ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 22 Nisan 2019

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 22 Nisan 2019

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi” oluşturdular. Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

Kolektif

SAVAŞ VE EDEBİYAT

Hiperlink Yayınları

Bu çalışma, savaş ve edebiyat arasındaki ilişkiyi, Birinci Dünya Savaşı’na odaklanmakla birlikte edebiyatın konu edindiği diğer bazı savaşları da mercek altına alarak Fransız Edebiyatından İngiliz Edebiyatına, Rus Edebiyatından Türk Edebiyatına farklı edebî geleneklerin perspektifinden ele alan metinlerden oluşmaktadır. Savaşlar, çatışma dönemlerinde bıraktıkları derin izlerle olduğu kadar sonrasında da etraflarında gelişen kolektif bilinçle toplumsal hayatta çeşitli hassasiyetlerin oluşmasında etkili olmuştur. Edebiyat ise tam da burada devreye girerek gerek savaş dönemlerine gerek savaş sonrasına dair tanıklıkları, tüm yönleriyle ve bireysel olanla toplumsal olanı mezcederek kaydedegelmiştir.

Kısacası edebiyat, evrensel insan tecrübesini kuşaktan kuşağa aktaran kudretli bir sanat dalı olarak birçok konuda olduğu gibi bu alanda da üstüne düşeni fazlasıyla yapmıştır. Bu birikimi anlamlı bir mirasa dönüştürmek kuşkusuz onun üzerinde yapılacak olan çok boyutlu okuma ve yorumlama çabalarına bağlıdır. Böyle bir kalkış noktasından hareketle hazırlanan elinizdeki kitabın, edebiyatın savaşa tanıklığına dair bir panorama ortaya koyarak ufuk açıcı mahiyette olmasını diliyoruz.

266 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Jared Diamond

ÇÖKÜŞ

Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler

Çeviren: Onur Gayretli, Barış Baysal

Pegasus Yayınları

Viraneye dönmüş Maya piramitlerinin mimarları nerede?

Paskalya Adası’nın terk edilmiş heykellerini yapanlara ne oldu?

Gökdelenlerimiz Angkor Vat’ın tapınakları misali yerle yeksan mı olacak?

Geleceği şekillendirmiş bazı toplumlar iflas ederken bazı toplumlar neden zenginleşti?

Yayımlandığı günden bu yana dünyada büyük ses getirenTüfek, Mikrop ve Çelik’te Jared Diamond, Batı uygarlığının, dünyanın büyük bir kısmına hâkim olmasını sağlayan ayrıcalıkları ve teknolojiyi nasıl kazandığını incelemişti.Çöküş’te ise, madalyonun diğer yüzünü aydınlatıyor: Geçmişin büyük uygarlıklarından bazılarının yıkılmasına neden olan şey neydi? Yıkılan bu kadim uygarlıkların kaderlerinden neler öğrenebiliriz?

Çevreye verilen zarar, iklim değişikliği, küreselleşme, hızlı nüfus artışı ve politik çatışmalar, dünyanın dört bir yanındaki toplumların yok olmasına neden olan faktörlerdi ancak bu toplumlardan bazıları kendi çözümlerini yarattı. Bugün pek çok ülke benzer sorunlarla karşı karşıya. Çin ve Avustralya bu sorunlarla yenilikçi yollarla baş etmeye çalışırken Ruanda ve Haiti gibi ülkeler felaketlerin altından kalkamıyor.

Şaşırtıcı miktarda kaynaktan elde ettiği yeni kanıtları derleyip toplayıp bir yapbozun parçalarını bir araya getirir gibi işleyerek toplumların kendilerini yok etmeyi tercih etmelerinin nedenlerini sorgulayan Çöküş, atalarımızın mahrum olduğu bir şeyi; geçmişimizden nasıl yararlanabileceğimizi ve hayatta kalmak için neler yapabileceğimizi gözler önüne seriyor.

744 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Florence Burgat

BİR YABANCIYLA YAŞAMAK

Kediler Üzerine Felsefi Kırıntılar

Çeviren: Bade Baran

Sel Yayıncılık

Hayatımı paylaştığım bu kedi kimdir, nasıl bir varlıktır, ne düşünür, nasıl düşünür,bu davranışının anlamı nedir? Kedilerle yaşayan ya da sokaklarda kedilerle karşılaşan herkes bu türden soruları sormuştur kendine.Hayvanların varlığı ve hakları üzerinde çalışan felsefeci Florence Burgat, BirYabancıyla Yaşamak’ta kedileri, ortak yaşam, ritüeller, iletişim, dostluk, sevgi, acımasızlıkgibi temalar çerçevesinde ele alıyor. Kedilerle olan deneyimimize ışık tutacak, belki deonlarla ilişkimizi farklılaştıracak keyifli bir bakış açısını, felsefi ve etik tartışmaları kuramsalve edebi izdüşümlerle harmanlayarak adım adım örüyor.

64 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Margaret Atwood

DELLİADDEM

Çeviren:Aslı Güneş, Dilek Şendil

Doğan Kitap

“Çünkü bu defaTanrı ona bir koç göndermeyecek.”

İnsan eliyle gelen kıyametinardından sağ kalan Toby, insansızdünyanın yeni sakinlerine,Fluryagillere kaosun ve kaostanönceki zamanların öyküsünüanlatıyor. Saf ve çocuksu Flurya Çocukları, kötü niyetli ÇilePatlarcılar, gönülsüz peygamber KarAdamı Jimmy, Tanrı’nın Bahçıvanları, genetiğiyle oynanmış hayvanlar, domuzonlar,Çevik Tilki, DelliÂddemciler veŞirketler bu yeni dünyada hayatta kalma mücadelesi verirken, tarih bir kez daha iyinin ve kötünün savaşını yazacaktır. Bu savaştan geriye kalan ise kadınların rahmindeki yeni yaşamdır.

Margaret Atwood, Antilop ve Flurya ve Tufan Zamanı’ndan sonra DelliÂddem üçlemesinin son kitabında, yaratılış mitolojilerinden esinler taşıyan bir kıyamet sonrası öykü anlatıyor. İnsanlığa ve geleceğe dair bir umut olup olmadığı da Toby’nin masum Fluryagillere anlattığı bu olağanüstü zekâ ve ironiyle örülmüş insanlık öyküsünde gizli.

488 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Alain Badiou

BİLİYORUM ÇOK KALABALIKSINIZ

Çeiren:Işık Ergüden

Sel Yayıncılık

Alain Badiou, her yaştan gençleri “yoldan çıkarma daveti”ne bu kez odağına ötekive siyaset kavramlarını alarak Gerçek Yaşam’da kaldığı yerden devam ediyor. “Öteki”üzerine düşünürken insanlığın tüm farklılıklarına rağmen müşterek özelliklere sahipolduğunun altını ısrarla çizerek; hem ırkçılık denen belanın müşterekliklerimizi aşındırma çabasına hem de yüzyılımızda “fark”ın kutsanıp “aynı”nın düşünce sahasının dışındabırakılmasına itiraz ediyor. Birini diğerine tercih etmektense ikisinin birlikte hareketineodaklanan bir düşünce kurmak gerektiğine, özgürlüğe giden yolun ancak bu diyalektiksayesinde inşa edilebileceğine vurgu yapıyor.

“Siyaset” üzerine ise günümüzde geçerli on üç tezi yorumlayarak bir rota önerisinde bulunuyor: Sermayenin ayakta kalmak için savaşa nasıl muhtaç olduğunu gözlerönüne sererken, olumsuz sloganlara sıkışmış muhalefetin eylem kapasitesini arttırmakiçin de taktikler geliştiriyor. Giderek düşmanına benzeyen bir siyasal jargonu ve eylemenvanterini reddetmek gerektiğini anımsatan Badiou, etkili bir mücadelenin el çekmesi vegücünü yoğunlaştırması gereken odakları sarih bir biçimde açıklıyor.Çoğunluğun kanaatine karşı, hakikatin zarafetini ve mücadelenin dirayetini hatırlatan bir çağrı…

64 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Bülent Ayyıldız

ORTAÇAĞ İTALYAN EDEBİYATI

Çizgi Kitabevi Yayınları

Elinizdeki çalışmanın ana konusu; 10 ile 14. yüzyıllar arası ya da diğer bir deyişle Ortaçağ İtalyan edebiyatının incelenmesidir. Bu inceleme; edebiyat akımları, yöresel dil ve üslup farklılıkları arasındaki ilişkiler üzerinden ve şairlerin eserlerinden örnekler verilerek yapılmıştır. Öyle ki Ortaçağ İtalyan edebiyatı kurumları, kavramları ve kişileri üzerinden kapsamlı bir panorama sunulması yoluna gidilmiştir. Dolayısıyla bu çalışma daha önce Türkçede incelenmemiş, bir köşede kalmış yazar ve şairleri tanıtarak, İtalyan edebiyatının doğumuna ve ilk emekleme dönemine dair okurlara kapsamlı bilgi vermek ve yeni bir bakış açısı kazandırabilmeyi arzulamaktadır. Ayrıca Ortaçağ İtalyan edebiyatı üzerine oldukça kısıtlı olan Türkçe kaynaklara bir yenisini daha eklemeyi amaçlamaktadır.

239 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Graham Grene

İSTANBUL TRENİ

Çeviren:Hüseyin Gündoğdu

İş Bankası Kültür Yayınları

İstanbul Treni 20. yüzyılın en çok okunan İngiliz yazarlarından Graham Greene’in romancı kimliğini bulmaya başladığı yapıtıdır. Aynı zamanda akıcı olay örgüsüyle bir gerilim romanı tadında olup, aslında daha derin ahlaki temeliyle dikkat çeken romanlarından ilkidir. Sadakat, insanın kendisine ve başkalarına karşı görevleri, ülkesine bağlılığı, Greene’in ırkçılık ve komünizm üzerine kafa yorduğu romanının başlıca temaları arasındadır. Roman, Ostende’den İstanbul’a uzanan bir tren yolculuğuna çıkan bir grup insanın başından geçenleri anlatır. Bu yolcuların her biri 30’lu yılların dünyasında kabul görmüş toplumsal değerlere aykırı düşmektedir: Antisemit Avrupa’da seyahat eden bir Yahudi, komünist bir devrimci, o güne dek yakayı ele vermemesiyle övünen bir hırsız ve katil, cinsel yöneliminin onaylanması o dönemde mümkün olmayan alkolik bir kadın gazeteci ve kadınların değerini güzelliğin belirlediği bir çağda güzellikten pek nasibini almamış bir revü kızı. Trene farklı amaçlarla binen bu insanların yazgıları yolculuk boyunca iç içe geçecektir.

GRAHAM GREENE (1904-1991): Hertfordshire, Berkhamsted’de dünyaya gelen İngiliz yazar ve gazeteci, romanlarında modern dünyadaki siyasal olaylar çerçevesinde ahlaki belirsizlikler üzerinde durdu. Oxford, Balliol College’da öğrenim gördükten sonra 1926 yılında Anglikan Kilisesi’nden ayrılarak Katolikliği benimsedi. Yayımlanan ilk yapıtı Babbling April (1925; Mırıldanan Nisan) adlı şiir kitabıydı. 1927 yılında The Times gazetesinde çalışmaya başladı. Daha sonra The Spectator dergisinde sinema eleştirmenliği yaptı ve edebiyat sayfasını yönetti. En başarılı yapıtlarından biri olarak kabul edilen ve 1948’de sinemaya uyarlanan Brighton Rock (1938; Brighton ayası),
önceki gerilim romanlarıyla benzerlikler taşımakla birlikte, romanın başkişilerinin ahlaki davranışları daha derin bir bakışla ele alınmıştı.
1938’de dinsel baskı ve zulmün yaşandığı Meksika’yı ziyaret etti. Bu yolculuğun ardından en iyi romanı sayılan The Power and Glory’yi (1940; Güç ve Şan) yazdı. Birçok romanının yanı sıra hikâyelerini derlediği birkaç kitap, dört gezi kitabı, altı oyun, üç otobiyografi, iki biyografi ve dört çocuk kitabı bulunmaktadır.

244 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Galina Serebyakova

FRANSIZ DEVRİMİNDE KADINLAR

Çeviren:Ahmet Açan

Kor Kitap

Kırık sandalyede çalışmaya zorlanarak mobbing uygulanan iş­çiden emzirme odası mescide dönüştürülmek istenen işçiye, ha­mile olduğu için daha sık tuvalete gitmesi gereken ve sırf bu nedenle işten çıkarılmakla tehdit edilen işçiden “haklarımı bili­yorum” dediği için işten atılan işçiye, erkek işverenin “hepimiz bacı kardeşiz” diyerek kadın tuvaleti hakkını gasp ettiği işçiden işverenin ne yemek verdiği ne de yemek yeme yeri sağladığı iş­çiye, işveren servis yükümlülüğünü yerine getirmediği için gece­nin bir yarısı korku içinde evine ulaşmaya çalışan işçiden kıdem tazminatı hakkı gasp edilmek istenen öğretmene…

Bu kitap; işçi kadınların sorunlarını gözler önüne sermeye ça­lışırken, bir yandan da işçi kadınların haklarını ve hak arama yöntemlerini aktarıyor. Ücretten fazla mesaiye, işçi sağlığından hamile işçilerin haklarına, yıllık izinden süt iznine, işten çıkar­madan haklı fesih hakkına, işsizlik ödeneğinden emekliliğe ka­dar çalışma yaşamında genelde işçilerin, özelde ise kadın işçile­rin haklarına ilişkin detaylı bilgileri sunan bu çalışma, yalnızca kadın işçiler için değil erkek işçiler için de bir başvuru kaynağı. ekmekvegul.net sitesinde yayınlanan “İşçi Kadınlar Soruyor, Ekmek ve Gül Yanıtlıyor” köşesine 2018 yılında gelen sorular ve verilen yanıtlardan derlenen kitap, “100 soru, 100 yanıtta” kadın işçilerin haklarını masaya yatırıyor.

Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında
Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara
Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan
Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara
‘Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!’

168 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Mehmet Kenan Yelken

HER YÖNÜ İLE GÖBEKLİTEPE

Gece Kitaplığı

İnsanlık tarihinde Göbekli Tepe’den sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır, tüm ezber bozulmuştur. Çünkü Göbekli Tepe sadece basit bir arkeolojik keşif veya antik bir kalıntı değildir; Göbekli Tepe 12.000 yıl öncesinden gelen sestir, Göbekli Tepe atalarımızın inancıdır, Göbekli Tepe gök ile yeri buluşturan ve ikisi arasında yaşayan bizleri bir bütün olarak kucaklayan evrendir, Göbekli Tepe bilinmezden gelip bilinmeze giden yolu bilinir kılandır, Göbekli Tepe taş değil, hayattır, Göbekli Tepe toprak değil, bedendir, Göbekli Tepe cansız bir tapınak değil, ruhtur!

Elinizde bulunan kitapta Göbekli Tepe; Homo sapiens’in evrimi, insanın ve tarımın dünyaya yayılması, kültürel miraslar, astronomi, astroloji, mitoloji, kozmoloji, dinler tarihi, Tengricilik, Kamlık (Şamanlık) ve Türk tarihi açısından bugün için elimizde mevcut olan bilgiler, bilim adamları, araştırmacılar ve arkeologların kendi araştırma/inceleme sonuçlarına dayandırdıkları tezleri ile yazarın kendi görüşleri çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır. Keyifle okumanız dileğiyle…

242 s.

İstanbul 2019

SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR