'İşte içilmemesi gereken su markaları!'

Güncelleme: 17.01.2019 16:34

Bir su markasının 100 tam puan alabilmesi için PH düzeyinin 7-8.5 aralığında olması, içinde biyolojik, kimyasal hiçbir kirleticinin olmaması gerekiyor. Ancak büyük firmaların bile arasında bulunduğu sonuçlar çok başka.

Tam puan alan firma olmadığına dikkat çeken Sözcü yazarı Ümit Zileli, tehlikeli su markalarının isimlerini paylaştı, verileri saklayan firmaları da Hamidiye Şifa, Hayat, Aqualife, Turkuaz diye sıraladı.

Korkusuz gazetesi yazarı Ümit Zileli, ‘Uyan ey ahali ‘doğal’ suyla zehirleniyorsun’ başlıklı yazısında içme sularındaki tehlikeye dikkat çekti. Zileli, içme sularının çok büyük bir bölümüyle duş dahi alınmasının sakıncalı olduğunu belirtti.

'DAR GELİRLİNİN KADERİ PLASTİK ŞİŞE VE DAMACANA'

Plastik şişe ya da damacanaların sağlıksız olduğuna dair söylentilerin artması üzerine cam şişelere talebin arttığını belirten Zileli, “İçindeki suya değil, ambalajına baktık, cam şişeyi üç misli fiyatına alabilenler ‘daha sağlıklı su içiyoruz’ diye sevindi, dar gelirlisi kaderine razı olup, plastik şişeden, damacanadan içmeye devam etti. Halbuki hepsi koca bir yalandı” ifadesini kullandı.

“Önce ‘içilebilir su’ nedir ona bakalım” diyen Zileli, şöyle devam etti:

“Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin 5 yıl önce hazırladığı bir benzeri daha olmayan ve 14 kez güncellenen su raporu, su markası, kaynağın bulunduğu şehir, suda asla olmaması gereken biyolojik, kimyasal, radyolojik değerler ile su da mutlaka olması beklenen mineral değerleri ve suyun PH’ını gösteren bölümlerden oluşuyor.

'KALİTE İÇİN PH DÜZEYİ 7 - 8.5 ARASINDA OLMALI'

Bir su markasının 100 tam puan alabilmesi için PH düzeyinin 7-8.5 aralığında olması, suda biyolojik, kimyasal, radyolojik hiçbir kirleticinin olmaması ve belirlenen aralık değerlerinde olması gerekiyor.

‘DUŞ DAHİ YAPILMASI SAKINCALI’

Şimdi sıkı durun; Gıda Hareketi yetkilileri, Sağlık Bakanlığı ve su firmalarının veri erişimine ulaşmalarına büyük engeller koyduğunu belirtiyor! Aslına bakarsanız su numunelerini alan da, analizini yapan da Sağlık Bakanlığı’nın kentlerdeki ilgili birimleri… Gıda Hareketi yalnızca resmi raporları bir araya getirerek tablolaştırıyor! Türkiye genelinde yüzlerce su markası var.

'İÇTİĞİMİZ SULARLA DUŞ YAPMAK  BİLE SAKINCALI'

Su doğal kaynaklardan ya da sondaj yoluyla çıkarılan suların işlenmesiyle elde ediliyor. Hiçbir doğal kaynak hacim olarak talebi karşılayacak durumda olmadığı için önemli sayıda su firması gayrı resmi sondajlarla yeraltı sularını da bu sulara karıştırıyor; herkes de bu durumu biliyor!..

— Kısacası içtiğimiz suların çok büyük bölümü ile duş dahi yapılması sakıncalı!..”

‘ZEHİR SATAN KOCA KOCA FİRMALAR ARASINDA TAM PUAN ALAN YOK'

Zileli, Gıda Hareketi’nin oluşturduğu raporda 100 tam puan alan firmanın olmadığını belirterek, 3 kategoride en yüksek puan alan 3 firmayı açıkladı.

3 Kategoride en yüksek puan alan 3 Marka;

— Doğal mineral kaynak suyu: 82.73 puanla Buzdağı su

— Doğal kaynak suyu: 62.80 puanla Fuska su

— İçme suyu: 4.22 puanla Erpınar su

“Şimdi soruyorum, içinizden kaçınız bu üç markayı tanıyor, biliyor?” diyen Zileli, “Su satın aldığınız hangi markette bu sular satılıyor? Zahmet etmeyin ben söyleyeyim, neredeyse hiçbirinde!.. Daha da ilginç olan ise şu: Tabloda artı seviyede olan firmaların hiçbirini alışveriş yaptığım hiçbir markette görmedim; onlar da zaten 14 tane” ifadesini kullandı.

‘TANIDIK, BİLDİK, MEŞHUR SU MARKALARI’

Zileli, yazısına şöyle devam etti:

“Eksi seviyesindeki firmalara gelince ki, bu içmenin tehlikeli olduğu sular anlamına geliyor; —1.68 puandan başlıyor, taa 150’nci sıradaki Altınpınar firmasına kadar devam ediyor, onun puanı da şöyle: —2 bin 253.96

Gözlerinize inanamadınız değil mi? Durun bu daha bir şey değil, sırada tanıdık, bildik, pek meşhur, çok satan su markaları var!..

— Damla su: Puanı —2 bin 267.34

— Nestle Pure Life: Puanı —2 bin 423.14

— Erikli: Puanı —2 bin 501.62

— Sırmakeş: Puanı —2 bin 597.49

'VERİLERİ PAYLAŞMAYAN BÜYÜK FİRMALAR'

Nasıl, müthiş değil mi?.. Bu isimleri özellikle yazıyorum, çünkü büyük marketler dahil sürekli bize kakalanan su markaları bunlar!.. Haa, bir de verileri saklayan, vermeyen firmalar var, hem de sürüsüyle… Bilinen isimleri paylaşayım, hatırları kalmasın:

— Danone Hayat, Hamidiye Şifa, Hayat, Pınar Yaşam Pınarım, Aqualife, Turkuaz.

Bir kez daha anımsatayım, artıda bulunan 14 firma, ekside ise yüzlerce firma var ancak bizim büyük marketlerde, bakkallarda bulabildiğimiz markalar iki elin parmakları kadar bile değil. O nedenle bu sütuna girme şerefine nail oldular!.. Siz de isterseniz tümünü internette kolaylıkla bulabilirsiniz…

Halkımıza, pek sayın Sağlık Bakanlığı yöneticilerine ve bizlere duş bile yapılması tehlikeli suları hiç utanıp sıkılmadan “doğal içme suyu” diye kakalayıp milyarlar kazanan firmaların doymak bilmez sahiplerine saygıyla sunulur…

— Hadi hepimize afiyet olsun!..”

Kaynak: Ümit Zileli'nin Korkusuz'daki yazısı

İddialar ilişkin Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği ve Ambalajlı Su Üreticileri Derneği'nden yapılan açıklama aşağıda olduğu gibidir.

Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği:

"Medyada, “Ambalajlı sularda kurşun riski” başlığıyla yer alan haberler üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür. Ülkemizde ambalajlanarak piyasada satışa sunulan sular, kaynak ve içme suları ile doğal mineralli sular şeklinde sınıflandırılmıştır. Avrupa Birliğine üyelik süreci ile beraber tüm kurumlarda olduğu gibi Bakanlığımızda da mevzuatta uyumlaştırma çalışmaları başlatılarak gerekli yönetmelikler hazırlanmıştır.

Ambalajlı sular, söz konusu yönetmelik hükümleri doğrultusunda, tesis ve üretim izni olmak üzere iki aşamalı süreci içeren prosedür çerçevesinde ruhsatlandırılmaktadır. Bu süreç içerisinde suyun hem kaynağından hem de üretim yerinden su numuneleri alınarak adı geçen mevzuatta belirtilen kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik ve radyoaktivite parametreleri yönünden Bakanlıkça yetki verilen laboratuvarlarda analizleri yapılmaktadır. Bu analizlere arsenik, kurşun, cıva, kadmiyum, baryum ve bakır gibi ağır metal parametreleri de dâhildir. *Analiz sonuçları adı geçen yönetmeliklerde belirtilen sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni verilmemektedir.* Bu yönetmelikler AB üyesi ülkelerde uygulanan direktiflere göre uyumlaştırılmış ve bu ülkelerde uygulanmakta olan sınır değerler ülkemizde de aynı şekilde uygulanmaktadır.

Ancak stronsiyum adı geçen direktiflerde izlenmesi gereken zorunlu parametreler arasında yer almadığından ülkemiz mevzuatında da bulunmamaktadır. Bakanlığımız tarafından ruhsatlandırılmış olan tüm su markalarının gerek piyasa denetimlerinde alınan, gerekse imalathane denetimlerinde alınan son 3 yıllık (01.01.2016 -10.01.2019) veriler incelenmiş, yapılan toplam 41 bin 458 analizin tamamının kurşun ve baryum parametreleri açısından mevzuat limitlerine (Kurşun 10 µg/L, Baryum 1000 µg/L) uygun olduğu tespit edilmiştir. *Söz konusu haberlerde ölçüldüğü belirtilen baryum ve kurşun değerleri mevzuat limitleri içerisinde olup denetleme ve kontrol süreçleri Bakanlığımız tarafından hassasiyetle takip edilmektedir.* *Vatandaşlarımız, Bakanlığımız tarafından üretim izni verilen ve denetimleri yapılan ambalajlı suları güvenli şekilde tüketebilir.

 Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur."

Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) açıklaması:

"Öncelikle belirtmek isteriz ki, Türkiye genelinde faaliyet gösteren ambalajlı su üreticilerinin ve ambalajlı su sektörüne yönelik faaliyet gösteren tedarikçi kuruluşların bir araya gelerek kurdukları SUDER olarak, tüm üye şirketlerimizle birlikte toplumumuzun ihtiyaç duyduğu kaliteli ve güvenli ambalajlı suyun yeterli miktarlarda üretimini gerçekleştirerek en sağlıklı koşullarda tüketicilere sunma vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Yazıda yer verilen “Su doğal kaynaklardan ya da sondaj yoluyla çıkarılan suların işlenmesiyle elde ediliyor. Hiçbir doğal kaynak hacim olarak talebi karşılayacak durumda olmadığı için önemli sayıda su firması gayrı resmi sondajlarla yeraltı sularını da bu sulara karıştırıyor; herkes de bu durumu biliyor!” ifadeler tabi olduğumuz denetimler ve mevzuatlar göz önüne alındığında gerçeği yansıtmamaktadır.

Sağlık Bakanlığı, yürürlükteki "01 Aralık 2004 tarih ve 25657 sayılı Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik" ve "17 Şubat 2005 tarih ve 25730 sayılı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliği”ne uygun olarak sık aralıklarla ambalajlı su işletmelerine yönelik sıkı bir denetim sistemi uygulamaktadır. İşletmelere bu kadar sıkı denetimlerin uygulandığı bir ortamda firmaların gayri resmi yöntemlerle hareket etmesi mümkün değildir.

T.C. Sağlık Bakanlığı‟nın 10 Ocak 2019 tarihli açıklamasında da belirtildiği üzere, “Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ile beraber tüm kurumlarda olduğu gibi Sağlık Bakanlığı’nda da mevzuatta uyumlaştırma çalışmaları başlatılarak gerekli yönetmelikler hazırlanmıştır. Ambalajlı sular, söz konusu yönetmelik hükümleri doğrultusunda, tesis ve üretim izni olmak üzere iki aşamalı süreci içeren prosedür çerçevesinde ruhsatlandırılmaktadır.

Bu süreç içerisinde suyun hem kaynağından hem de üretim yerinden su numuneleri alınarak adı geçen mevzuatta belirtilen kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik ve radyoaktivite parametreleri yönünden Bakanlıkça yetki verilen laboratuvarlarda analizleri yapılmaktadır. Analiz sonuçları adı geçen yönetmeliklerde belirtilen sınır değerlere uygun olmayan hiçbir suya üretim izni verilmemektedir.” Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsat verilmiş tüm ambalajlı sular güvenle tüketilebilir niteliktedir. Yazıda referans verilen Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi adlı sivil toplum kuruluşunun hazırladığı ve “Türkiye Ambalajlı Su Raporu” ise bilimsel bir zemine dayanmamaktadır.

Rapora ilişkin T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından 17.01.2013 tarihinde yapılan resmi açıklamada; söz konusu raporun verilerin kaynağı, analiz metodu, analizi yapanların yetkinliği, laboratuvar koşulları vb. değerlendirildiğinde raporun bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğu bildirilmiş; Bilimselliği tartışmalı olan bir rapora dayanılarak haksız yere kamuoyunda infial uyandırmaya çalışmanın etik bir davranış olmadığı, raporda iddia edildiği gibi “30 çeşit kirleticiye rastlanan bir suya sağlıklıdır raporu verildiğini” beyan etmenin akıl dışı olduğu, açıklanmıştır. (Ek-1 Basın Açıklaması) T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya rağmen, hiçbir yasal ya da bilimsel dayanağı olmayan bu rapor, kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine, tüketicilerimize firmalar tarafından üretilen suların yeterince sağlıklı olmadığı mesajı verilerek, tüketicilerimizin sağlıkları ile ilgili endişe duymalarına, ambalajlı sular hakkında tüketiciler nezdinde olumsuz kanaatler oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca önemle belirtmek isteriz ki; Bakanlık tarafından ruhsata sahip markaların güncel listesine de

https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/cevre-sagligi/1-suguvenligi/Guncel_Izinli_Ambalajli_Sular_Listesi/zinliAmbalajliSuListesi11012019_1.pdf adresinden ulaşılabilmektedir. Özetle, söz konusu raporda yer verilen iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığından aldıkları ruhsatlar ile Bakanlığımızın denetimi altında üretimlerini sürdüren sektör üyelerimizin, söz konusu asılsız iddiaların muhatabı olmasından büyük üzüntü duyuyoruz."