Çok Okunanlar

Saray'dan Fenerbahçe mesajı: FETÖ faşistlerinin yapamadığını...

'Fethullah Gülen ve Mehmet Şevket Eygi Özel Harp Dairesi elemanıydı'

Yandaş yazar CHP'nin Ankara ve İstanbul adayını açıkladı

Kadın ve erkekler farklı saatlerde sevişmek istiyor

Aydın Doğan'dan flaş Londra hamlesi

Mesut Yılmaz: Darbenin arkasında CIA olsa başarısız olmazdı

Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz siyasete döneceği iddialarını yalanladı, Ecevit’in Fethullah Gülen cemaatine yaklaşımı ile ilgili açıklamalar yaptı. Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel’e konuşan Yılmaz, ilki Özal’ın cenazesi olmak üzere Gülen’le beş yılda üç kez görüştüğünü ancak 'hiç etkilenmediğini’ söyledi. Yılmaz,  “Onun da benden etkilenmediğini zannediyorum' dedi.

'ECEVİT, SEMPATİSİNİ GİZLEMEZDİ’

Yılmaz, “Sizin o gün görüştüğünüz Gülen profili 15 Temmuz sonrasında tartışılan profille örtüşüyor mu?' sorusuna ise, “İtiraf edeyim ki, gördüğüm o çok mütevazı, çok saygılı, her sözünü tartarak konuşan insanın böyle bir terör örgütüne liderlik yapabileceğini o tarihlerde hiç aklımdan geçirmedim. Beni uyaran hadise bu hareket mensuplarının zaman içinde devletin istihbarat birimlerine aşırı ilgi duymaları ve bu birimlerde görevlendirilen kişilerin Cemaat’e yakınlık söylentileri oldu. Bu konudaki şüphelerimi zaman zaman rahmetli Ecevit’le de paylaştım ve tartıştım. Rahmetli Ecevit Gülen hareketine sempatisini gizlemezdi. Hatta MGK’da cemaatler meselesi gündeme geldiğinde, 'Tüm cemaatleri aynı kefeye koymamak lazım, bunların içinde Türkiye’yi yurtdışında tanıtan, Türkçeyi yaygınlaştırmak için çalışan, eğitim hizmeti sağlayanlar var’ diye konuştuğunu hatırlıyorum. Rahmetli Ecevit’in laiklik konusundaki hassasiyeti herkesin malumudur. Eminim ki, bugün hayatta olsaydı ve 15 Temmuz’u yaşasaydı o da Sayın Cumhurbaşkanımız gibi 'Ben bu örgütü böyle bilmiyorum, hata yapmışım’ derdi' yanıtını verdi.

'SÜREKLİ İZLENİYOR AMA…’

Eski başbakan Yılmaz cemaate bir soruşturma açılması konusunda da Ecevit’in 'hassas’ olduğunu o dönem, eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’a söylediğini de aktararak, “Önemli olan husus şu: Gülen örgütü o dönemde hem Genelkurmay hem de MİT tarafından zaten sürekli izleniyor. Ama bugün geriye baktığımız zaman görüyoruz ki, bu incelemeyi yapacak birimlere nüfuz ettikleri için bu incelemelerden hiçbir sonuç çıkmamış. Nuh Mete Yüksel’in Gülen aleyhine açtığı davayı hatırlayın. O davada delil yetersizliğinden beraat kararı çıktı. Bugün gün ışığına çıkan gerçeklerin çoğu zaten o davanın iddianamesinde de vardı. Eğer yargınız ele geçirilmişse siz hukuk devletinde polis raporuyla nasıl sonuç alacaksınız?' dedi.

"ARKASINDA CIA OLSA BAŞARISIZ OLMAZDI"

Yılmaz, Gülen örgütünün 'uluslararası bir proje olduğunu’ söyleyerek iadesinin de, 'ABD’nin labirentlerine takılabileceğini belirtti. Mesut Yılmaz, “darbe girişiminin arkasında CIA’nın olduğu' iddialarına ise “ABD’de yaptığı görüşmelerde bu konuda 'CIA olsa başarısız olmazdı’ yanıtını aldığını' söyledi.

BUNDAN SONRA SİLAH TEHDİDİYLE BİLE KİMSE BENİ SİYASETE SOKAMAZ

- Geçen hafta New York’ta 'Başarısız Darbe Girişiminin Anatomisi’ başlıklı paneli yönettiniz. Davet kimden geldi? Bunu AK Parti’nin değirmenine su taşımak olarak görenler oldu.

Bu paneli düzenleyen Bahçeşehir Üniversitesi’nin Amerika’da kurduğu 'Global Policy Institute’ isimli düşünce kuruluşu. Bahçeşehir Üniversitesi’nin kurucusu Enver Yücel de benim çok eski dostum. Panelden iki hafta önce beni aradı ve benden bu paneli yönetmemi istedi. Ben de memnuniyetle kabul ettim. 23 Eylül günü de New York’un en itibarlı mekânlarından birisi olan Harvard Club’da bu toplantıyı yaptık. Başkanlık seçimiyle yatıp kalkan Amerikan kamuoyuna Türkiye’deki darbe girişiminin arka planını anlatmayı, daha doğrusu bu konuda yapılan yanlı ve yanlış yayınların etkisini elimizden geldiğince gidermeyi amaçladık. Bunu sadece bir vatandaşlık görevi olarak yaptık. Özellikle medyadan, akademisyenlerden ve düşünce kuruluşlarından iyi bir katılım oldu. Ben zaten daha önce de Almanya ve Avusturya medyasında mülakat yaptım, makaleler yazdım. Onlar beni AK Parti’nin muhaliflerinden diye tanıttılar.

- Siz de kendinizi böyle mi tanımlıyorsunuz?

Benim AK Partili olmadığımı AK Partililer de biliyor. Hatta bana göre biz Anavatan Partisi olarak Türkiye’de hiç benzeri olmayan bir ekolü temsil ediyoruz. Bizim özelliğimiz eğilimleri birleştirmekti. Ben Türkiye’de bizim dışımızdaki bütün siyasi partilerin şu veya bu yönden Türkiye’deki farklılıklardan nemalandığını düşünüyorum. Türkiye sadece fiziki ve coğrafi olarak değil sosyal yapı olarak da deprem fayları üzerinde olan bir ülke. Bizim sadece altımızdan geçmiyor deprem fayları, üstümüzden de bizi ayıran etnik, mezhepsel, yaşam tarzı, kültürel farklar gibi çok fazla fay geçiyor. Bana göre Türkiye’de siyasetçinin öncelikli görevi bu faylara rağmen Türkiye’yi bir arada tutmak olmalı. Ama bizim dışımızdaki hiçbir siyasi partinin bu farklılıkları gidermek için çaba harcadığına hiç emin değilim.

Anavatan Partisi’yle birlikte benim siyasi hayatım da sona erdi. Ben Özal’dan sonra bütün o türbülanslı dönemlerde Anavatan Partisi’ni 12 sene daha genel başkan olarak ayakta tuttum. Ama maalesef benden sonraki siyasi konjonktürde artık Türkiye’de birleştirici bir partinin farklılıkları gidermek pahasına bedel üstlense de yaşam şansı olmadığını gördüm. O tarihten beri de siyaseti sadece yakından izliyorum. Ancak bu beni yapılan iyi işlerden mutlu olmaktan, yanlışlardan mutsuzluğa düşmekten de alıkoymuyor. Siyaseti yakından izliyorum ve örneğin normal şartlarda çok daha uzun zamanda gerçekleşecek çok büyük altyapı yatırımlarının kısa sürelerde ülkeye kazandırılmasından büyük mutluluk duyuyorum. Buna karşılık, ülkenin temeli olan adalet kurumunun içine düştüğü kaostan, dış politikada sık sık yaşadığımız gereksiz krizlerden de büyük üzüntü duyuyorum.

- 'Ben aktif siyaset defterini kapattım. Bir daha dönmek gibi bir niyetim yok’ diyorsunuz. Ama sizin 15 Temmuz paneliyle gündeme gelmenizi belli çevreler 'Mesut Yılmaz’ın acaba AK Parti saflarında siyasete dönmeye niyeti mi var?’ diye yorumlayabilir.

Bundan sonra silah tehdidiyle bile kimse beni siyasete sokamaz. Ben 30 sene siyaset yaptım. 12 sene genel başkanlık, 3 defa başbakanlık, muhalefet liderliği, bağımsız milletvekillik yaptım. Siyasetin iyi-kötü bütün yönlerini yaşadım. Bana göre Türkiye’de siyaset yapmak için ben yanlış bir insanım.

RÖPORTAJIN TAMAMI İÇİN

unnamed-(4)-020.jpg

İlgili Haberler

Politika

Fransa'da eylemler devam ediyor: 40 lise kapatıldı

Politika

Diyanet'ten Erbaş'ın tepki çeken sözlerine açıklama yapıldı

Politika

Türk Tabipler Birliği yöneticilerine dava

Politika

TBMM'de kavga çıktı: Orman mı lan burası ayı

Politika

Macron'dan 'Sarı Yelekliler' açıklaması: İnsanları unuttuk

Politika

Demirtaş: Neyse ki hükumet tahliyeye engel oldu

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakan Fidan'la görüştü

Politika

HDP Batman il binasına polis baskını

Politika

Ekrem Memnun 'Potının Perileri'ne veda etti

Politika

Babası Turgut Altınok AKP ile anlaşınca İyi Parti'den istifa etti

Politika

Tarihçi ve yazar Talha Uğurluel, FETÖ'den tutuklandı

Politika

Akit'in tetikçiliği mahkemeye taşındı