te Jaures'i yere serecektir.
Bu sırada Jaures, Humanite'ye makalesini yazmaya gitmeden önce, birkaç arkadaşıyla birlikte küçük Croissant kahvesinde çabuk çabuk akşam yemeğini yiyordu. Komşu masada oturan kızın fotoğraflarına bakarak gülümsemekteydi. Bu ara iki el ateş sesi duyuldu...

Birkaç saat sonra seferberlik ilan edildi. Böylece halkın bilincinde iki dram birbirine bağlandı. Sanki savan dünyada dilediği gibi tepinebilmesi için, bu barış havarisinin uzaklaştırılması gerekmişti. Onun için Anna de Noailles, orduları önünde yere düşen devden söz açarken, 1914'te işçi sınıfının kafasına takılan düşünceye şairane bir biçim vermiş oluyordu. 
 

 

unnamed-040.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)