• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 30 °C

Yeni çıkan kitaplar / 11 Eylül 2017

Yeni çıkan kitaplar / 11 Eylül 2017
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-307.jpg

Raymond Williams
KÜLTÜR VE TOPLUM 1780-1950
İletişim Yayınları


Raymond Williams, 1958'de basılan ve kültürel çalışmalar disiplininin kurucu eseri olan bu kitabında, modern anlamıyla “kültür” kavramının ilk defa Sanayi Devrimi sırasında kullanıma girdiğini öne sürüyor.
Sanayi Devrimi'nin beşiği İngiltere'de kavramın o tarihten beri geçirdiği dönüşümlerin izini sürüyor. Coleridge'den John Stuart Mill'e, Matthew Arnold'dan William Morris, John Ruskin ve Oscar Wilde'a kadar kırktan fazla düşünür ve edebiyatçının eserlerine bakıyor, “kültür fikri”nin evrimini inceliyor.
Sanayi Devrimi'nin yol açtığı makineleşme, işbölümü, yabancılaşma gibi süreçler karşısında sanatın toplumla ilişkisine dair fikirler de değişiyor. Sanata ve sanatçıya toplumsal değişimin öncüsü olma görevi yükleniyor. Bu dönemde oluşmaya başlayan “edebiyat piyasası”na ve sanatçıyı piyasa ölçütlerine tabi kılma girişimlerine tepki olarak “sanat için sanat” ilkesi ve estetizm filizleniyor. Sanatı ve kültürü geniş toplum kesimleriyle kaynaştırma çabaları canlanıyor. Kültür ve Toplum, bütün bu değişimlerin arkasındaki ekonomik ve toplumsal yapıyı gözler önüne seriyor.

501 s. İstanbul 2017

2-263.jpg

Kolektif
ALMAN ROMANTİKLERDEN FRAGMANLAR
Hece Yayınları

“Fragman” türünün Alman edebiyatında o ilk anlamı olan “kısalık”, “özdeyiş” niteliğinin yanı sıra kazandığı “düşünsel”, “yarı felsefî” nitelikleri de Romantik yazarlara borçludur. O dönemde yabancı edebiyatlardan, özellikle Batı edebiyatlarının örnek aldıkları Roma, Yunan edebiyatlarından, sonra da Fransız, İngiliz ve İspanyol edebiyatlarından çeviri yoluyla bilgi ve estetik dağarcıklarını zenginleştirmeleri söz konusuydu. “Alman Romantiklerinden Fragmanlar” kitabımda yer alan yazılarda sık sık o edebiyatlara göndermelerin yer alması, bu ilginin işaretidir.

Elinizdeki bu kitabın pratikte ne gibi yararları olacağına gelince diyebilirim ki Alman Romantizm yazarlarının belli başlı temsilcilerini, fikirlerini, hayat deneyimlerini kurmaca eserlerinden belki de daha net tanıma fırsatı vermesi bakımından hem edebiyat uzmanları hem meraklılarına hem de özel olarak Batı edebiyatlarına, dünya edebiyatına Alman edebiyatının katkısını anlama imkânının yolunu açmasıdır. Ne var ki saydığım bu imkânların bilincine varabilmek için okurun bir bilgi birikimi ve yoğunlaşma yetisi olması gerekiyor.

235 s. İstanbul 2017

3-183.jpg

Roland Barthes
SÖYLEŞİLER
Metis Yayınları

Sesin Rengi zevkle okuyacağınız bir kitap: Roland Barthes'ın sinema, edebiyat, eğitim ve kültür konularında hayatı boyunca verdiği söyleşilerin önemli bir kısmını bir araya getiriyor. Söyleşi türünün bir özelliği olarak, eleştirmen sorular karşısında kâh düşüncelerini açıyor, kâh başka düşüncelerle ilişkiye giriyor, kâh üzerine doğrudan yazmadığı konular –68 ve sonrasındaki siyasal ortam gibi– hakkında görüşlerini açıklıyor. Genç gazetecilerin sıkıştırma çabaları karşısında Barthes'ın bir yandan hakikatin hakkını verirken bir yandan da zarafeti elden bırakmadan günün moda düşünceleriyle arasına mesafe koymaya çalıştığını görüyoruz.

Barthes'ın engin kültürünün yanı sıra zekâ kıvılcımlarıyla yüklü bu söyleşiler düşünürün külliyatının vazgeçilmez bir tamamlayıcısını oluşturuyor, düşüncesinin değişim ve gelişimini aşama aşama takip edebilmemizi sağlıyor. Söz ile yazı arasındaki karşıtlık üstünde dururken yazıda eksik olan iki şeyin altını çiziyor Barthes: sözün taktiksel varoluşunun masumiyeti ve sözü söyleyen bedenin izleri. Teatral söz ile tasarlanmış yazı arasında bir yerde kalan söyleşi türünde okurun bu masumiyeti ve bedenin izlerini bulacağını umuyoruz.

328 s. İstanbul 2017

4-127.jpg

Murat Çakan
ETİMOLOJİK HİKAYELER
Bilimsel ve Teknolojik Terimlere Dair
Chiviyazıları Yayınevi


Bilimin kavimsel, dinsel ve ırksal kalıplara sokulma sürecinin maalesef tekrar yeşertildiği günümüzde kelimelerin bizlere hatırlatması gereken şeyler olduğunu düşünüyorum. Bir coğrafyada ortaya çıkmış küçücük bir tanım, bir bakıyorsunuz bir diğer coğrafyada benimsenmiş, büyümüş, anlamca zenginleşmiş ve kültürün bir parçası haline gelmiş.
Kelimelerin sadece kelime olmayıp, toplumsal hafızada derin kanallar açıp, geçmişten geleceğe kültürel birikimleri taşırken, tanıklığımızın yazılı anlatıma dönüştüğü sembolik değerleri olduğunu görmekteyiz. Bazen neşeli bazen de dramatik anlamda hayatımızı etkileyen kelimelerin farklı izdüşümlerini görmeniz için bizimle birlikte yolcuğa çıkmaya ne dersiniz.
Bu kitap, işte bu düşüncelerle planlandı ve zamanı geldiğinde de çok zorlanmadan doğuverdi. Hacmi gereğince bir çırpıda okunacak. Ama şu bir gerçek ki kitabın içine girerek, o duyguyla birbirinden heyecanlı hikâyelere sahip olacaksınız. Düşünecek, gülecek ve anlamlar arayacaksınız... Okurken neşelenip bir dizi kavramların hikâyelerine tanık olacaksınız

56 s. İstanbul 2017

5-057.jpg

Auler Paşa
HİCAZ DEMİRYOLU İNŞA EDİLİRKEN 1
ŞAM-MAAN HATTI
İş Bankası Kültür Yayınları

İlk demiryollarının inşasının üzerinden çok da zaman geçmeden, 19. yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu'nun payitahtı İstanbul'u Mekke ve Medine'ye bağlayacak bir demiryolu yapılması üzerine ilk fikirler ve tasarılar ortaya çıkar.
Anadolu ve Bağdat demiryollarının inşaatları başladıktan sonra, 2. Abdülhamid 1900'de Hicaz Demiryolu'nun yapımına ilişkin iradesini yayımlar. Var olan demiryollarına eklenerek Şam-Mekke arasında kurulacak bu yeni hat,
imparatorluğun bölgedeki nüfuzunu pekiştireceği gibi, hac yolculuğunu da kolaylaştıracaktır.

Demiryolunun ilk bölümü olan Şam-Maan hattının 1904'te işletmeye açılışını sağlamakla görevli teknik heyette Alman general Auler Paşa da vardır. İnşa süreci boyunca aldığı notları meslektaşlarının ilgisi ve ısrarı üzerine 1906'da yayımlar.
Auler Paşa'nın bu çalışması, konusuna hâkim bir mühendisin teknik raporundan daha fazlasıdır; hattın geçtiği yörelerin etnik, kültürel, coğrafi ve tarihi panoramasını da ayrıntılı biçimde belgeler. Auler Paşa'nın 1908'de yayımladığı ve bir noktadan sonra sadece Osmanlı mühendisleriyle işçilerinin çalıştığı hattın son bölümüne dair ikinci eseri de bu dizide okuyucuyla buluşacak.

Karl Lorenz Auler (1854-1930) Almanya'da doğdu. Alman askeri mühendis kolordusunda generalliğe dek uzanan kademelerde görev yaptı. 1901-1908 yılları arasında, Hicaz Demiryolu projesinden sorumlu Alman demiryolu mühendislerinden biri olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda askeri danışmanlık yaptı. 1908'de Almanya'ya döndü. 1914-18 yılları arasında 5. Sınır Tümeni kumandanlığını yürüttü. Almanya'nın Ulm şehrinde hayatını kaybetti.

176 s. İstanbul 2017

6-051.jpg

Kazım Eroğlu
KULLUĞA YOKTUR RIZAMIZ ALEVİLİK
Tekin Yayınları
Alevilik insan merkezli bir halk öğretisidir. Alevi felsefesi her şeyi insanda görür; tanrının görünür yüzü de olan insan, Aleviler için en yüce ve en kutsal varlıktır... İnsan sevgisine dayalı bir halk inancı olan Alevilik, tutucu ve bağnaz değil sürekli yeniliğe, gelişmeye açık olan devrimci bir öze sahiptir. İşte bu özellik Aleviliğin diğer halk inançlarıyla çok çabuk kaynaşmasını da sağlamıştır.

Hükümdarların ve İslam ulemasının kendilerine dayatmaya çalıştığı din ve ibadet anlayışlarını bir kenara iterek, yaşanılan gerçek dünya üzerinde evrene ve insana bakmaya çabalayan Anadolu'nun yoksulları yani Aleviler, kendi inançlarını ve hayallerini de bu gerçeklik üzerine inşa etmeye çalışmışlardır.
Alevilerin feodal Selçuklu ve Osmanlı yönetimlerine karşı yürüttükleri sınıf mücadelesi görülmeden Alevilik kavranılamaz... Alevilik kul-efendi ilişkisini reddeder. Kulluk ilişkisi bağımlılık ve sömürü ilişkisidir. Feodal toplumdaki sosyal ilişkilerin temelinde de, günümüz kapitalist toplumundaki sosyal ilişkilerin temelinde de bağımlılık ve sömürü ilişkileri yatar. Bu, zayıfın güçlüye, yoksulun zengine, mülksüzlerin mülk sahibine karşı kulluk ilişkisinden başka bir şey değildir. 

Aleviler kulluğa rıza göstermezler; Alevilerin özlemi, tüm bağımlılık ilişkilerinin, tüm sömürü ilişkilerinin ortadan kaldırıldığı, insan insana özgür ve eşit ilişkilerin kurulduğu bir dünyadır.

328 s. İstanbul 2017

7-043.jpg

Giovanni Verga
DUVARCI USTASI DON GESUALDO
İş Bankası Kültür Yayınları

Duvarcı Ustası Don Gesualdo, İtalyan edebiyatının ustalarından Giovanni Verga’nın başyapıtıdır. 19. yüzyılın ilk yarısında, Risorgimento döneminde Sicilya’da geçen romanda Verga, servet edinerek   sosyal merdivende yükselişini, yoksul ama soylu bir ailenin kızıyla evlenerek “taçlandıran” eski bir duvarcı ustasının dramını anlatır.
Artık can çekişmekte olan soylu sınıf, sahip olduğu ayrıcalıklar için mücadele etmektedir. Ortaya çıkan burjuvazi ise yaşlı aristokrasinin vesayetinden kendini kurtarmaya çalışmaktadır. Arka planda 1820 ve 1848 yıllarındaki devrimci isyanların ayak sesleri duyulurken, kendi çıkarını kollamaktan başka bir şey düşünmeyen fırsatçı halk, ahlaki ve insani değerlerden yoksundur. Verga yerel yaşantıları gerçekliğe lirik bir tat katan özlü anlatımıyla, büyük bir başarıyla aktarır. 1889’da yayımlanan Duvarcı Ustası Don Gesualdo, İngiliz edebiyatının büyük yazarlarından D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında İngilizceye çevrilmiştir.

416 s. İstanbul 2017

8-036.jpg

Emile Zola, Guy De Maupassant, J.K. Huysmans, Henry Ceard, Leon Hennique
MEDAN GECELERİ
Sel Yayıncılık

Natüralizmin öncüsü Émile Zola’nın Médan’daki evinde toplanan dönemin önde gelen yazarları geçmişin anılarına dalarlar ve bu sohbet ortamının sonucunda ortaya 1870 Fransa-Prusya Savaşı’nı konu alan altı öykü çıkar. 1880 yılında yayınlanan ve Médan Geceleri adı verilen bu öykü derlemesi edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırır.
Cesetlerin ve yıkıntıların ortasında “Zafer!” naraları atan aptal subaylardan, sözde vatansever burjuvaların savaş ortamında iyice su yüzüne çıkan ikiyüzlü ve aşağılık ahlakına, “düşman”la savaşmayı beklerken tek yapabildikleri şey müdavimi oldukları genelevi yerle bir etmek olan “kahraman”lardan, tek bir emirle askerleri ölüme gönderip kendileri zevk ve sefa içinde gününü gün eden generallere ve askerlerin dostluk, korku, hastalık, gözyaşı, bit, pislik, ölüm ve firarına hiç eskimeyen ve değişmeyen bir tablo...
Zola, Maupassant, Huysmans, Céard, Hennique ve Alexis gibi dünya edebiyatının klasikleşmiş yazarlarından savaşın insanlıkdışılığına, dehşetine ve anlamsızlığına dair bu unutulmaz savaş karşıtı öyküler ilk kez Türkçede...

239 s. İstanbul 2017

9-024.jpg

Hasan Ali Yücel
GOETHE-BİR DEHANIN ROMANI
İş Bankası Kültür Yayınları

Alman edebiyatının en önemli yazarlarından Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832) Hasan Âli Yücel’in sadece sanatçı olarak değil, insan olarak da hayranlık duyduğu bir şahsiyetti. Büyük yazar Genç Werther’in Acıları, Roma Ağıtları, Faust, Şiir ve Hakikat gibi edebi ününü pekiştiren anıtsal eserlerinin yanı sıra bilimsel araştırmaları ve yaşamıyla da her dönemde büyük ilgi gördü, pek çok dilde yaşamöyküleri yazılıp yayımlandı.

Hasan Âli Yücel’in kaleme aldığı Goethe – Bir Dehanın Romanı dilimizdeki en güzel Goethe biyografilerinden biri olduğu kadar, onun yaşamını konu edinen duygulu bir romandır. Eser boyunca hissedilen samimi hayranlık, “O üç boyutlu bir dehaydı. Her biri bir faniyi ölümsüzleştirecek değerde olan duygunun, düşüncenin ve iradenin vücuda getirdiği muhteşem bir piramit!..” cümlesinde en özlü ifadesini bulur.

320 s. İstanbul 2017

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 11 Eylül 201711 Eylül 2017 Pazartesi 14:26
  • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yirminci Yüzyılı"11 Eylül 2017 Pazartesi 11:13
  • Yeni çıkan kitaplar / 11 Eylül 201711 Eylül 2017 Pazartesi 09:51
  • Editörün seçtikleri / 28 Ağustos 201728 Ağustos 2017 Pazartesi 14:16
  • Yeni çıkan kitaplar / 28 Ağustos 201728 Ağustos 2017 Pazartesi 14:02
  • Haftanın çok satan kitapları / 28 Ağustos 201728 Ağustos 2017 Pazartesi 13:54
  • Haftanın Kitabı: "Yaşam Sanatı"28 Ağustos 2017 Pazartesi 13:46
  • Haftanın çok satan kitapları / 21 Ağustos 201721 Ağustos 2017 Pazartesi 16:16
  • Editörün seçtikleri / 21 Ağustos 201721 Ağustos 2017 Pazartesi 16:09
  • Yeni çıkan kitaplar / 21 Ağustos 201721 Ağustos 2017 Pazartesi 15:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)