• BIST 102.037
  • Altın 197,897
  • Dolar 4,7386
  • Euro 5,5528
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 27 °C

İlker Başbuğ: Erdoğan'ı Cemaat konusunda uyarmıştım

İlker Başbuğ: Erdoğan'ı Cemaat konusunda uyarmıştım
26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, "15 Temmuz'u bir askeri darbe olarak değerlendirmiyorum" dedi.

CNN Turk'te Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtlayan 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, "15 Temmuz'u bir askeri darbe olarak değerlendirmiyorum" dedi.

'Darbenin arkasında 3 grup var' diyen Başbuğ, 15 Temmuz kalkışmasının arkasında planlayan, yöneten, kurgulayan ana isim Cemaat’tir. İkincisi büyük bir ihtimalle anında yapması gereken hareketi yapmayanlar, gecikenler, tereddüde düşenler… Bunlar cemaatçi mi, hayır. Böyle bir grup da var bunların içinde. Üçüncü grup ise cemaatçi olmamasına rağmen buradan istifade etmek isteyen bazı insanlar olabilir” diye konuştu.

CNN Türk'te yayınlanan Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtlayan 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, darbe girişimine karşı koyan sivil yurttaşlar ve güvenlik görevlilerinin "şehit" sayılması fikrine kendisinin de katıldığını söyledi.

15 Temmuz kalkışmasının askeri darbelere benzemediğini savunan Başbuğ, “15 Temmuz kalkışmasını bir askeri darbe olarak değerlendirmiyorum. Diğer askeri darbelere benzemiyor. Askeri darbe olarak tanımlanmasına sıcak bakmıyorum. Bu Gülen Cemaatinin silahlı darbe hareketi” dedi.

Başbuğ, TSK’ya sızan FETÖ unsurlarının askeri darbelerdeki gibi kendi başına bu hareketi yapmadığını da belirterek, “Kendilerine özgü hedef ve amaçları mı var? Evet.. Dışarıdan bu hareketi yönlendirenlerin hedef ve amaçları var” diye konuştu.

BEKLİYOR MUYDU ?

Bodrum’da yaşadığını belirten İlker Başbuğ, perşembe günü ilçede bir askeri hareketliliğin dikkatini çektiğini ama kalkışmayı asla beklemediğini anlattı.

ERLERİN DURUMU

Tutuklanan subay ve askerlere yönelik davranışların rahatsız edici olduğunu da vurgulayan Başbuğ, kandırılan erlerin darbeci kategorisine konulmaması gerektiğini söyledi. Başbuğ, "silah kullananların ise yargılanması gerektiğini" sözlerine ekledi.

MİT’İ SORUMLU TUTTU

Silahlı Kuvvetlere sızmalarda Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) sorumlu olduğunu savunan İlker Başbuğ, bir dönem MİT’in cemaatçilerle dolu olduğunu söyledi. Eski Genelkurmay Başkanı, 2002-2010 yıllarında TSK’dan atmaların hep MİT raporlarına göre yapıldığını ve o yıllarda atılanlardan bir kişinin dahi FETÖ’cü olmadığını söyledi. Atılanların diğer Nurcu kolu Mehmet Kurdoğlu ekibinden olduğunu belirten Başbuğ, “Rakip cemaatin elemanlarını uzaklaştırmada bizi kullanmışlar” dedi. İlker Başbuğ, MİT Müsteşarının yardımcısı asker olsa daha sağlıklı bilgiler gelebileceğini de savundu.

TSK’nın kışla dışındaki askerleri izleyemediğini, bunun için yeterli imkanı olmadığını anlatan Başbuğ, bu izlemeleri MİT’in yapması gerektiğini ifade etti.

“ERBAKAN’IN CEMAATE MESAFELİYDİ”

“Cemaatin TSK'ya sızması 70'li yıllara kadar gidiyor. Cemaatin asıl güçlenmesi Turgut Özal zamanında oldu” diyen Başbuğ, Bülent Ecevit’in de cemaate sempatiyle baktığını ifade ederek, “Erbakan rahmetlinin ise cemaatle mesafeli olduğunu görüyoruz” dedi. İlker Başbuğ, cemaatle ilgili uyarılarının AK Parti iktidarlarınca dikkate alınmadığını, “Tehdit bugün bize, yarın size” dediği halde, kendilerine konuyu abarttıklarının söylendiğini ifade etti.

Başbuğ, FETÖ’nün 3 Temmuz 2011’de ‘şike’ bahanesiyle Fenerbahçe’yi de hedef aldığını fakat sarı lacivertli camianın başından sonuna kadar onurlu bir duruş sergileyip ayakta kaldığını anlattı.

“ERDOĞAN 2010 SONRASINDA TEK BAŞINA SAVAŞ VERDİ”

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2012-2016 yılları arasındaysa cemaate karşı tek başına savaş verdiğini ve tek başına bırakıldığını söyledi.

“TSK KOMUTA KADEMESİ DE İYİ SINAV VEREMEDİ”

TSK komuta kademesinin de iyi bir sınav veremediğini söyleyen Başbuğ, “TSK niye tedbir alamadı, bu konu incelenmelidir” dedi. Başbuğ, darbe girişiminde yer alanlar için, “Ne olursa olsun adil yargılama olsun” dedi.

DARBE GİRİŞİMİ ASKERİ AÇIDAN BAŞARILI MI ?

Darbe girişimini askeri açıdan başarılı bulup bulmadığı da sorulan İlker Başbuğ, "Darbe planlamasının çok basite alınacak bir durumu yok. Çok geniş bir satha yayılmış bir organizasyonla karşı karşıyayız. Planlamayı pek hafife almayın. Ama uygulamada bazı eksikler, hatalar var mı, var. Zamanın öne alınması vesaire gibi" dedi.

‘DARBENİN İÇİNDE ÜÇ GRUP VAR’

Darbe girişiminin ana omurgasının Gülen Cemaati olduğunu ama toplamda üç grup olduğunu ifade eden Başbuğ, şöyle devam etti:

“15 Temmuz kalkışmasının arkasında planlayan, yöneten, kurgulayan ana isim Cemaat’tir. İkincisi büyük bir ihtimalle anında yapması gereken hareketi yapmayanlar, gecikenler, tereddüde düşenler… Bunlar cemaatçi mi, hayır. Böyle bir grup da var bunların içinde. Üçüncü grup ise, cemaatçi olmamasına rağmen buradan istifade etmek isteyen bazı insanlar olabilir.”

İlker Başbuğ'un değerlendirmelerinden satır başları:

15 Temmuz'u bir askeri darbe olarak değerlendirmiyorum, 15 Temmuz TSK'ya sızan cemaatin silahlı darbesidir. 15 Temmuz bugüne kadar yaşanan darbelerle aynı havuzda değil.

15 Temmuz'u planlayan uygulayan ana iskelet Cemaattir. Bu kalkışmaya müdahalede gecikenlerin hepsi cemaatçi olmayabilir.

Darbe girişimi TSK kaynaklıymış gibi tedavi edilmeye çalışılıyor.

Daha önce Gülencileri MİT'in verdiği istihbaratla ihraç ederdik. 2002'den sonra bize bir kişi için bile böyle rapor gelmedi

MİT Müsteşarının sivil olmasıyla MİT, TSK'dan tamamen çekildi.

TSK, kışla dışındaki askerlerini izleyemiyor, bunu MİT yapmalı. TSK'nın FETÖ'yü izlemek için yeterli istihbarat imkanı yok.

MİT'te asker varken, TSK Cemaatle mücadale edebiliyordu.

Cemaatin TSK'ya sızması 70'li yıllara kadar gidiyor. Cemaatin asıl güçlenmesi Turgut Özal zamanında oldu. Bülent Ecevit de sempatiyle bakıyordu. Yine Tansu Çiller döneminde de böyleydi. Erbakan'ın cemaatle mesafeli olduğunu görüyoruz. 2002-2007 dönemi ayrı bir dönem. Cemaatle iyi geçinelim, ama TSK'yla da çatışmaya girmeyelim dönemi. Genelkurmay Başkanı iken 'Bugün bu tehdit bize yarın size' demiştim.

2011'de cemaatle ilişkilerin kırılma yaşadığı dönem.

Benim tutuklanmam birilerine mesajdır. Tutuklanmamdaki mesaj Başbakan'aydı. Bir ay sonra 7 Şubat MİT olayı patladı. Artık AK Parti ile cemaatin kopma aşamasına geldiğini görüyoruz.

2012-2016 arasında Erdoğan, cemaate karşı tek başına savaş verdi.

15 Temmuz'da komuta kademesi iyi bir sınav veremedi. Bazır erlere ve subaylara ait görüntüler rahatsız ediciydi. 15 Temmuz'un incelenmesi bağımsız bir kuruma verilebilir.

Bu darbeye kalkışan cemaat, Kendi din anlayışlarına uygun bir devlet sistemi kuracaktı. Burada hedef TSK'ydı. Bu kalkışmada dış destek de var. Olmaması işin tabiatına aykırı.

Gülen nerede yaşıyor. ABD'de. Orada o imkanları sağlayan kim? CIA. Bu istihbarat örgütü ona ABD'de kalma iznini boşuna mı vardı. İstihbaratın onu kullanmayacağını mı düşünüyorsunuz?

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)