Çok Okunanlar

Metropoll anketi: AKP'de oy kaybı, kriz kaygısı ve enflasyon

Atatürk'e hakaretten tutuklanan gericiye siyasi partiden ziyaret!

Buldan: AKP ile görüşeceğimiz tarih ve saati buradan açıklıyoruz!

AKP'ye anketlerden kötü haber: Hiç olmadığı kadar geride

Bir konkordato ilanı da Türkiye'nin en büyük hayvan işletmesinden

Erdoğan başkanlık sisteminden vaz mı geçiyor?

Orhan ŞAHİN - ABC Gazetesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından OHAL ilan ettiği konuşmada ve El Cezire Televizyonu'na verdiği röportajda sarf ettiği bazı cümleler 'başkanlık sisteminden vaz mı geçiyor' yorumlarına neden oldu. 

PARLAMENTERİZM ÇIKIŞI

Erdoğan, El Cezire'ye yaptığı açıklamada “Demokratik parlamenter sistemin içinde kalıyoruz, hiçbir zaman bundan uzaklaşmayacağız ama halkımızın barışı için gereken neyse yapacağız' dedi. 
Bakanlar Kurulu'nun ardından yaptığı açıklamada da, “Demokratik parlamenter sistemi hep birlikte savunacağız' ifadesi dikkat çekti. 

BİLİNÇLİ Mİ SÖYLEDİ?

Erdoğan'ın bu sözleri Ankara kulislerini karıştırdı. Ankara'da siyasetçiler, Erdoğan'ın bu sözleri kazara söylemiş olabileceğini ve bilinçli bir şekilde söyleyip söylemediğini tartışıyor. Erdoğan'ın sözlerini ABC Gazetesi'ne yorumlayan AKP kurucularından Abdüllatif Şener ise; "Başkanlık sisteminde yapmak istediklerini Olağanüstü Hal döneminde de gerçekleştirebileceği için başkanlık sisteminden vazgeçmiş olabilir mi diye düşünüyorum" dedi. 

'DENGİR MİR PARTİDE İKİNCİ ADAMDI'

Abdüllatif Şener, Dengir Mir Mehmet Fırat'ın "Cemaat'i askere ve MİT'e karşı Emniyete biz yerleştirdik" sözlerini de yorumladı. Şener, "Ben ayrılırken (Dengir Mir Mehmet Fırat) partide ikinci adam konumundaydı, daha uzunca bir süre de aynı konumda bulundu. Ben öyle zannediyorum ki kendi bulunduğu dönemden bahsediyor." diyerek Fırat'ı doğruladı. 

'ERBAKAN HOCA GÜLEN'DEN HOŞLANMAZDI' 

Cemaat'in Milli Görüş çizgisinde yolmadığının altını çizen Şener, "Erbakan hoca Fethullah Gülen'den hoşlanmazdı, Fethullah Gülen' de zaten Erbakan'dan hoşlanmazdı" dedi. 

'ERGENEKON'DA İŞBİRLİĞİ YAPILDI'

Gülen Cemaati'nin Milli Görüş'ten kopan AKP ile temasının 2002 seçimlerinden sonra başladığını belirten Şener, "Ben ilk dönem kabinedeydim, bu ilk dönem temaslar o kadar hızlı değildi. Anladığım kadarıyla benim ayrıldığım dönemden sonra işbirliğine döndü. Özellikle bu Balyoz ve Ergenekon davaları sürecinde uzaktan izlediğime göre iktidarla işbirliği halinde devletin kademelerine yerleştiler" diye konuştu. 

2004'TE CEMAATE KARŞI MÜCADELE KARARI

AKP ile Cemaat'in 2007'ye kadar ne dost ne de düşman olduğunu söyleyen Şener, "2004 yılındaki bir Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararını hatırlarsınız, basına yansımıştı, orada Gülen Cemaati ile mücadele ile ilgili bir madde vardı. Tüm Bakanlar Kurulu üyeleriyle birlikte benim de imzam vardı orada. O karar alındığında bir kavga yoktu ama AK Parti ile Cemaat arasında bir yakın ilişki de yoktu" ifadelerini kullandı. 

ERDOĞAN'IN TAVRI NE OLDU?

Söz konusu MGK toplantısında alınan Gülen Cemaati ile mücadele konusunda dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ın tavrı ne oldu şeklindeki sorumuza,  "Milli Güvenlik Kurulu'nda olanları konuşmak suç" diyerek yanıtlamayan Şener, "Gülen Cemaati ile mücadele kararını söylememin nedeni de basına yansımış ve iktidar tarafından yalanlanmamış olması. Onun haricinde bir şey söyleyemem" dedi. 

Darbecilerin yargılanması konusunda da değerlendirme yapan Şener, idam cezasının getirilmesi halinde Türkiye'nin dış siyasetinde birçok şeyin değişeceğini ileri sürdü. 

'ERDOĞAN EKSEN KAYMASINI DÜŞÜNMÜŞTÜR'

Fethullahçı darbe girişiminin arkasında ABD'nin olduğu iddialarına da değinen Şener, Erdoğan'ın Avrasyacı seçeneği de düşünmüş olabileceğini belirterek, "Eksen değişikliğini hesaplamamış olabileceğini düşünmüyorum. Onun üzerinde düşünmüştür. Kendi stratejisi açısından bunu gerekli görüyorsa, batı ile ABD ile ilişkilerin kopmasından dolayı bir tereddüde düşmez. Avrasya'ya kaymayı planlıyor olabilir" ifadelerini kullandı. 

Şener'in açıklamarı şu şekilde; 

'OHAL'E İHTİYAÇ VAR MIYDI KESTİREMİYORUM'

"Vatandaş olarak temel hak ve özgürlüklerin  sınırlandığı bir ortamda yaşamak yorucu geliyor. Üstelik de OHAL hak ve özgürlüklerde çok büyük sınırlamalar yapıyor. Yargısız sorgusuz sualsiz içeri atsalar... Şimdi böyle bir şeye ihtiyaç var mıydı? Kestiremiyorum." 

BİLİNÇLİ SÖYLEMİŞ OLABİLİR! 

"Parlamenter demokrasi ayrıdır, başkanlık sistemi ayrıdır. İlk önce dil sürçmesi midir diye düşündüm. Siyasette böyle kazalar olur. Demokrasiden yanayız diye demek istemiştir diye düşündüm. Ama sonradan tereddüde düştüm. Acaba zaten başkanlık sistemini bazı şeyleri yapmak istiyordu da bu Olağanüstü Hal döneminde yapmak istediklerini gerçekleştireceği için Başkanlık sisteminden vazgeçmiş olabilir mi? O ifadeler bir yanlışlık değil de bilinçli olarak söylenmiş bir söz mü diye düşündüm." 
 

İlgili Haberler

Politika

Belediye başkanına silahlı saldırı

Politika

TBMM'yi karıştıran 5.maddede 'geri adım attılar'

Politika

Kritik görüşme sonrası açıklama: Bu toplantı geleceğe umutla bakmamızı sağladı

Politika

Yeliz Koray | Hıyanet

Politika

İHD'den Leyla Güven çağrısı

Politika

Atatürk'e hakaretten tutuklanan gericiye siyasi partiden ziyaret!

Politika

Türkiye, sokağa çıkma yasaklarına ilişkin AİHM'de savunma yaptı

Politika

İyi Partili vekilin ağabeyi AKP'den aday adayı oldu

Politika

Büyükerşen'e saldıranların aldığı ceza belli oldu

Politika

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: AKP'nin oda ve borsa başkanları teklifini doğru bulmuyoruz

Politika

Atatürk heykeline çıkıp ‘Babam' diyen şahsa linç girişimi

Politika

Akşener protestocularına bir dava bir takipsizlik: Tehdit var, suç yokmuş