• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 27 °C

Suriye’den gelen şehitlerin hesabını kim verecek?

Suriye’den gelen şehitlerin hesabını kim verecek?
Suriye’den gelen şehit cenazeleri, kaçınılmaz ve haklı olarak iktidar sahiplerinin dar ideolojik hesapları ve dinci hırsları için harcanan hayatlar olarak görülecek. Emin olun, bu tablonun hesabı da bedeli de ağır olacak.

ABC / Günün Analizi

Suriye’den şehit haberleri gelmeye başladı. Söylemesi bile zor ama emin olun bu haberler önümüzdeki günlerde sıklaşacak. Genç çocuklarımızın, subaylarımızın bayraklara sarılı cesetleri önümüzden geçip gidecek. Kışlaların içtima alanları, cami avluları hamasi nutuklar ve göz yaşlarıyla yankılanıp ıslanacak.

Bu askerlerimize “şehit” diyecekler... Belki bu sıfat ailelerin acılarını bir parça dindirir diye düşünülecek, ama gerçekte hiç öyle olmayacak. Vatan savunması gibi kutsal ve bu ülke insanlarının çok büyük bölümünün haklı bulacağı bir savaşta değil de Suriye’de bizimle hiç ilgisi olmayan bir boğazlaşmada kaybettiğimiz askerlerimiz için bu sıfatın kullanılması yapılan işin yanlışlığını örtemeyecek.

Suriye’den gelen şehit cenazeleri, kaçınılmaz ve haklı olarak iktidar sahiplerinin dar ideolojik hesapları ve dinci hırsları için harcanan hayatlar olarak görülecek. Emin olun, bu tablonun hesabı da bedeli de ağır olacak.

Diğer taraftan Suriye krizi, zaten çok zayıflayan ve şirazesi bozulan AKP iktidarının da sonunu getirecek bir derinliğe ve kapsama sahip. ABD ve Batılı ortakları ile AKP iktidarının Suriye konusundaki bütün hesaplarının yanlış olduğu açıkça ortaya çıktı.

Türkiye'de gerici dönüşüm projesini tamamlamak ve iktidarının sürekliliğini sağlamak için, bu hedefi destekleyecek bir bölge jeopolitiği yaratmak isteyen AKP, gerçekte Suriye’de çok ağır bir yenilgiye uğramış durumda. Bu yenilgi Tayyip Erdoğan ve AKP’nin bütün hesaplarını bozacak bir niteliğe sahip.

Nitekim, Türkiye’yi 15 temmuz darbe girişimine götüren süreçte Suriye yenilgisi ve bu yenilginin yarattığı yalnızlaşma ve tecrit durumunun da etkisi bulunduğu kesindir.

Bilgisiz, birikimsiz, siyasal bakımdan rüküş ve görgüsüz AKP kadrolarının, Suriye’deki BAAS rejiminin gücünü ve toplumsal desteğini doğru değerlendirmediği belli. Erdoğan yönetiminin Suriye sosyolojisini, bu ülkenin kültürünü ve rejimin en önemli güçlerinden birini oluşturan bu kültürün tarihsel oylumunu göremediği de anlaşıldı. Daha da önemlisi, Erdoğan-AKP iktidarının en iddialı olacağı alanda bile yanıldığı, bölgedeki etnik ve dinsel dengeleri doğru şekilde okuyamadığı görüldü.

Oysa Suriye (özellikle bir kültür havzası olarak Şam) Arap ulusçuluğunun ve modernleşmesinin önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Suriye BAAS rejimi her dönemde, Irak’tan (Saddam rejiminden) farklı olarak toplumsal ve entelektüel bir desteğe sahip oldu.

Suriye halkı emperyalizmin ve küresel gericiliğin saldırısını dostlarının desteğiyle yenilgiye uğrattı. Suriye direnişi kazandı, gericilik (AKP dahil) ağır bir yenilgiye uğradı. Suriye direnişinin zaferi, bütün insanlığın, onun aydınlanmacı ve ilerici birikiminin zaferidir.

Bugün AKP iktidarı IŞİD ile savaşmak zorunda kalıyorsa nedeni budur. Türkiye’nin yapması gereken şey, Suriye macerasına bir an önce son vermek ve tekbir getirerek insan boğazlayan cihatçılara verdiği her türlü desteği kesmektir. Bu politika Cumhuriyetin bütün ilkelerine ve ruhuna aykırıdır. Suriye rejimi ile yeniden iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmek en doğru yoldur. 

Keskin Kalem

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)